GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:18.06.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA MERYEM GÖKA (Konya) - Çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa, Parlamentosunun siyasi saiklerle hazırlanmış raporları maalesef yine objektif değerlendirmeler olmaktan çıkmış, belirli siyasi çevrelerin ön yargılarını ve ideolojik tercihlerinin yansıdığı metinlere dönüşmüştür. Daha da önemlisi, Avrupa'nın içinden geçtiği tarihî dönüşümü okuyamayan bir anlayışın ürünüdür. Türk yargısını hedef alan siyasi nitelikli değerlendirmeleri kabul etmiyoruz. Yargı süreçlerinin değerlendirme yeri siyasi raporlar değil bağımsız mahkemelerdir. Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını reddediyoruz. Avrupa Komisyonu, yolsuzluğu, kamu güvenini sarstığını, adaleti ve temel hakları zayıflattığını ifade ediyor ancak o zaman da şu soru sorulacak: Bu kadar ağır sonuçlar doğuran iddiaların yargı tarafından incelenmesi neden rahatsızlık oluyor? Fransa'da siyasiler hakkında yürütülen soruşturmaları ya da Avrupa'nın herhangi bir yerine yönelik yargı süreçleri, hukuk devletinin doğal işleyişi olarak değerlendirilirken benzer süreçlerin Türkiye söz konusu olduğunda demokrasi ve hukuk devleti tartışmasına dönüştürülmesi çifte standarttır.

MURAT EMİR (Ankara) - Peşinen tutuklanmadıkları için olabilir mi? Geleni tutukladığınız için olabilir mi?

MERYEM GÖKA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bugün, Avrupa güvenlikten enerjiye, savunmadan teknolojiye kadar pek çok alanda yeni bir arayış içerisindedir ve transatlantik ilişkinin geleceği tartışılmakta...

MURAT EMİR (Ankara) - 100'er 100'er cezaevine koyduğunuz için olabilir mi?

MERYEM GÖKA (Devamla) - Bugün Avrupa, kendi güvenlik mimarisini ve stratejik kapasitesini yeniden tanımlamaya çalışmaktadır. Tam da Türkiye'nin stratejik öneminin her geçen gün daha görünür hâle geldiği, Avrupa'nın güvenlik ve istikrar denkleminde Türkiye'nin rolünün yeniden değerlendirildiği bir dönemde bazı Avrupa kurumlarının hâlâ statükocu reflekslerin ve ideolojik ön yargıların gölgesinde hareket ederek raporlarını yansıtması son derece talihsizdir. Türkiye'nin stratejik önemini kabul eden Avrupa Parlamentosunun, Mavi Vatan ve Kıbrıs konusunda bazı üyelerin maksimalist tezlerine teslim olması Avrupa'nın hâlâ stratejik akılla ideolojik refleksler arasında sıkıştığını gösteriyor. Asıl sorun, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu yeni jeopolitik gerçekliği kavrayamaması, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin herhangi bir stratejik vizyonu ortaya koyamaması, stratejik körlük yaşamasıdır. Bir tarafta Avrupa'nın karşı karşıya olduğu güvenlik ve istikrar sınamalarında Türkiye'nin çözümünün merkezinde yer aldığı gerçeği dururken diğer tarafta ise hâlâ eski önyargılarla şekillenen siyasi metinler. Bu çelişki Türkiye'nin değil aslında Avrupa'nın önündeki en temel sınamadır. Asıl mesele Avrupa'nın değişen jeopolitik gerçekliğe uygun bir siyasi irade ortaya koyup koyamayacağıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MERYEM GÖKA (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Bugün Türkiye'yi Avrupa Birliği kapısında bekleyen, Avrupa'nın onayını arayan eski Türkiye üzerinden değerlendirenler büyük bir yanılgı içerisindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eski dünyadır. Türkiye etkili diplomasi yürüten, krizlerde aranan, güvenlik mimarilerinin şekillenmesinde rol oynayan önemli bir ülkedir ve bugün Türkiye'ye demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelerin Gazze'deki soykırımla uluslararası hukukun ve en temel insani değerlerin açıkça ihlal edilmesi karşısında sessiz kalmaları, Avrupa'nın yaşadığı ahlaki ve siyasi tutarsızlığın en açık göstergesidir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)