GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:104
Tarih:18.06.2026

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Güney Kafkasya, bugün yalnızca bölgesel gelişmelerin takip edildiği bir coğrafya değildir, burası Türk dünyasının Batı'ya açılan kapısı, enerji ve ulaşım hatlarının kesişim noktası, hafızamızın ve stratejik geleceğimizin en hassas merkezlerinden biridir. Bu coğrafyanın yakın tarihi, işgalin acının ve hasretin izleriyle doludur. Karabağ yaklaşık otuz yıl boyunca Azerbaycan'ın bağrında kanayan bir yara olarak kalmıştı, Hocalı'da insanlık vicdanını yaralayan vahşet yaşanmış, Şuşa, Laçın, Ağdere esaretin gölgesinde bırakılmıştı, yüz binlerce Azerbaycan Türkü kendi vatanında muhacir durumuna düşürülmüştü fakat tarih zulmün ebedi olmadığını bir kez daha göstermiştir. 2020 yılında can Azerbaycan'ın kahraman ordusu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kararlı liderliğiyle Karabağ'da tarih yazmıştır, otuz yıllık işgal zinciri kırılmış, Şuşa'nın dağlarında zaferin sesi yankılanmıştır, Karabağ'ın bağrında hürriyet iradesi yeniden dalgalanmıştır. Bugün artık tartışmaya kapalı bir gerçek vardır: Karabağ Azerbaycan'dır, bu gerçek sahada kahramanlıkla, masada hukukla ve milletimizin duası ve desteğiyle tescillenmiştir ancak Karabağ zaferi yalnızca geçmişin hesabının görülmesi değildir, aynı zamanda geleceğin kapısının da aralanmasıdır. Bu kapının adı da Sayın Genel Başkanımızın işaret ettiği üzere Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru dar bir ulaşım projesi olarak görülemez. Bu hat, Nahçıvan'ı Azerbaycan'la buluşturacak, Türkiye'yi Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a bağlayacak, Anadolu ile Türk dünyası arasındaki stratejik bir bütünleşme sağlanacaktır. Turan Koridoru demir yolundan, kara yolundan, enerji hattından ibaret de değildir. Bu koridor, tarihî kavuşma yoludur. Bu koridor Kars'tan Bakü'ye, Nahçıvan'dan Semerkant'a, Anadolu'dan Türkistan bozkırlarına uzanan kardeşlik köprüsüdür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak inancımız tamdır: Turan Koridoru açılacak, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecek ve Türk dünyası ekonomik, siyasal ve stratejik olarak daha da kenetlenecektir ve Turan Koridoru bu şeref sayfasından geleceğe uzanan kutlu yolun adıdır.

Sayın Başkan, Filistin, Gazze'de yaşananlar artık sıradan bir çatışma, geçici bir kriz veya bölgesel bir gerilim olarak tarif edilemez. Karşımızda kadınların, çocukların, yaşlıların, hastaların ve savunmasız sivil insanların doğrudan hedef alındığı büyük bir insanlık dramı vardır. İsrail yönetimi, güvenlik bahanesinin arkasına saklanarak uluslararası hukukun en temel ilkelerini çiğnemektedir. Hastanelerin, okulların, ibadethanelerin, mülteci kamplarının ve yardım bekleyen sivillerin hedef alınması hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Açlığı bir silah gibi kullanmak, insani yardımı engellemek, insanların yaşadıkları topraklardan sürmeye zorlamak açık bir savaş suçudur. Gazze'de yıkılan yalnızca binalar değildir, insanlığın ortak vicdanı, uluslararası sistemin inandırıcılığı ve hukuka duyulan güven de enkaz altında kalmıştır. Filistin halkı on yıllardır işgal, abluka, sürgün ve baskı altında yaşam mücadelesi vermektedir. Bugün Gazze'de toprağa verilen her çocuk sadece Filistin'in değil bütün insanlığın kaybıdır. Bir annenin evladına kefen aradığı yerde diplomatik suskunluk tarafsızlık değil, zulme sessizce ortaklıktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak tavrımız nettir: Mazlumun kimliğine, mezhebine, coğrafyasına bakmadan hakkın ve adaletin yanında dururuz. İsrail'in sivilleri hedef alan saldırılarını, savaş hukukunu hiçe sayan uygulamalarını ve Gazze'yi yaşanmaz hâle getiren kuşatma politikasını en güçlü şekilde reddediyoruz. Uluslararası toplum artık kınama cümlelerinin konforundan çıkmalıdır, kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani yardım koridorları açılmalı, sivillerin can güvenliği teminat altına alınmalı ve savaş suçu işleyenler hukuk önünde hesap vermelidir. Gazze'de yaşananlar unutulmayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Çocukların feryadı, annelerin ahı, yıkılmış şehirlerin sessizliği tarihin kayıtlarına geçmiştir. Türkiye'nin yeri bellidir, biz zulmün karşısında, mazlumun yanındayız. Filistin halkının hür, onurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşması için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.