GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Dünya tarihi incelendiğinde her ülkenin, her liderin karşısına zaman zaman büyük fırsatların çıktığını ve tarihin bu fırsatların olumlu veya olumsuz değerlendirilmesi üzerine şekillendiğini görürüz. Değerlendirilemeyen her fırsat, çözümü ertelenen her sorun esasen gelecek nesillerin omuzlarına yeni yükler yüklemek demektir. Türkiye de bugün böyle bir eşikten geçiyor; on yıllar boyunca ertelenen, üstü kapatılan, zaman zaman kaşıyarak kanatılan bir yaranın kapanması için hakikaten tarihî bir eşik bu. 2023 yılının Mayıs ayında yapılan genel seçimlerin ve 2024 yılının Mart ayında tamamladığımız yerel seçimlerin ardından teknik olarak dört yıl boyunca seçimsiz geçecek bir sürecin başında 1 Ekim 2024 Meclis açılışında, sonradan ismine "terörsüz Türkiye" denilen barış ve kardeşlik sürecinin ilk somut ve sembolik adımları atıldı. Süreci başlatanın Sayın Bahçeli gibi Türk milliyetçilerinin sembol partisinin lideri olması, sürecin başarıya ulaşması konusunda beni umutlandırdı ve sürece başından itibaren destek verdim. Fakat üzülerek ifade etmem gerekiyor ki bu kadar pozitif, duvarları yıka yıka başlayan bu süreç son bir yıldır açık bir gecikmeye maruz bırakılıyor. Bu gecikme Türkiye'ye her geçen gün çok ağır maliyetler yüklüyor. Çerçeve yasaların bir türlü Meclise sunulamaması, bu yasaların çıkarılarak silah bırakanların Türkiye'ye dönememesi süreci her geçen gün daha da zehirliyor. Çok merak ediyorum, siz durduğunuzda, kendinizce bazı süreçlerin tamamlanmasını beklediğinizde zihinler, fikirler, şüpheler, endişeler sizinle birlikte duruyor mu zannediyorsunuz?

Değerli AK PARTİ'li arkadaşlar, bu sürecin siyasi maliyetinden endişe ettiğinizi biliyorum ancak kollar sıvandı bir kere, artık bu sürecin tıkanması, sizin için tamamlanmasından çok daha büyük bir maliyet doğurur. Şartlar bu kadar olgunlaşmışken bu sorunu çözmemenin hesabını bu millet size sandıkta muhakkak verir. Diğer taraftan, bu yasaların çıkmasıyla dağdakilerin silahlarını bırakıp ülkeye gelmeleri sonrasında makul bir soğuma süresi olması sürecin iktidar için siyasi maliyetini de hafifletir. Bu yüzden, yasaların Meclis kapanmadan çıkması ve dönüşlerin başlaması önümüzdeki yıl yapılması düşünülen veya yapılabilecek bir seçime kadar ortamı soğutacaktır. Aksi takdirde bu sürecin bir seçim malzemesi hâline gelmesi, popülist açıklamalara ve provokasyonlara sahne olması hepimiz için çok büyük bir tehlikedir; elimizi çabuk tutmak zorundayız.

Kıymetli milletvekilleri, toplumun bir kesimiyle barışırken, yaralar sarılmaya çalışılırken başka bir kesime yönelik yeni cepheler açmak süreci zehirleyen uygulamalardır. Cumhuriyet Halk Partisine yönelik yapılan siyasi mühendislik çalışması CHP seçmeninin devlete karşı kinle, nefretle dolup taşmasına sebep oluyor. İç huzurumuz zaten yeterince zedelenmişken vatandaş ile devlet arasındaki hukuku daha fazla kırmanın, tamir olunmayacak gedikler açmanın kimseye bir getirisi yoktur.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin içine düşmüş olduğu, Hükûmeti siyasi hilelere bulaştıran kaos ortamından tek çıkışımız kapsamlı bir sistem değişikliğiyle güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiştir. Mevcut Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle seçimi mevcut iktidar kazanırsa Meclis devre dışı kalacak; otokratik, bürokratik yapı kökleşecek ve ülke bir Orta Asya diktatörlüğüne dönüşecektir. Böyle bir ülkede gençleri tutamayız. Bu sistemle muhalefet kazanırsa intikamcı rövanşist bir dalga ülkeyi yine yaşanmaz hâle getirecektir. Bu gerginliğin yumuşaması için sistem değişikliği şarttır. Gelin, kapsamlı, demokratik, sivil bir anayasa değişikliği için bir komisyon kuralım ve bu Meclis hem yeni Anayasa'yı yapsın hem de temsilî ve tarafsız bir Cumhurbaşkanı seçsin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Tutuklu CHP'li ve DEM PARTİ'li tüm siyasiler serbest bırakılsın, adil ve demokratik bir seçimle tam meşruiyete sahip bir hükûmet kurulsun. Aksi takdirde, bu sistemle kim kazanırsa, kim seçilirse seçilsin bir Pirus zaferi elde edecek ve Türkiye içine düştüğü kısır döngüden çıkamayacaktır. Bu Meclisin 28'inci Döneminin önünde tarihî bir fırsat duruyor, bu adım atılırsa herkes kazanacak, eğer atılmazsa hem biz hem de ülkenin gençleri kaybedecek. Demokratik ve güçlü bir Türkiye'yi inşa edecek, yüz yıllık yaraları saracak, gençlerimizi bu ülke için umut beslemeye tekrar geri döndürecek iradenin bu Mecliste olduğuna inanmak istiyorum. Sizleri bu fırsata kayıtsız kalmamaya, 86 milyonun her bir ferdini düşünmeye davet ediyorum ve heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)