GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; ne yazık ki bir torba kanun teklifi görüşüyoruz. İmza sahibi yasa teklifinde dedi ki: "Anayasa Mahkemesi iptal etti, biz de onun için burada böyle torba kanun çıkarmak zorunda kaldık." 26 maddenin 8 maddesi Anayasa Mahkemesinin iptalleri, kalanları gene cümbüş. Kaldı ki tek suçlu Anayasa Mahkemesiymiş gibi sunuldu. Oysa siz yasalara aykırı, Anayasa'ya aykırı iş yapmışsınız, hukuk dışı iş yapmışsınız, mahkeme de bunu düzeltmiş. Dolayısıyla bugün de yaşadığımız bundan farklı değil. Geçmişte iktidarın hazırlıksız Genel Kurula getirdiği yasaların tekrar düzeltilmesi sadece zaman kaybı, ne yazık ki sadece kırtasiyecilik yaptırıyor Meclise.

Yasa teklifinde ne istersen var, bu bir tarafa ama ilk maddesi polis meslek kanunuyla ilgili. Belli ki bu insanlar "Genel Kurulda, Emniyet teşkilatının terfisiyle ilgili sıradan bir hadisedir, onun için ses çıkarmazlar." diye gözümüze sokarcasına ilk maddeye koymuşlar. Şimdi, elhak, maddenin içeriğinde şişme var; tayin, terfiyle ilgili sorun var, çözülmesi gerekiyordu, yapalım ama burada esas sormamız gereken soru şu... Ne hikmetse bunu SPK'de de yaptınız; bunu Dışişleri Bakanlığı, Hazine personeli... Birçok kurumda, gelen yasalar, üst kademenin özlük haklarını temin, alt kademe alkış...

Bugün de polislerin günü olan 10 Nisan hatırlanır, 10 Nisan Polis Günü'dür, çiçek dağıtılır ama şu polislerle ilgili en küçük bir düzenleme yok; sadece yöneticilere -yöneticilere yapılsın- ama bu ülkede polisler intihar ediyor. Haftalardır, dört günde 1 polis intihar ediyor, altı ayda 23 polis intihar etti. Belki özel sebepleri var ama bunu gündeme almayan bir iktidarın burada üst yöneticilerin tayinini, terfisini konuşmaya yüzü olmamalı.

Ne yazık ki tayinle ilgili sorun yaşıyorlar, mobbing baskısına maruzlar, ücretleri düşük. Jandarma ve polis, 2'si aynı Bakanlığa bağlı, aynı işi yapıyor, maaşları arasında uçurum var; düzenleyecekseniz bunu düzenleyin. Tatil hakları yok, bayram günü olay var, alelacele çağır, yirmi dört saat mesaisi üzerinden çalıştır. Bütün kurumlara mesai ücreti ödüyorsan, bu insanlardan da verim alacaksan bunu da ödeyeceksin ama ne yazık ki bu gündeme getirilmiyor. Burada yapacağımız işle, Polis Haftası'nı kutlamakla ya da yöneticilerin tayin hakkını çözmekle Emniyet teşkilatına iyilik yapmış olmuyorsunuz.

Bakın, sorunlardan biri, emeklilik yaşı düzeltildi. 2008 sonrası mesleğe giren polisler iki yıl maaşsız, işsiz, ücretsiz kalacaklar. 55-57 yaş aralığı, üç yıl yıpranma payı var, iki yıl boşluk var, beklerdim ki bunu düzeltin. Şimdi, biz, kanun teklifinde madde değiştirip kelime oyunu yaptık, niye yaptık? Biliyoruz, arkadaşlar hanımefendilere bakacaklar, onlar ne derse ellerini kaldıracaklar. Şurada bizim getirdiğimiz bu ülkenin, bu milletin yararına tek bir tane talebe "evet" demediniz şimdiye kadar. Ne denildiyse o. Şimdi, burada da eğer gerçekten vicdanınız varsa, gerçekten bu ülke için iş yaptığınızı düşünüyorsanız bu sorunları gelin, düzeltin. Evet, ek önerge verilmesi de sorun, çürük iş yapıldığının göstergesi ama hiç olmazsa bu 55 yaş itibarıyla emekli olacağından iki yıl maaş alamayacak olan 2008 sonrası girişlerle ilgili bir teklif verin, hep beraber "evet" diyelim, geçsin.

Yine, terörle mücadelede yaralanmış polisler var. Bunlar tedavi olmuş, daha sonra ise yani fiilî uzuv kaybı yaşamamışsa bunlar gazi sayılmıyor; "Kamuda işe alacağız." deniliyor, işe de giremiyorlar, bunları çözün.

Bakın, Meclise on binlerce ziyaretçi geliyor sabahtan akşama kadar, görüyorsunuz ama iktidar mensupları arkadaşlarla görüşemiyorlar bile. Biliyorum, birçoğu onları misafir ediyor ama taleplerine gelince "Çok özür dileriz, Grup Başkan Vekilimize..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Dolayısıyla da ya, siz iktidar milletvekili olarak seçmiş, getirmişsiniz. Bu millet size 300 kadar vekil vermiş ama bu taleplerin hiçbiri yok, gündemlerine alamıyorlar çünkü bakın, öğrenci affı gündemde. Aha, öğretmenler coplanıyor, bunların hiçbirisi... Çünkü "Yetkimiz yok." Yani bence iktidar mensubu arkadaşların görev tanımlarını yeniden konuşmaları, gündemlerine almaları gerekir. Onun için de sözleşmeli erler... 28 yaşında, gencecik, fidan, daha evlenmemiş çocuk kapı önüne konuyor. Uzman erbaş, 40 yaşında, daha hayatının baharında, belki ilkokula çocuğu başlamış, kapının önüne konuyor, o yaştan sonra başka bir işe de giremiyor ama bunlar düzeltilmez. Bu ülkenin acilen kamu personel rejimi değişikliğine, yasasına ihtiyacı var ama bunlar yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Ne var? Sadece "Memurların, üst düzey müdürlerin tıkanan sorununu nasıl çözeriz?" o var. Evet, o çözülmeli ama onunla beraber bütün alt kademenin de sorunları çözülmeli. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)