GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef ki yine bir kanun teklifi, ne kadar tartışıldı, ne kadar anlaşıldı aslında hiçbirimiz farkında değiliz. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, bir sefer bu kanun "toprak koruma ve çiftçiyi koruma" olmalıydı çünkü son yirmi dört yılda maalesef ki tarım alanlarını koruyamadık, son yirmi dört yılda binlerce dönüm tarım alanı tarım alanı olmaktan çıktı, imara açıldı. Maalesef ki çiftçilik artık kabul edilen, istenilen, yapılabilen bir meslek, iş olmaktan çıktı; köyler boşaldı. Aslında bunları konuşmalıydık, çiftçinin sorunlarını konuşmalıydık, toprağı korumak ile çiftçiyi korumak bir bütün olmalıydı ama yine meselenin bambaşka yerinden aldık.

Ben bunlara "kanun teklifi" diyemiyorum çünkü bu komisyonlarda hazırlanıp, komisyon üyeleriyle birlikte tartışıp gerçek sorunları burada konuşamıyoruz. Birçok çiftçi köyünü terk ediyor, toprağını terk ediyor, toprağı boş. Neden? Çünkü çocuklarını taşımalı sistem yüzünden okula götüremiyor. Bakın, bunların hepsini, köy okullarını, toprağı, faaliyetleri, gübre fiyatlarını, tohum fiyatlarını bir bütün olarak konuşmalıyız.

Sekiz yıldır tarımla ilgili 10'un üzerinde kanun teklifi geldi. Bu sorunları bir bütün olarak burada konuşamadık, tartışamadık; bir oradan aldınız, bir buradan aldınız, bir şuradan aldınız -aslında bu da tam anlamıyla bir torba yasa- hiçbir sorunu da çözemedik. O yüzden bizim bu yasayla ilgili oyumuz ret.

Şimdi, bu haftanın son konuşmasını yapıyorum, ne olur ne olmaz, belki bir süre görüşemeyebiliriz ama şunu söyleyeyim: Bakın, üç hafta sonra, dört hafta sonra bu Meclis kapanacak. Her zaman yaptığım konuşmayı bir kez daha yapmak istiyorum. Biz milletvekillerinin, bu Parlamentonun birinci vazifesi milletin sorunlarını burada konuşmaktır. Herkes üç hafta sonra, dört hafta sonra tatile gidecek, köyüne gidecek, yaylasına gidecek, denize gidecek. Eğer seçim bölgesinde sokağa çıkacak yüzünüz varsa, gelin emekli maaşlarını, asgari ücreti tekrar değerlendirelim, bunları burada konuşalım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bak "emekli" dedim, sesler yükselmeye başladı çünkü muhalefet emekliyi o kadar çok konuşmuş ki emekli artık alerji yaratıyor adamlarda ama ben bir doğruyu söylüyorum. Hepimizin anası, babası, yakınları emekli; bugün açlık sınırı 35 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. Arkadaşlar, bakın, eşi ölmüş, 20 bin liranın altında yetim aylığı alan 6 milyon insan var. Bir parça insaf diyorum.

Çok uzatmayacağım. Bu ülkenin gerçek gündemini burada konuşalım. Bu ülkenin gerçek gündemi açlık sınırının altında yaşayan milyonlardır, bu ülkenin gerçek gündemi açlık sınırının altında çalışan milyonlarca işçidir, asgari ücrettir, sefalettir. Bunları konuşmayacaksak getirdiğiniz birçok yasa boştur, burada konuşulması bile gereksizdir. Eğer ki asgari ücreti, emekli maaşını, bu maaşları doğru bir seviyeye, açlık sınırının üzerine çıkarmadan tatile giderseniz ben de sokağa çıkamazsınız diyeceğim ama zaten sokağa da çıktığınız yok.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)