| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Evet, Sayın milletvekilleri, teklifin 18, 19 ve 20'nci maddeleri Şeker Kanunu'nda değişiklik yapıyor. 18'inci madde şirketlere adrese teslim imtiyazlar dağıtıyor. 20'nci madde kaçak pancar kullanan şirketlere caydırıcılığı azaltıyor. 19'uncu madde ise çiftçinin üretim iradesini hedef alıyor. Bu 3 madde Türk tarımını şirketlerin insafına terk ediyor. Sayın milletvekilleri, bugün çiftçi kazanamıyor, motorin olmuş 67 lira, pancarın maliyeti fırlamış 48 liraya, şeker pancarı 31 lira; çiftçi göz göre göre batıyor. Çiftçiye destek olmak yerine neden yeni yasaklar ve yeni cezalar getiriliyor? "Sözleşme yoksa pancar ekimi de yok." diyorsunuz. Gırtlağına kadar borca batmış çiftçinin sözleşme masasında özgür iradesi kalır mı? Sizin yaptığınız pazarlık gücü sıfırlanmış çiftçiyi şirketlere yem etmektir. Bunun adı planlanma değildir, bunun adı çiftçiyi öz yurdunda parya yapmaktır.
Değerli milletvekilleri, getirilen teklifte "Gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alınır." denilmiş. Bunun yazılmış olması bile getirilen teklifin rızayla değil, baskı ve zorla yürütüleceğinin itirafıdır. Milletin efendisi Türk çiftçisine kolluk gücünü dayatamazsınız; Türk çiftçisi kaçakçı değildir, suçlu değildir, terörsüz hiç değildir; Türk çiftçisi bu vatanın şerefi, bu devletin yüz akıdır.
Değerli milletvekilleri, yasanının neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. 18'inci maddede "Her şirket kendi bölgesinde kalacak." diyorsunuz. 19'uncu maddesinde "Şirket ham madde bulamazsa başka bölgelerden pancar temin edebilir." diyorsunuz. Ya, bu nasıl bir anlayıştır? Madem şirket ihtiyaç bahanesiyle başka bölgelere gidebilecek, o zaman 18'inci maddeyi niye getiriyorsunuz? Siz bu kanunla kimi koruyorsunuz? Çiftçiye gelince yasak, çiftçiye gelince ceza, çiftçiye gelince denetim ama şirketlere gelince istisna. 19'uncu maddenin özü budur. Bu sistemin sonucunu görmek için geleceği beklemeye gerek yoktur çünkü Konya Karapınar'da yaşadık. Kasım 2025'te Tarım Bakanlığına soru önergesi verdim, hâlâ cevabını bekliyorum. Ne olmuştu? UHM tarım şirketi üzerinden Çorum şeker fabrikasına 200 bin ton kaçak şeker taşındı. Karapınar'da kotalar yandaş şirketlere peşkeş çekildi. Devlet 3.100 lira fiyat açıkladı. Çiftçiler 2.200 liradan sözleşme imzaladı. Çiftçinin küspe hakkı çalındı, alın teri gasbedildi. Karapınar'da 800 milyon lirayı aşan vurgun yapıldı. Tarım basını bu konuyu belgeleriyle ispatladı fakat Tarım Bakanlığı bu vurgunu görmezden geldi, ilgili şirketleri cezasız bıraktı. İşte, sizin 19'uncu maddeyle kurumsallaştırılmak istediğiniz rant düzeni, işte tam budur. Şeker ve Hammaddeleri Yönetmeliği kaçak pancar teminine çok ağır yaptırımlar düzenlerken bu teklifle bu yumuşatılıyor. Âdeta kayıt dışı üretim teşvik ediliyor, kota sisteminin etkinliği zayıflatılıyor. Kamuya ait şeker üretim dengesi bozuluyor.
Değerli milletvekilleri, çiftçi bugün sizden ceza değil destek bekliyor. Yasak değil, çözüm bekliyor. Şirketleri koruyan düzenlemeler değil, alın terinin karşılığını istiyor. Biz İYİ Parti olarak, traktörünü satmamak için direnen çiftçinin yanındayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.
ŞENOL SUNAT (Devamla) - Biz inadına tarlasını eken çiftçiden yanayız. Biz emeğin, mücadelenin, alın terinin tarafındayız çünkü biz bu Meclise lobisini yaptığınız şirketler tarafından yollanmadık. Bizi bu Meclise elleri nasırlı, ayakları çamurlu insanlarımız yolladı. O yüzden, şeker pancarı üreticisinin şirketlere teslim edilmesine de üretim iradesinin elinden alınmasına da "hayır" diyoruz.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)