| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidarı çiftçiyi bitirmeye, toprağına küstürmeye ant içmiş.
Yıllardır üreteni değil ithalatı destekleyen, çiftçinin elinden tutacağına onu borca, yoksulluğa sürükleyen bu çarpık anlayışa hububat alım fiyatları en büyük kanıttır. TMO buğdaya kilo başına 16,5 lira; arpaya 12,75 lira fiyat açıkladı. Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir.
Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl eksin, nasıl üretsin? Ürettiği 1 kilo buğdayı satıp 1 ekmek alamıyor. Bu insafsızlık değil de nedir? Bir de üstüne "Ödemeleri kırk beş gün sonra yapacağız." diyorsunuz. Borç ve faiz yükü altındaki üretici kırk beş gün nasıl bekleyecek? Mazotçu, gübreci bekliyor mu? Banka faizi bekliyor mu? Hayır. O zaman ne yapıyor çiftçi? Direkt tüccara ucuza satmak zorunda kalıyor, emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor.
Değerli arkadaşlarım, üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz. Çiftçimiz de biz de bu alım fiyatlarını kabul etmiyoruz. Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir. Sayın milletvekilleri, bu kanunda da işte aynı, çiftçiyi yok sayan zihniyet var. Mazot, gübre, sulama, elektrik, banka faizi dertlerinin hiçbirine bir çare, bir destek yok; varsa, yoksa ceza var. İşte, pancar üreticileriyle ilgili maddeler: Çiftçi fabrikalarla sözleşmeye zorlanıyor. Kaderi tamamen sözleşme yapacağı şirketin iki dudağı arasına bırakılıyor. Bu kanuna göre bu şirketler iç piyasadan alım yapmazsa, çiftçiyle sözleşme imzalamazsa ne olacak, burada bunun yanıtı yok. Daha da acısı, "Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak." diyorsunuz. Siz ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz, ayıptır, ayıp! Çiftçiyi suçlu, toprağı suç mahalli, ekilen pancarı da suç malzemesi gibi gören bu zihniyeti kabul etmiyoruz. Şeker pancarı sadece şeker demek değildir; şeker pancarı berekettir, istihdamdır, sanayidir, kırsal kalkınmadır, hayvancılıktır, Anadolu'nun alın teridir. Pancar çiftçisi gururumuzdur. Türkiye üretimde dünya 5'incisidir ama AKP'nin yanlış politikaları nedeniyle şeker ithal eder hâle gelmiş durumdayız. Şimdi, bu cezalarla üreticiyi küstürdüğünüzde bu tablo daha da vahim hâle gelecek. Pancar çiftçisinin bu Meclisten beklediği şirketlerin sopası olan düzenlemeler değildir. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçiye alım garantisi verilmesi, alım fiyatının önceden açıklanması, polar ölçümlerinden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi en temel beklentilerdir. Eli nasırlı çiftçimiz sizden yaptırımlar, cezalar değil, hakkı olan tarımsal destekleri ve adil bir alım fiyatını istemektedir ama siz bu akıl dışı politikalarınızla çiftçiyi daha da küstürüyor, üretimden koparıyorsunuz.
Son olarak, sayın milletvekilleri, bu kanun teklifinde hobi bahçeleriyle ilgili de konuşmak durumundayız. Binlerce insan sizleri, bizleri aramakta. Siz bir karış toprağında nefes almaya, üretim yapmaya çalışan vatandaş ile tarım arazisini parsel parsel parçalayıp 20 tane, 30 tane, 40 tane ev yapan, havuzlu villa dikenleri aynı kefeye koymaktasınız. Koca koca tarım alanlarını talan edenlere ses çıkarmayacaksınız, sonra geleceksiniz, tüm suçu dişinden tırnağından artırdığıyla üretim yapan vatandaşa, hobi bahçelerine yıkıp gerçek sorumluluğunuzu gizleyeceksiniz. Valiliklerin, mülki idarelerin verdiği izin belgeleriyle yasal yollardan elektrik, su bağlatmış vatandaşı bugün belediyelerle karşı karşıya getirmek istiyorsunuz, yaptırım diye belediyelerin kaynaklarını çökmek istiyorsunuz. Elinizde kanun da yetki de vardı, altı yıldır bu çarpıklığa niye göz yumdunuz, neden denetlemediniz?
Değerli arkadaşlarım, burada yapılması gereken vatandaş ile belediyeyi, vatandaş ile su idaresini, elektrik idaresini, doğal gaz idaresini çatıştırmak değildir. Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir, bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır. Bu yapılmadan atılacak her adım daha büyük adaletsizliklere yol açacaktır.
Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)