| Konu: | Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bu ülkedeki sorunu olan herkesin sorununun çözüm adresi burası, Parlamento. Bizi de bağlayan şey -başta Anayasa olmak üzere- kanunlar, kurallar. Kanunları, kuralları bir yere koyup, Parlamentoyu bir yere koyup Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türk milletini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütünü kurmuş, yönetmiş, infaz emri vermiş birisinin referans alınması, muhatap kabul edilmesi, haddizatında bu ülkenin mutlak ve eşit vatandaşı olan Kürtlere vasi tayin edilmesi; buna aracılık edenler, bunu övenler, bunların hepsi hem Türk Ceza Kanunu'na göre hem cumhuriyetin felsefe ve ilkelerine göre açıkça suç işliyorlar. O yüzden, bakın, Kürt'ün bir derdi varsa Türk'ün de derdi, Kürt'ün de derdi; Alevi'nin de Sünni'nin de sağcının da solcunun da derdini bu Parlamento çözecek, cezaevindeki bir terör hükümlüsü değil. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bu kadar adam, bu kadar milletvekili, bu kadar koca koca adam, koca koca kadın, cumhurbaşkanları, bakanlar, valiler, hâkimler, savcılar, onlar bunlar çözemeyecek; bu işi bir terör hükümlüsü çözecek, öyle mi? O zaman hepimiz boşaltalım bu salonu ya; oturmayın, oturmayın bu salonda, boşaltalım burayı.
ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Zaten burada çözülecek, burada çözülecek; merak etmeyin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Biz çözemiyorsak, oturup bunu çözemiyorsak boşaltalım.
ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Buraya gelecek zaten, merak etmeyin.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Kürt'ün derdi hukuk değil mi, Kürt'ün derdi adalet değil mi, Kürt'ün derdi özgürlük değil mi, Kürt'ün derdi insan hakları değil mi, Kürt'ün derdi demokrasi değil mi? Şimdi, bizi seyreden herkese soruyorum: Bu memlekette bu derdi dert edinmeyen bir Türk var mı?
ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Siz, siz! Sizin dışınızda herkes dert ediniyor.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Türk'ün de şu an artık adaletsizlik, hukuksuzluk, demokrasi ve özgürlük yoksunluğu bu ülkenin her yurttaşının derdi, hep beraber bunu çözeceksek çözelim.
ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - En büyük engel siz gibi duruyorsunuz ama o kadar büyük de değilsiniz, bunu bilin yani.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Ben "Türk'e demokrasi." demiyorum, "Bu millete demokrasi." diyorum. Ben Türk'e özgürlük değil...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KEZBAN KONUKÇU (İstanbul) - Ama çözüm önerisi yok ki bunların!
BAŞKAN - Bunu ne kadar sürdüreceğiz Sayın Grup Başkan Vekilleri, bunu ne kadar sürdüreceğiz?
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Başkanım, çıkıp açıklama yapsınlar, çıkıp basın açıklaması...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Evet Başkanım, çok doğru söylediniz, çok doğru söylediniz Başkanım.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Bunun bir sonu olmayacak mı?
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Kısa sürüyor Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, buyurun.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Başkanım, kısa... Müsaade edin.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Böyle bir şey olmaz ki yani ya...
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Her defasında aynı şeyleri dinliyoruz ya!
BAŞKAN - Ama haklı olarak, bakın, diğer milletvekili arkadaşlar da tepki gösteriyor.
MEHMET AKALIN (Edirne) - Rahatsız olması gereken siz değilsiniz.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Böyle bir şey olmaz ki ya!
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Değerli Başkanım, bakın...
BAŞKAN - Buyurun.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Değerli Başkanım, bakın...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ya, kardeşim...
MEHMET AKALIN (Edirne) - Sen niye rahatsız oluyorsun?
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Ya, sen bir dakika müsaade et, Grup Başkan Vekilin konuşsun, Grup Başkan Vekilin konuşsun!
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ben de bir milletvekiliyim, ben de bir milletvekiliyim. Bu nedir? Esir mi aldınız bizi?
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Grup Başkan Vekilleri...
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Ya, bana kalp işareti yapma! Grup Başkan Vekilin konuşsun!
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Bırak!
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Böyle bir şey olabilir mi ya!
MEHMET AKALIN (Edirne) - İndir elini aşağı!
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Ne kadar sürecek?
BAŞKAN - Sayın Güneş... Ya, bir müsaade eder misiniz Sayın Güneş...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Hayır, rahatsız olmuyorum, o değil, aynı şeyleri söylüyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın Güneş...
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkanım...
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Aynı şeyleri söylüyorsunuz, aynı şeyleri...
BAŞKAN - Sayın Güneş, müsaade edin ama... Söz verdim Grup Başkan Vekiline.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Söylediklerim seni rahatsız ediyorsa şapkayı önüne koy, seni bu hâle düşürenlerden hesap sor, benden değil. Seni sokağa çıkartmayanlardan hesap sor, benden değil. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Bu memlekette hukuku konuşmayıp; demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını konuşmayıp buraya getirilen kanunlarla her seferinde iktidar ve iktidara yakın olan yandaşlarına ve onlara özgü kanunları buradan çıkarttırıp, oy çokluğuyla çıkarttırıp, bu ülkenin gerçek sorunlarını konuşmayıp halının altına süpüre süpüre, süpüre süpüre ondan sonra kalkıp Sayın Başkanım, o zaman sorarsınız bana: "Uğur, bu daha ne kadar sürecek, daha ne kadar konuşacağız?" Bugün şu saate kadar, şu saate kadar... Saat kaç oldu? Saat altı oldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Saat altıyı beş geçiyor.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Başkanım, son, toparlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şu saate kadar, şu saate kadar, dün de dâhil olmak üzere, vatandaşın lehine, normal bir vatandaşın lehine ne çıktı var burada ya?
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Boş konuşmayın o zaman kardeşim ya!
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Kurban olayım, bana biri söylesin ya; normal vatandaşın lehine ne çıktığı oldu? Kürt'ün lehine, Türk'ün lehine; sağcının, solcunun; kimin lehine ne çıktı, çıkarttınız bu saate kadar?
Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)