| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Van) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ olarak yoksulluk, yoksunluk ve işsizlik hakkında verdiğimiz grup önerisi üzerinde söz aldım. Bu vesileyle, ekranları başındaki tüm halkları ve cezaevlerinde bizleri izleyen tüm yoldaşlarımı saygıyla ve bitmeyen sevgilerimle selamlıyorum.
Dünya Açlıkla Mücadele Haftası'ndayız sayın milletvekilleri. İnsan her şeyle sınanabilir ama büyüklerin sıklıkla söylediği "Allah açlıkla imtihan etmesin." sözünü hepimiz duymuşuzdur. Bugün AKP Türkiyesinde maalesef, bunu yaşıyoruz artık. Bugün dünyanın büyüklüğüne ve zenginliğine rağmen eşitsizliğin sonuçları korkunç boyutlara ulaşmış durumda. Gazze'de açlık ve susuzluğun yarattığı drama şahit olduk, Kobani'de abluka nedeniyle ölen çocukları gördük, Afrika'da susuzluktan kırılan bedenleri seyrettik. Halkların özgürlük arzusunu bastırmak için açlığa mahkûm eden rejimler gelip geçti, bir coğrafyayı sömürgeleştirip halkını yoksulluğa mahkûm eden zalimler oldu. Bugün Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün 2025 raporuna göre 673 milyon kişi hâlâ açsa bunu durup düşünmek gerekir. Peki, AKP'nin yirmi dört yıldır yönettiği Türkiye'de tablo ne kadar parlak? Buyurun, hep birlikte bakalım: AKP iktidarında KHK'lilerin nasıl açlıkla sınandığını, emeklilerin ve emekçilerin nasıl yoksulluğa mahkûm edildiğini, gençlerin işsizlikle, geleceksizlikle nasıl baş başa bırakıldığını görmezden gelmek AKP Türkiyesinde mümkün değil. Bugün 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için ihtiyaç duyduğu aylık gıda harcaması tutarı 35.174 lira, buna karşılık asgari ücret 28.075 lira; o 75 lira çok önemli çünkü AKP'lilere göre harca harca bitmeyen bir rakamdan bahsediyoruz. Kira, faturalar, eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel ihtiyaçları da kapsayan yoksulluk sınırı 114.576 lira ama 5 milyon emekli sadece ve sadece 20 bin lira alıyor bugün. 2025 yılı TÜİK verileri yoksulluk oranının yüzde 13 ile 20,6 arasında değişmekte olduğunu ifade ediyor. Hanelerin yarısından fazlası yani yüzde 51,8'i yoksullukla mücadele ediyor. Sosyal yardıma muhtaç hane sayısı bugün 4,5 milyonu aşmış durumda. TÜİK'in tüm uğraşlarına rağmen yüzde 30 bandındaki geniş tanımlı işsizlik artık gizlenemiyor, genç kadın işsizliği yüzde 40,1'le daha vahim bir boyutta karşımıza çıkmakta ve bugün 6,5 milyon genç ne eğitimde ne de istihdamda yer alabilmiş değil. Bu tablodan dolayı Türkiye, Avrupa ve OECD ülkeleri arasında 1'inci sırada ama hangi alanda Sayın AKP'liler? Gıda enflasyonunda 1'inci sırada. Karşımızda dünya genelinde de gıda enflasyonunda 3'üncü sırayla 1'inciliği az farkla kaçıran bir AKP gerçekliği var. Bu durumun çocuklar üzerindeki etkisi ise çok daha ağır. Çocuk yoksulluğu, okul çağındaki çocukların yeterli beslenmeye erişememesi ve eğitim hayatındaki ekonomik zorluklarla doğrudan bağlantılıdır. Birçok aile temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmakta, sosyal yardımlara bağımlılık artmakta ve insanca yaşam hakkı ciddi bir biçimde aşınmaktadır. Öyle ki bugün her 10 kişiden 6'sı borçlu, 2'si ise yoksul durumda. Bütün bunlar gelişim çağındaki çocuklarda yetersiz beslenme ve protein eksikliği gibi çok ağır halk sağlığı sorunlarına yol açmaktadır. Okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek talebinin iktidar tarafından ısrarla reddedilmesi açlığın ve yoksulluğun nesillerarası aktarımına da zemin hazırlamaktadır. Mesele yoksulluk ve işsizlik olunca kadınlar için ayrı bir başlık açmak zorundayız çünkü söz konusu kadınlar olduğunda açıklanan her rakamı 2'yle çarpmamız gerekiyor. Kadınların istihdama katılım oranı erkeklerin yarısı düzeyinde. Dolayısıyla her 10 kadından sadece 3'ü istihdamda yer alabilmekte. İş bulduklarında ise çoğunlukla güvencesiz çalışmaya mahkûm edilmektedirler. Kadınlarda kayıt dışı istihdam oranı yüzde 30'un üzerinde, ev temelli çalışanların yüzde 89'u kadın, tarım ve bazı hizmet sektörlerinde ise kadın emeğinin maalesef adı da yok, karşılığı da yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.
GÜLCAN KAÇMAZ SAYYİĞİT (Devamla) - Sayın milletvekilleri, siyasi iktidarın ekonomik politik tercihleriyle derinleşen işsizliği, yoksulluğu ve hayat pahalılığını anlatmaya günler yetmez. Emekliler, kadınlar, çocuklar, emekçiler, gençler başta olmak üzere etkilenen çok geniş bir tabandan bahsetmek mümkün. Bugün ekonomik sorunlar bir ülke meselesi hâline gelmiştir, bu sebeple AKP iktidarını da önergemize kulak vermeye, yurttaşların hayatını olumsuz etkileyen yoksulluk sorununun nasıl çözülebileceğinin yolunu araştırmaya davet ediyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)