| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Çok teşekkür ediyorum.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; hepinizi saygıyla, AK PARTİ Grubumuz adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Son yıllarda Hükûmetimizin, ülkemizin ortaya koyduğu, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok proaktif, barışı önceleyen, esenliği önceleyen bir dış politika çabalarını tüm milletimiz ve tüm dünya yakından izlemekte ve takdir etmekte. Bunların sonucu olarak da bugün hem bölgesel hem küresel tüm krizlerin çözüm noktasında ara buluculuk rolünde hem de barışın tesisi anlamında gözler Türkiye'ye, kulaklar Türkiye'ye çevrilmekte ve Türkiye'nin bu anlamda çok etkin, aktif bir rolünü bütün dünya yakından takip etmektedir. Elbette bu ortaya konan sağlam güvenlik mimarisinin de sonucu olarak Türkiye çok önemli zirvelere, küresel, vizyoner projelere ve zirvelere ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan biri önümüzdeki ay Ankara'da yapılacak olan NATO Liderler Zirvesi'dir ve bu toplantıda bütün dünyanın gözünün çevrileceği bir ülke olarak Türkiye barışın dünyadaki esenliğin tesisi için çok önemli bir ev sahipliği yapacaktır ve çok değerli bir zirveye bu anlamda mihmandarlık yapacaktır. Türkiye diplomatik olarak küresel ağırlığını hissettirmeye çok güçlü bir şekilde devam etmektedir. Sadece bizim vizyonumuz güvenlik politikalarıyla değil, hem gönül coğrafyamızla yakın iş birliği, bilimde, teknolojide ortaya koyduğumuz vizyon ve güçlü kapasite de ülkemizin çok önemli değerlerindendir.
Yine, ekim ayında ev sahipliği yapacağımız 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi de küresel bilim dünyasının kalbinin ülkemizde atmasını sağlayacaktır. Bu da bilim dünyası bakımından, yeni keşifler bakımından çok önemli bir zirvedir ve ülkemiz bu önemli zirveye ev sahipliği yapacaktır.
Yine, kendi aile meclisimiz olarak gördüğümüz, Türk dünyasına ilişkin çok önemli bir zirveye ev sahipliği yapacağız; Türk Devletleri Teşkilatının 13'üncü Liderler Zirvesi de yine, ülkemizde gerçekleşecek, ülkemiz ev sahipliği yapacak. Kendi coğrafyamızın, kendi ailemizin bir araya geldiği bu çok önemli toplantıda, yine, hem bölgemiz için hem dünya için hem Türk dünyası için çok önemli bir neticeye vesile olacaktır.
Keza, kasım ayında çok önemli bir, yine, zirveye Türkiye ev sahipliği yapacaktır. Antalya'da gerçekleşecek olan COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı da yine, 197 ülkeden 100 bin katılımcıyı misafir edeceğimiz önemli bir diğer zirvedir ve bu anlamda da COP31'in dünya tarihindeki gerçekleştirmiş olduğu en büyük çevre konferansı ülkemizde, güzel ülkemizde, Türkiye'mizde gerçekleşecektir.
Tüm bu çalışmalarda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği, ülkemizin, milletimizin güçlü feraseti ve kurumsal gücüyle beraber Türkiye, sözü güçlü, gücü tesirli olarak dış politikada daha güçlü, daha bağımsız, daha onurlu, daha güçlü bir Türkiye'nin kurumsallaştığı bir Türkiye Yüzyılı'nı hep beraber gerçekleştireceğiz. Ben bu toplantıların, bu zirvelerin hem diplomasiye hem küresel barışa hem küresel vizyonumuza katkı sağlamasını diliyorum ve emeği geçen herkese de tekrar çok teşekkür ediyorum. Ülkemize gelecek misafirlerimize de en güzel ev sahipliği yapacak olmanın heyecanıyla onlara da şimdiden hoş geldiniz diyorum ve ülkemizde en güzel sıcaklığı yakından bulacaklarını da buradan ifade ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kıbrıs bizim millî davamızdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığı bizim için en hayati konulardandır. Son zamanlarda Doğu Akdeniz'de ortaya çıkarılmak istenen fitne ateşinin asla ama asla kabul edilemez olduğunu bir kez daha ifade etmek isteriz. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu çok açık ve net bir şekilde ifade etti bugün grup toplantımızda ve bu anlamda, kimsenin macera peşinde koşmaması gerektiğini ve bizim Kıbrıs davasında, Doğu Akdeniz'de çok haklı ve net duruşumuzu bir kez daha haykırdı ve bunun aksine tevessül edenlerin de gereken dersi, gereken cevabı alacağını çok net bir şekilde ifade etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bir kez daha buradan ifade ediyoruz ki: Arzımevud rüyası görenler, bu rüyasından kabusla uyanacaklardır. Türkiye'nin bu haklı davasını 1974'ten beri oradaki varlığımızla ve öncesinde, yüzyıllardır oradaki varlığımızla beraber biz bu mevcudiyetimizi kıyamete kadar koruyacağız. Bugün grup toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımız o ifadeleri kullanarak "Kimse siyonizmin taşeronu olmasın." diye haklı çağrıda bulunur bulunmaz hemen anında katil İsrail'den, Netanyahu Hükûmetinden, oradan ses gelmiştir. Ve Cumhurbaşkanımıza, ülkemize yönelik ifade edilen bu hususların da hiçbiri milletimiz tarafından asla kabul edilemez. Diktatör arayan, terörist arayan dönsün kendi aynasına baksın. Netanyahu, uluslararası mahkemelerce de aranan... Bugün bütün insanlık vicdanının katil olarak, terörist olarak, diktatör olarak gördüğü kişi Netanyahu'dur. Netanyahu, mazlumların hamisi olan, Filistin davasının ve bütün mazlumların yanında olan Recep Tayyip Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti'ne, bu millete laf söylemeden önce dönüp kendi yüzüne baksın, aynaya baksın. Kendisini görür; zalim olarak, terörist olarak Netanyahu'dan başkasını bu insanlık vicdanı kabul etmeyecektir, kabul etmemektedir. Bugün, Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti varlığıyla mazlumların yanında ve zulmün karşısında olmuş yüreklerin adresidir ve bu yürek, bu mücadele, bu azim, bu gayret mazlumlar zalimlere diz çöktürünceye kadar, Kudüs özgür oluncaya kadar devam edecektir. Türkiye'nin bu anlamdaki varlığının da ne kadar önemli olduğunu bir kez daha tescillenmiştir. Biz, Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik serdedilen tüm bu sözleri de aynen iade ediyoruz, reddediyoruz. Türkiye, Kıbrıs Türkünün haklı davasında yanında var olmaya, güçlü bir şekilde durmaya, kararlı bir şekilde durmaya devam edecektir. Kıbrıs Türkünün egemen, eşit, uluslararası statüsünü yok sayan hiçbir anlayışı asla ama asla kabul edemeyiz. Allah'ın izniyle, Doğu Akdeniz'de de Kıbrıs'ta da hiçbir müdahaleye Türkiye Cumhuriyeti izin vermez. Bizim ne 783 bin kilometrekarede bir tek çakıl taşımız vardır verilecek ne de mavi vatanımızda verilecek bir damla suyumuz vardır. Kıyamete kadar emperyalistlerle olan mücadelemizi güçlü bir şekilde sürdüreceğiz, tam bağımsız Türkiye kararlılığımızı da güçlü bir şekilde sürdüreceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugün, mavi vatanın dalgalanan bütün damlaları ve 783 bin kilometre karedeki bütün çakıl taşları bu aziz vatanın, bu bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin kıyamete kadar bağımsız bir şekilde ay yıldızlı bayrağıyla dalgalanacak topraklarıdır, egemenlik hakkıdır. Türkiye olarak bu hakkımıza yönelik hiçbir müstevli müdahaleyi de kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Bütün bu işgal girişimlerinin, bütün bu çabaların, rüyaların hüsranla sonuçlanması için Türkiye yek bir vücut olarak yoluna kararlı bir şekilde devam edecektir; bunu bu Gazi Meclisten dosta düşmana bir kez daha ifade ediyoruz.
Bugün, yine, Sayın Cumhurbaşkanımızın vurgulamış olduğu tarıma yönelik çok önemli tespitler vardı. Hamdolsun, Türkiye çok önemli bir yağış alarak son altmış altı yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - İnşallah, bereketli bir hasat zamanı. İnşallah, çiftçilerimizin, o eli nasırlı, gönlü zengin çiftçilerimizin emekleriyle bereketli bir yıl olacağını görüyoruz ve bu bereket sayesinde barajlarımızdaki doluluk oranı geçen yıla kıyasla yüzde 26'lık bir artış göstermiş ve yüzde 81 seviyesine hamdolsun ulaşmıştır.
Yine, tarımsal üretimde de bir rekoru hep beraber inşallah göreceğiz. Kurumlarımızın tahminlerine göre geçen yıla nispetle buğday üretimimizin yüzde 27, arpa üretimimizin de yüzde 50 artacağı öngörülmektedir. Geçen yıl kuraklığın da etkisiyle dekar başına 276 kiloya gerileyen buğday veriminin bu yıl ortalama 400 kilo olarak beklendiği yine ifade edilmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - İnşallah, daha da verimli ve bereketli olmasını temenni ediyoruz.
Cumhurbaşkanımız çiftçilerimizin alın teri olan tüm ürünlerin TMO tarafından alınacağını ve bu konuda hiçbir mağduriyet yaşatmayacağını bugün bir kez daha ifade etmişlerdir. Biz her zaman çiftçimizin yanında olduk, olmaya devam ediyoruz. Özellikle İran'da İran savaşının getirmiş olduğu birtakım maliyetler var ve üretim girdisi anlamında çiftçilerimizin maliyetini artıran, gerek gübre gerek mazottaki bu artışların maliyetinin giderilmesi noktasında Hükûmetimiz gerekli çalışmayı yapmaktadır ve bu anlamda çiftçilerimize verilecek destek de çiftçilerimizin bu maliyetleri de dikkate alınarak güncellenecek ve bu anlamda çiftçilerimizin yükünü hafifletmeye yönelik onların yanında olmaya devam edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Evet, bugün Cumhurbaşkanımız ana muhalefete değindi, Türkiye'de bir ana muhalefet sorunu olduğu gerçekten açıktır. Daha mürekkebi kurumamış vatandaşlarımızın ortaya koyduğu bir iradeyi dahi hazmetmek gerekirken kabullenmeyen bir anlayış var. Türkiye'de birçok meselede önemli gelişmeler oldu ama Türkiye'nin bu anlamda bir ana muhalefetinin yokluğuna, yetersizliğine yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızın demokrasimiz adına, ülkemiz adına bugün yapmış olduğu tespitler de çok kıymetlidir. Ben, biz milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz, milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz diyorum.
Tekrar Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)