| Konu: | Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve ekranları başındaki tüm vatandaşlarımızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 262 sıra sayılı Toprak Koruma Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 10'uncu maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.
Ekonomik kriz sebebiyle sıkıntıya giren AK PARTİ, nereden ne koparabilirim arayışında akıl almaz yollara başvuruyor; bunlardan bir tanesi Devlet Su İşleri. Devlet Su İşlerinin su yapıları üzerindeki ana sorumluluğunu azaltıp tamamen yükü belediyelere yıkmaktalar, aynı hobi bahçelerindeki riski ve... O bahçelerin, binaların yıkılmaması hâlinde her biri için 100 bin lira ceza kesilecek. Yine, hayvan haklarıyla ilgili, barınaklarla ilgili o zaman da bütün yükü belediyelere yüklüyorsunuz. Belediyelerin gelirleri azaldı ama maalesef yükü daha da artıyor. Mülkiyetin Devlet Su İşlerine ait olduğu su yapıları ve kanallarda bakım ve onarım yapılmaması sebebiyle oluşabilecek riskler için belediyelerin sorumlu tutulduğu modele geçilmek isteniyor. Nimet-külfet dengesi açısından bu model hakkaniyetle bağdaşmaz. Lütfen bundan vazgeçin diyorum.
Bir eşitsizlikte de Tekirdağ'a bakıyoruz, kendi ilime. Ülkemizde kapalı sulama oranının yüzde 38 olduğunu Sayın Bakan Plan ve Bütçede ifade etmişti ama Tekirdağ'a geldiğimizde yüzde 6,3 arkadaşlar. Yıl 2002'de -onlar için milat- yüzde 38'lerdeymiş ama şimdi diyor ki: "Biz aldığımızda yüzde 6,5'tu, şimdi 38'e getirdik." Ama seçim bölgem Tekirdağ'da daha yüzde 6,3; bu gerçeklerle yüzleşmemiz gerekiyor. Tekirdağlı vatandaşlarımız vergisini veriyor ama hizmet alamıyor.
İşte, Edirne Milletvekilimiz oradan bana bakıyor; Meriç akar, bizler bakarız. Meriç'in suyu Ege'ye akıyor boşa ama diyoruz ki yıllardan beri, Meriç'in suyunu, gelin, kanallarla Çorlu'ya, Çerkezköy'e, Ergene'ye, sanayi bölgelerine getirelim. Orada artık yer altı suları 500 metrenin altına indi, sıkıntı var. Bu projeyi gelin, yapın ve sanayicinin de nefes almasını sağlayın.
İşte, bu eşitsizlik durumu, bir de şeker pancarına bakıyoruz, şekerpancarında var. Şeker pancarı üreten çiftçilerin ayaklarına pranga koyuyorsunuz ama sektörün temsilcilerinin, şirketlerin ise önünü açıyorsunuz. Eğer şeker pancarı eken çiftçi bu yıl üretim dışında fazla ekim yaptıysa ona fahiş ceza uyguluyorsunuz ama aynı cezayı, çiftçiye uygulanan cezayı fabrikacıya uygulamıyorsunuz, gelecek yıl azaltılmış olarak uygulayacaksınız.
Arkadaşlar, siz kimin yanındasınız, çiftçinin yanında mısınız yoksa sanayicinin yanında mısınız? Her zaman siz para babalarının yanındasınız, para babalarının! (CHP sıralarından alkışlar)
Yine bu teklife baktığımızda birçok düzenlemede sıkıntı var; bunlardan bir tanesi de 14'üncü madde. Teklifin en sorunlu ve en tehlikeli maddelerinden biridir çünkü fiilî 2/B orman alanları yaratarak ormanların daraltılmasına yol açıyorsunuz. Fiilî orman affıdır arkadaşlar bu. Anayasa’da açıkça "Orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmü yer almaktadır. Anayasa’nın 169'uncu maddesine göre ormanların korunması devletin anayasal yükümlülüğü altındadır. Bu hüküm uyarınca ormanlar korunur ve genişletilir, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete izin verilmez, orman sınırı daraltılamaz ve hiçbir faaliyet yapılamaz. Ancak 14'üncü maddeye baktığımızda, orman alanlarının yer değiştirmesi, takas edilmesi ve eş değer olası alan mantığıyla bunlara yol veriyorsunuz. İtirazlarımız üzerine Komisyonda değişiklik yapılmış ama orman kaybını engelleyen değişiklikler maalesef gerçekleşmemiştir. 14'üncü maddeyle orman kadastro kayıtlarının güncellenmesine gidiliyor. Orman statüsünde olan alanlarda tapusu hukuken yok hükmündeki taşınmazların tapularının idari bir kararla geçerli kabul edilmesinin önünü açıyorsunuz. Komisyonda yapılan değişiklikle idare kararına karşı anlaşmazlık hâlinde taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemeleri yetkilendiriliyor ancak bu değişiklik orman kadastrosunda küçülme sağlamaktadır.
Sayın Başkan, değerli vekiller; bu maddedeki taşınmazlar özellikle ülkemizin en değerli ve paha biçilmez alanları olan Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi'nde bulunan alanlardır. Bu maddeyle hazinenin 516 milyar lira gelir elde edeceği belirtiliyor. Malum, ekonomik kriz derinleşiyor, sıcak para yok, "Para toplamak için her şey mübah." diyorsunuz. Bu madde gizli 2/B düzenlemesidir. AK PARTİ dönemlerinde kaybedilen toplam orman alanı tam 1 milyon 270 bin hektar arkadaşlar. 1 milyon 270 bin hektar orman alanını talan ettiniz. Ormanları satarak gelir elde edilmez. Elinizi ormanlardan çekin, ormanlar kutsalımızdır, yarınımızdır, dokunmayın.
Yine, kendi bölgemle ilgili, Kınalı'dan Savaştepe'ye kadar bir otoyol projesi var. Ta Kınalı'daki vatandaşlarımızın kamulaştırmaları...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Tamam Başkanım, yarın devam ederiz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)