| Konu: | DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye'de yeni bir düzen oluştu. Bu düzen Anayasa değişikliğiyle devam etti ve bu düzende maalesef kurum olarak yargı yok, bağımsız ve tarafsız diyebileceğimiz bir yargı yok. Adalet ve Kalkınma Partisinin son on yılı hatta son on beş yılı 90'lı yılların karanlığını andırıyor. Nasıl 90'lı yıllarda hukuk askıya alınmışsa, faili meçhul cinayetler, zorla kaybedilmeler ve ağır insan hakları ihlalleri varsa bu dönem de bu son on-on beş yıllık dönem de tıpkı dönemin karanlığını hatırlatıyor. Neden mi? Mesela Roboski. Hatırlayanınız var mı arkadaşlar? Failler nerede? Sizin döneminizde oldu. Veya 10 Ekim Gar katliamı, Suruç katliamı, konuştuğumuz 6-8 Ekim 2014 Kobane'yle ilgili olaylar; sadece bir veya iki kişinin ismini hatırlarsınız ama olaylar sırasında ölenleri, diğerlerini, kimseyi hatırlamazsınız, faillerin üzerine gitmezsiniz.
Tam da bunu konuşuyoruz; orada, Dargeçit'te yaşamını yitiren Bilal Gezer ve Sinan Toprak. Bu 2 yurttaşımızın kimliği ve onları öldürenlerin siyasi aidiyeti maalesef bu cinayetlerin aydınlatılmasını önlemiştir. Bir kez daha altını çiziyorum: Bu 2 yurttaşımızın kimliği ve onları öldürenlerin siyasi aidiyeti, bu aidiyetlerin Adalet ve Kalkınma Partisine yakınlığı bu cinayetlerin ortaya çıkmasını, aydınlatılmasını engellemiştir.
Şunlardan çok iyi biliyoruz ki faili meçhul cinayetlerde, zorla kaybedilmelerde devletin koruması olmasa, güvenlik güçlerinin koruması olmazsa ve yargının hoşgörüsü olmasa bu cinayetler işlenmez ve aydınlatılır ama maalesef, son on yılda Adalet ve Kalkınma Partisi uzaklaştığı hukuk devleti ilkelerinden bu noktaya geldi ve bu tür cinayetler de bu tür faili meçhul cinayetler de aydınlatılamadı.
Değerli dostlar, bir süreçten geçiyoruz, bu sürecin özü de adalettir. Eğer adalet gerçekleşmezse barış da gerçekleşmez. Adalet barışın anahtarıdır yani bir sandıkta saklanamaz. Eğer gerçek anlamda bir toplumsal barış inşa edeceksek dünkü olayda hepimizin vicdanını yaralayan o beraat kararı verilmemeliydi ama hâlen içinden geçtiğimiz süreci dikkate almayan bir kurum olarak yargı var ve bürokrasi var, güvenlik bürokrasisi var. Bu şekilde barış inşa edilemez. Bir kez daha söylüyorum: Barışın inşası, geçmişte yaşanan ağır o ihlallerin aydınlatılmasından geçer ve adaletten geçer.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Adalet ve Kalkınma Partisini buradan bir kez daha adalete saygılı olmaya, adaleti gerçekleştirmek için tutum almaya davet ediyorum. Cumhuriyet tarihinde yargıya güvensizlik tarihin en dip noktasında, yurttaşlarımızın yüzde 85'i sizin oluşturduğunuz bu düzende yargıya güvenmiyor, yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna güvenmiyor. Yargıyı siyasallaştırdınız; bir gün gelir, bu siyasallaşmış yargı döner, sizi de vurur.
Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)