| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubunun önergesi ülkemizdeki kent hayatı bakımından ve kentte katılım bakımından değerli bir önergedir ve baştan hemen söyleyeyim ki bu önergeyi destekliyoruz ve önemli buluyoruz.
Şimdi, öncelikle söyleyelim, bu ülkede gerçekten bir yurttaşın kentinin hayatını yani sokağını, mahallesini ve aynı zamanda ilçesini ve ilinin nasıl yönetileceğini; gelecekte nasıl planlanacağını; yeşil alanın, imarın nasıl olacağı konusunda en somut katılım hakkı bakımından değerlendirildiğinde önemli olmakla birlikte maalesef ülkemizde katılım hakkı elinden alınmış bir yurttaşlık ilişkisiyle karşı karşıyayız. Çünkü 7554 sayılı Yasa çıktıktan sonra, özellikle 2025 yılında artık büyükşehirlerin bile neredeyse imar yapma hakkı elinden alınmış durumdadır ve bu rejim ve özellikle de şu andaki mevcut iktidardaki bulunan durum maalesef artık yerel yönetimlerin de bütün yetkilerini eline alarak her türlü yetkiyle kendi imarını yapabilir, herhangi bir yerde, herhangi bir şekilde yapabilir durumdadır. Sadece bu mudur? Özellikle son çıkmış olan 2026'daki iki tane yasayla beraber bir imzayla, Cumhurbaşkanı imzasıyla kentimizin ve kıyılarımızın çeşitli yerlerinde imar açılmıştır ve bunlar korkunç rant alanıdır. Bakın, son on yılı araştırın isterseniz, bu son on yılda yapılan her türlü planlama, imar planı ve el koymaların, ormansızlaştırmaların hepsinde korkunç bir sermaye piyasası transferi vardır ve bunların hepsinde büyük ölçüde iktidar yandaşları vardır. Dolayısıyla bu ülkenin yer altı ve yer üstü varlıkları hem madencilik bakımından hem kent yönetimi bakımından hem imar bakımından talan edilmektedir ve çok açık görülmektedir, artık bu kadar açık görülmektedir ki kimse kimseyi saklamamaktadır. Örneğin, İstanbul'la ilgili İstanbul Büyükşehrin zamanla yapmış olduğu çalışmalardan dolayı şu anda Cumhurbaşkanı "İstanbul'a ihanet ettik, başka il ve ilçelerimize yapmayalım." diye bir tespit yapmasına rağmen şu anda dünyanın en fazla ihanet edilen kenti İstanbul olmakla beraber, İzmir'de de Ankara'da da çok yaygın bir şekilde özellikle binalarla beraber bu çok yapılmaktadır.
Sayın vekilimiz de söyledi, önergede özellikle İstanbul'da yapılan projelerle ilgili ve Atatürk Havalimanı, özellikle Kanal İstanbul Projesi ve İstanbul Beşiktaş'taki, Etiler'deki rant meselesi açık bir şekilde bunun çok somut örneklerinden bir tanesidir. Dolayısıyla şunu söylemek istiyorum: Gelin, bu ülkeyi bu kadar merkeziyetçi... İnsanların kendi hayatına müdahale etmesini sağlayacak, yeşil alanı, doğayı ve aynı zamanda çevreyi koruyacak bir kent hayatının planlanmasına katılmasını engellemeyin. Bir belediyenin varlığını ortadan kaldıran yasal yetkilerle, onların yetkilerini alarak imarlarınızı merkezî olarak yapmayın. Bu yapılan işin hepsi, aslına bakarsanız, yabancılaşmadır, kentin insanının kentine karşı yabancılaşmasıdır, yurttaşlık hakkını elinden almaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Biz DEM PARTİ olarak kentin insanının kentin hayatına katılması, söz ve karar sürecine katılması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde, insanların yurttaşlık hakkının elinden alınmasının söz konusu olduğunu düşünüyoruz. Ne zaman bu kadar merkeziyetçi bir yapı olmuştur, insanlar hem sokağına hem mahallesine hem de kendi iline karşı yabancılaşmıştır ve dolayısıyla bir yönetim ilişkisi ortadan kaldırılmıştır. Bu kadar kaotik, bu kadar merkeziyetçi ve bu kadar da rantçı bir anlayış biçiminin yapılması mümkün değildir. Biz, özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığının yürüttüğü çalışmanın neredeyse inşaat bakanlığı hâline geldiğini düşünüyoruz; asla, çevre, şehircilik ve iklim konusunun kapsam alanına girmeyen çalışmalar yapılması sebebiyle de bu ülkenin böyle yönetilemeyeceğini düşünüyoruz. Bir bakanlığın inşaat yaparken çevreye vermiş olduğu zararı denetleme yetkisi başka bakanlıkta olması gerekirken aynı bakanlıkta toplanmıştır ve bu da pratik olarak yürütülemez hâle gelmiştir.
Bu öneriyi destekliyoruz.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)