GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Geçen sene bugün hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e, İsrail’in bölge barışına dönük saldırılarına, Ermenistan’da yapılan seçimlere, 28’inci Dönemin üçüncü çalışma yılına ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendi gündemine, YENİ YOL Grubu olarak iktidar partisine yaptıkları çağrıya, asgari ücrete, emeklilere ve memurlara, bugün görüşülecek olan kanun teklifine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:09.06.2026

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin acil çözüm bekleyen sorunlarının her geçen gün yoğunlaştığı bir çalışma haftasına girmiş oluyoruz. Öncelikle bu çalışma haftamızın hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Sözlerimin başında da geçen sene bugün elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ferdi Zeyrek'i tekrar anıyor ve Allah'tan rahmet diliyorum. Cumhuriyet Halk Partisi camiasının ve bütün Manisalıların da tekrar başı sağ olsun diyorum.

Özellikle son birkaç gündür tekrar İsrail'in bölge barışına dönük saldırıların yoğunlaştığı bir döneme denk geldik. Bir taraftan Amerika ve İsrail müzakere masasında İran'la bölge barışını konuşurken bir taraftan da İran maalesef müzakere masasında saldırıya uğrayan ülke konumundaki durumunu devam ettiriyor. İsrail'in, Lübnan'ın bu kadar karışık olduğu bir dönemde Lübnan'a dönük saldırılarını devam ettiriyor olması, İran'la arasındaki bu, bölge savaşını sona erdirme çabası değil, tam aksine, belki de bütün diplomatik çabalara rağmen İsrail'in bölgesel savaşın devamı noktasında bir irade ortaya koyduğunun bir göstergesidir. Dolayısıyla, başta Türkiye Cumhuriyeti olarak bizler ve diğer ülkelerin İsrail'in bu bölge barışını tehdit eden saldırgan ve yayılmacı emellerine karşı sesini daha fazla yükseltmesi, uluslararası toplumun İsrail'in bu saldırgan tutumlarına karşılık mutlaka ve mutlaka tavır alması gerektiğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Ermenistan seçimleri yapıldı. Buradan bu seçimlerin tekrar Ermenistan halkına hayırlar getirmesini diliyoruz. Tabii, bu seçimlerin de özellikle Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerinin olumlu yönde ilerlemesine katkı sağlayan bir seçim olmasını ve dolayısıyla özellikle Türkiye ve Ermenistan arasındaki sınır kapılarının bir an önce açıldığı, bölgede ilişkilerin normalleştiği bir sürece hizmet etmesini de buradan tekrar diliyorum.

Değerli Başkanım, biz 28'inci Dönemin üçüncü çalışma yılını 1 Temmuz itibarıyla bitirmiş olacağız. Bu Parlamentonun üç yılı geride kaldı, vaktinde yapılacak bir seçim için iki yılımız kaldı ama bu ülkenin ve bu milletin maalesef 28'inci Dönemden bu yana devam eden çok önemli sorunları var ve maalesef Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu sorunlar gündeme gelmiyor, daha ziyade teknik çalışmalar, bürokrasiden, bakanlıklardan gelen teknik konuları burada konuşup durmaya devam ediyoruz. İşte, 1 Temmuz yani iki hafta sonra bu Meclisin tatile girmesi gerekiyor. Hâlâ Meclisin gündeminde hangi konular olduğu maalesef buradaki milletvekilleri tarafından bilinen bir durum değil, dışarıdan ne uygun görülürse ne takdir edilirse Türkiye Büyük Millet Meclisi o kanunları burada görüşecek duruma getirilmeye çalışılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kurtuluş Savaşı'nı yürüten bir Meclistir ve dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi gündemine her zamankinden daha fazla hâkim olmak durumundadır. "Yargı paketi" diye bir şeyden konuşuyoruz ama maalesef ortada milletvekillerinin üzerinde çalıştığı bir yargı paketinden bahsetmiyoruz. "Terörsüz Türkiye" diye bir gündemimiz var; komisyon raporu var ortada, bütün partilerin ortaklaştığı ortak noktalar var ama "terörsüz Türkiye"yle ilgili güvenlik bürokrasisinin getirdiği ve basına yansıdığı kadarıyla da İmralı'yla müzakere edilen bir kanun tasarısının, daha doğrusu teklifinin milletvekillerinin gündemine gelmesini bekliyoruz. Yine, infaz yasasıyla ilgili toplumda beklentilerin olduğunun farkındayız; çek mağdurlarının mutlaka bir düzenleme yapılmasıyla ilgili sesleri yükseliyor. Emeklilikte adaletle ilgili, kademeli emeklilikle ilgili yine toplumdan talepler var ama maalesef bu sese kulak tıkayan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Millet, muhalefete kendi sorunlarını gündeme getirme, Meclis çoğunluğu olan iktidara ise bu sorunları kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıma sorumluluğu verdi. Biz muhalefet partisi olarak, YENİ YOL Grubu olarak üzerimize düşen milletin sorunlarını gündemleştirmeyle ilgili vazifemizi yapıyoruz ama iktidar partisinin bu paketleri Türkiye Büyük Millet Meclisine getirip milletvekilleriyle bu konuları müzakere etmekten, gruplarla bu durumları müzakere etmekten daha ziyade bürokrasinin bu konularla ilgili bir takdirde bulunmasını beklemenin dışında maalesef hiçbir şekilde harekete geçmediğini düşünüyoruz. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak madem 1 Temmuzda bu Meclis tatile girecek ama her sene olduğu gibi bir on beş, yirmi gün daha fazla bu Meclis yine açık kalacak, o zaman bu Meclisin niçin açık kalması gerektiğini buradaki 600'e yakın milletvekilinin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - 1 Temmuzdan itibaren bu Meclisin çalışma takvimi uzatılacaksa bunun buradaki milletvekillerinin takdiriyle olması gerekiyor. Yürütme organının ya da bürokrasinin yetişmeyen gündemlerini burada görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma süresini uzatmak demek bürokrasinin, teknokratların ve maalesef yürütme organının güdümünde olan bir Türkiye Büyük Millet Meclisi arzulandığının bir göstergesi olacaktır.

Dolayısıyla biz YENİ YOL Grubu olarak buradan iktidar partisine bir çağrıda bulunuyoruz: 1 Temmuzda bu Meclis kapanacak. Şayet on beş, yirmi gün daha çalışmamız gerekiyorsa en azından bu milletin hangi derdine derman olacak konuları gündeme getirdiklerini bizlerle ve kamuoyuyla paylaşmasını arzu ediyoruz. Yok, onlar da bilmiyorsa onları mazur görecek durumda değiliz. Dolayısıyla hiç olmazsa biz bürokrasinin, hiç olmazsa biz yürütmenin asla ve asla tahakkümüne girmeyecek bir irade ortaya koyacağımızı buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Asgari ücret sene başında zam gördü ama maalesef asgari ücrete yapılan zammın 4.663 TL'si bu beş aylık süreç içerisinde eriyip gitti. Görüldüğü kadarıyla iktidarın 31 Aralığa kadar asgari ücretle ilgili herhangi bir düzenleme yapmaya niyetinin olmadığı anlaşılıyor ama bu asgari ücretle bu milletin 31 Aralığa kadar geçim sorunlarını çözebilme imkânının olmadığını dolayısıyla hep beraber bu asgari ücretle ilgili sorunu ele almamız gerektiğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Belki sizler şöyle düşünüyor olabilirsiniz: "Canım, nasıl olsa bu sene seçim yok, sandık gelmiyor. Bırak, asgari ücretin ne hâli varsa görsün." diye düşünebilirsiniz ama bizlerin vazifesi Türkiye'nin ekonomik sıkıntı çeken her kesiminin sorununu dile getirmek olduğu gibi asgari ücretlinin sorununu da burada dile getirmek durumundayız.

Bir diğer kesim, emekliler ve memurlar. Bunlara sadece enflasyon oranında ki bu enflasyon da TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranları, ne kadar tartışmalı olduğu hepimizin malumu. Bu oranlarla memur ve emeklilerimizin kazanımlarını, memur ve emeklilerimizin hayat standardındaki erimeyi tolere edemeyeceğimiz ortadadır dolayısıyla bu manada da emekliler ve memurlarımıza seyyanen zammın mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Ha, burada da şunu diyebilir iktidar partisi: "Canım, boş verin bunları; nasıl olsa bu sene seçim yok, emeklilere ve memurlara da ekstra bir şey yapmaya gerek yok. Siz muhalefet olarak nasıl olsa seçime doğru bizi sıkıştırırsınız, bir kampanya yürütürsünüz, biz de memur ve emeklilere o zaman vermemiz gerekenin bir kısmını verebiliriz." diye düşünüyor olabilirsiniz ama bu fırsatçı yaklaşımı memur ve emeklilerimizin hak etmediğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bu konuları mutlaka ele almamız lazım. Bu, enflasyonla kapanacak bir hayat pahalılığı değil. Bu hususları hep beraber burada ele almamız gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaya.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde Toprak Kanunu'yla ilgili bir düzenlemeyi ortaya koyuyoruz. Özellikle hobi bahçelerine dönük, toplumda yükselen tepkilerin hep beraber farkındayız, hatta iktidar çevrelerinde de bu konuyu çözmek için bir komisyon kurulduğuna dair haberler medyaya yansıdı ama herhâlde yine bürokrasi müsaade etmemiş olacak ki bununla ilgili de bir düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi görüşmeleri sırasında gündeme gelmediğini görüyoruz dolayısıyla bu ve benzeri konularda da bürokrasinin taleplerine değil, milletin taleplerine hep beraber kulak vermemiz gerektiğini ifade ediyoruz.

İktidar partisinden de gelen yasaları noktasına virgülüne dokunmadan buradan geçirme gibi bir kararlılıkla değil, muhalefetle müzakere ederek, bu kanunların aksayan yönlerini düzelterek bir yasama faaliyeti yapmasını bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.