| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
ADEM KORKMAZ (Burdur) - Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; bugün görüşmekte olduğumuz ve ilk imza sahibi olduğum Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz teklif, yalnızca çeşitli kanunlarda değişiklik yapan teknik bir düzenleme değildir. Bu teklif, toprağın korunmasından tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine, su kaynaklarımızın etkin yönetiminden ormanlarımızın güçlendirilmesine, gıda arz güvenliğinden iklim değişikliğiyle mücadeleye kadar birçok alanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu önemli düzenlemeleri içermektedir. Yasal düzenlemelerdeki temel yaklaşımımız, bir yandan vatandaşımızın günlük hayatta karşılaştığı sorunlara kalıcı çözümler üretirken, diğer yandan doğal varlıklarımızı, özellikle de toprağımızı koruyarak gelecek nesillerin sağlıklı bir şekilde ve sağlıklı bir çevrede yaşamasını ve temel ihtiyaçlarının güvence altına alınmasını sağlayacak koruyucu ve sürdürülebilir politikaları hayata geçirmektir. Günümüzde gıda güvenliği, su güvenliği, enerji güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik yalnızca çevre politikalarının değil, ekonomik kalkınmanın, toplumsal refahın ve millî güvenliğin de temel unsurları hâline gelmiştir. Bu nedenle ülkeler doğal kaynaklarını koruyan ve üretim kapasitesini güçlendiren politikaları stratejik bir öncelik olarak ele almaktadır. Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli öncülüğünde üretimi destekleyen, kırsal kalkınmayı güçlendiren, doğal varlıkları koruyan ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmayı hedefleyen politikaları kararlılıkla sürdürmektedir. Bugün Genel Kurulun takdirine sunduğumuz bu kanun teklifi de söz konusu vizyonun mevzuata yansıyan önemli adımlarından birisidir. Komisyon çalışmalarında tüm yönleriyle değerlendirdiğimiz düzenlemeler uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm üretirken tarım, ormancılık, su yönetimi ve kırsal kalkınma alanlarında yürütülen politikaların daha etkin ve verimli şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır. Bu yönüyle teklif, sadece bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir düzenleme değil, aynı zamanda doğal kaynaklarımızı koruyan, üretim kapasitemizi güçlendiren ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize hizmet eden stratejik bir nitelik taşımaktadır.
Sayın milletvekilleri, teklifimiz kapsamında başlıca Çeltik Ekimi Kanunu'nda, İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nda, Atatürk Orman Çiftliği Kanunu'nda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Kanunu'nda, Veteriner Hekimliği Kanunu'nda, Orman Kanunu'nda, Kamulaştırma Kanunu'nda, Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması Hakkındaki Kanun ile Şeker Kanunu, Tütün Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Veteriner Hizmetleri Kanunu ve Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi Kanunu gibi esasında tarım alanını, doğal yaşamı ve üretimi ilgilendiren geniş çerçevede mevzuat düzenlemelerini içine almaktadır.
Bu kanunlarla yapılan değişiklikler başlıca çeltik üretimine ilişkin yaklaşık doksan yıl önce belirlenen mesafe kurallarına dair -Büyükşehir Yasası da çıktıktan sonra özellikle kırsaldaki köylerin mahalleye dönüşmesi sebebiyle bir mesafede bir tereddütler ortaya çıkıyor- tereddütleri ortadan kaldıracak bir düzenleme içeriyor.
Yine, kamu sağlığının ve gençlerimizin korunmasına yönelik yaklaşımımız doğrultusunda alkollü içkilere ilişkin düzenlemelerle marka ve işaretlerin dolaylı reklam aracı olarak kullanılmasının önüne geçiyor. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi özendirici tanıtım yöntemlerinden korumayı hedefliyor.
Bunun yanında, cumhuriyetimizin önemli değerlerinden biri olan Atatürk Orman Çiftliğine ilişkin düzenlemelerle geçmişten kaynaklanan hukuki ve mali sorunlarını çözüyor, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendiriyoruz ve bu kıymetli mirası gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarıyoruz.
Yine, vatandaşlarımızın uzun yıllardır çözüm beklediği sorunların giderilmesi de teklifimizin önemli başlıklarından biridir. Bu çerçevede, orman kadastrosu ve mülkiyet ihtilaflarından kaynaklanan uzun yıllara dayanan sorunlara çözüm getiriyoruz. Bu çözüm esasında orman kadastrosundan önce Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından vatandaşlarımızın mülkiyet hakkı kazandığı temel değerleri ile daha sonradan orman kadastrosu arasında çok ciddi ihtilaf yaşayan yaklaşık 80 bin taşınmazı ve 129 bin hektarlık alanı ilgilendiren bu düzenlemeyle 3 milyona yakın vatandaşımızın mülkiyet hakkına ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldırıyoruz. Yıllardır devam eden dava ve uyuşmazlık süreçlerini de çözüme kavuşturuyoruz. Böylece hem vatandaşlarımızın hukuk güvenliği ve mülkiyet hakkını koruyor ve idare ve yargı üzerindeki iş yükünün de azaltılmasını sağlıyoruz. Aynı kapsamda, geçmiş uygulamalardan kaynaklanan bazı 2/b sorunlarını da çözüme kavuşturarak uygulamadaki belirsizlikleri gideriyor ve vatandaşlarımızın beklentilerine cevap veriyoruz.
Tarım ve gıda alanındaki düzenlemelerimizde ise üretim süreçlerini daha güçlü ve öngörülebilir hâle getiriyoruz. Bu doğrultuda şeker sektörüne ilişkin düzenlemelerle üretim planlamasını güçlendiriyor, sözleşmeli üretimi destekliyor ve daha etkin bir denetim yapısı oluşturuyoruz.
Değerli milletvekilleri, toprakların korunmasına yönelik düzenlemelerin temelinde insanlığın geleceği açısından hayati öneme sahip olan toprağın muhafaza edilmesi ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması anlayışı yer almaktadır. Toprak yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir üretim aracı değil, gelecek nesillere karşı korumakla yükümlü olduğumuz en kıymetli emanetlerimizden birisidir. Zira toprak, tarımsal üretimin yanı sıra gıda güvenliğinin, kırsal kalkınmanın ve sürdürülebilir bir çevrenin temel dayanağını oluşturmaktadır. Bu nedenle, toprağın korunması ve verimli kullanılması ve gelecek nesillere aktarılması yalnızca tarım politikalarının değil, aynı zamanda kalkınma ve çevre politikalarının da öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Bu anlayış doğrultusunda, tarım arazilerimizin parçalanmasını önlemeye yönelik tedbirleri güçlendiriyor, bu arazilerin tarım dışı amaçlarla kullanımının önüne geçiyor ve koruma mekanizmalarının daha etkin hâle getiriyoruz. Ayrıca, tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ilişkin yaptırımları da daha caydırıcı ve etkili bir yapıya kavuşturuyoruz. Böylece, verimli topraklarımızı koruyor, üretim kapasitemizi güvence altına alıyor ve gelecek nesillere daha güçlü bir tarımsal altyapı bırakmayı hedefliyoruz çünkü güçlü bir tarımın, güçlü bir kırsal kalkınmanın ve güçlü bir gıda güvenliğinin temeli toprağın korunmasından geçmektedir. Son olarak, Ankara'nın Kızılcahamam ve Samsun'un Vezirköprü ilçelerinde geçmiş uygulamalardan kaynaklanan mülkiyet sorunlarını çözüme kavuşturarak vatandaşlarımızın uzun süredir beklediği bir düzenlemeyi de hayata geçiriyoruz.
Sayın Başkanım, kıymetli milletvekilleri, konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, bugün görüştüğümüz teklif yalnızca bazı konularda teknik değişiklik yapan teknik bir düzenleme değil, toprağı koruyan, suyuna sahip çıkan, ormanlarını güçlendiren, üreticisini destekleyen ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmayı hedefleyen bir anlayışın ve politikanın ürünüdür. Bir yandan, tarımsal üretimin önündeki engelleri kaldırırken, diğer yandan doğal kaynaklarımızın sürdürülebilir yönetimine katkı sağlıyoruz. Bir yandan vatandaşlarımızın kronik hâle gelmiş, yıllardır Meclisten çözüm bekleyen ve bu çözümün üretilme mercii olarak da bu yüce Meclisi muhatap bilen milletimizin mülkiyet sorunlarına çözüm üretirken, diğer taraftan da gıda arz güvenliğimizi ve üretim kapasitemizi güçlendirecek adımlar atıyoruz çünkü biliyoruz ki güçlü bir Türkiye'nin yolu verimli topraklarını korumaktan, su kaynaklarının etkin yönetmekten, orman varlığını artırmaktan, çiftçisine, çiftçisinin emeğine sahip çıkmaktan ve üretim kapasitesini sürekli geliştirmekten geçmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde AK PARTİ olarak tarımı yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olarak değil gıda güvenliğimizin, kırsal kalkınmamızın ve stratejik bağımsızlığımızın en temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu düzenlemeleri hayata geçirmeye, tarımsal üretimi güçlendirmeye ve her koşulda üreticimizin yanında kararlılıkla olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, ilk imza sahibi olduğum kanun teklifinin ülkemize, milletimize, tarım sektörümüze ve gelecek nesillerimize hayırlı sonuçlar getirmesini diliyor, Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)