GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Ekranları başında ve çeşitli dijital mecralarda bizleri takip eden aziz milletimizi ve yüce Meclisi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici'nin ağabeyi Halil Nural Destici'nin vefatı münasebetiyle Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Destici ailesine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun.

Değerli milletvekilleri, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında insanlık vicdanını yaralayan gelişmeler ne yazık ki yaşanmaya devam ediyor. Soykırımcı barbar İsrail hükûmetinin sözde bakanının ezan sesini hedef alan hadsiz ve provokatif açıklamalarını yüce Meclisten şiddetle kınadığımızı bildiriyorum.

Millî şairimiz Akif'in mısralarıyla ifade ettiği gibi "Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli/ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli!"

Evet, Ezanımuhammedî yalnızca Hak ve hakikatin bir çağrısı değildir. Ezanımuhammedî, insanlığı iki cihan mutluluğuna davet eden kurtarıcı bir medeniyetin sesidir. Ezanımuhammedî, milyarlarca insanın inancının sembolüdür. Ezanımuhammedî, yüzyıllardır semaya yükselen barış, kardeşlik ve merhamet çağrısıdır. İnanç özgürlüğünü dillerinden düşürmeyenlerin söz konusu Müslümanlar olduğunda en temel dinî değerlere dahi tahammül gösterememesi ne yaman bir çelişkidir. Bizler biliyoruz ki ezanı susturmak isteyenler aslında bir milletin hafızasını ve kimliğini ortadan kaldırmak istemektedirler ancak tarih boyunca olduğu gibi bugün de hiçbir güç buna muvaffak olamadığı gibi yine muvaffak olamayacaktır. Hak galip gelecek, batıl mutlaka zail olacaktır. Zalim İsrail kendi zulmünde boğulacak; Filistin, Gazze ve Kudüs mutlaka ama mutlaka özgürleşecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada ve bölgemizde gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşanıyor. Coğrafyamızda sınırlarının yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan da yirmi üç yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var, savunma sanayisinde destan yazan bir Türkiye var; ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye var, bölgesel gerilimlerin tam ortasında güven ve istikrar adası olan bir Türkiye var. Bunların gerisinde ise milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de yirmi üç yıldır kesintisiz işbaşında olması var. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net görebiliyor, anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da dünyayı takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini çok net görüyor. Şunun bilinmesinde fayda olduğuna inanıyorum: İktidar ve ittifakı olarak tarihî değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihî bir mesuliyet üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim husumete, öfkeye, kavgaya ve polemiklere ayıracak vaktimiz yok. Bizim tek derdimiz Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı'nın ihya ve inşasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Akbaşoğlu, devam edin.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı'nın inşa ve ihyasıdır. Bakınız, biz, birileriyle laf yarıştırmanın değil, emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içerisindeyiz, sadece buna odaklanıyor zihnimizi, fikrimizi, gayretimizi sadece buna odaklıyoruz. Geçmişte acı tecrübeler yaşamış bir millet olarak huzur ve istikrarın bizim için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunun hepimiz bilincindeyiz. Milletimize karşı mesuliyet taşıyan herkesten de bu iklime zarar verecek her türlü eylem ve söylemden uzak durmalarını özellikle bekliyoruz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Bozmayın gönül ahengimizi.

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ülkemizin başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak olarak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun temel görevidir. Biz, iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz, bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz siyasi rakiplerimizin zayıflığından değil, aziz ve asil milletimizin desteğinden güç alıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Biz siyasi polemikleri değil, milletimizin ihtiyaç ve beklentilerini merkeze koyuyoruz. Biz enerjimizi iç kavgalara değil, Türkiye'nin geleceğine harcıyoruz çünkü bizim pusulamız millettir, milletimizin huzur, refah, güven ve mutluluğudur. Bizim hedefimiz daha müreffeh, daha güçlü ve büyük, lider ülke Türkiye'dir. Hep birlikte bu anlayışla çalışmaya, üretmeye ve hizmet etmeye devam edeceğiz.

Sözlerime son verirken AK PARTİ olarak, Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşacağımıza olan inancımızı bir kez daha ifade ediyor, Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)