| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün yine bir torba kanunu görüşüyoruz. İçinde varlık barışı var, vergi düzenlemeleri var ama milletin gerçek derdi maalesef yok. Bu ülkenin asıl meselesi kara paraya kolaylık sağlamak değil, geçinemeyen vatandaşın feryadını duymaktadır. Uzun süredir yaptığımız saha gözlemlerinde esnafı geziyoruz, emekliyi dinliyoruz, çiftçiyi dinliyoruz, hayvancılıkla geçinmeye çalışan insanlarımızı dinliyoruz, öğrencileri dinliyoruz; insanların en büyük gündemi geçim derdi. Vatandaş "Kredi kartımı nasıl ödeyeceğim?" "Kiramı nasıl yetiştireceğim?" "Faturamı nasıl ödeyeceğim?" "Bayramda memleketime nasıl gideceğim?" diye düşünüyor ama siz ne yapıyorsunuz? 2008'den bu yana 8 varlık barışı uygulamışsınız, yeni paketle 9'uncu kez varlık barışını getiriyorsunuz. Söz konusu 270 sayılı mini torba kanun bugün buradan geçerse yurt dışından kaynağı belli olmayan para girişine neden olacaksınız. Yıllardır "Bu ülkeye parayı getir, kaynağını sormayız." diyorsunuz. Peki, sonuç ne oldu? Türkiye kara para tartışmalarının merkezi hâline geldi, ülkemiz kırmızı bültenle aranan suç örgütü liderlerinin cenneti oldu; bu yüzden gri listeye girdik, ülkemizde suç faaliyetlerinden elde edilen paralar aklandı. Temiz yatırımcı güven ararken siz uyuşturucu baronlarına, kayıt dışı servet sahiplerine kapıyı açıyorsunuz. Gerçi, Sayın Cumhurbaşkanı para konusundaki görüşlerini 2020'de şöyle açıklamıştı: "Paranın dini yoktur, rengi yoktur, para paradır ve teşekküre layıktır." O yüzden, bu varlık barışınız da bizi maalesef şaşırtmıyor. Hadi, diyelim ki öyle olmasın, gerçekten temiz yatırımcı gelecek olsun. Bu ülkede mahkûmiyet kararı bile olmadan kişilerin malları satılıyorken -Merdan Yanardağ ve Tele1 örneğinde olduğu gibi- yani bu ülkede mülkiyet güvenliği yokken bu ülkeye kim varlığını getirecek?
Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de maaşlı çalışanlar daha maaşını almadan vergisini ödüyor, Anadolu'daki esnaf BAĞ-KUR primini ödeyemiyor, her işlemde denetim baskısıyla karşılaşıyor, maliye esnafın ensesinde âdeta boza pişiriyor, esnafımız vergi borcu altında eziliyor, faiz yükü sürekli büyüyor. Esnaflar odalardan krediye ulaşamıyor, zira borcunu ödeyebilmek için para isteyen esnaftan "Borcu yoktur." yazısı isteniyor. İnsanlar yapılandırma bekliyor ama siz sadece borcun vadesini enflasyon seviyesinin de üzerinde bir faiz oranıyla uzatıyorsunuz. Ancak esnafın ihtiyacı yeni taksit değil nefes almaktır; anaparayı tutup faiz yükünden bu insanları kurtarmak gerekiyor.
Değerli arkadaşlar, vatandaş ekmekten elektriğe kadar her harcamada dolaylı vergi ödüyor. Dolaylı vergi oranı yüzde 65, servetten alınan verginin oranı ise sadece yüzde 1. Milyonlarca insan vergi yükü altında eziliyor ama kaynağı tartışmalı olabilecek büyük finansal varlıklara geldiğinde devletimiz "Parayı getir, düşük vergiyi öde, inceleme yok." diyor. Bu yaklaşım vergi adaletini çökertir. Siz sıradan vatandaşı en küçük işlemde denetlerken büyük servet hareketlerini inceleme dışında bırakırsanız toplumda şu algı oluşacaktır: Dürüst mükellef cezalandırılıyor, kayıt dışı servet ödüllendiriliyor.
Şimdi, soruyorum: 2006 yılında çıkarılan bir kanunla vergi cennetlerine yönelik yüzde 30 stopaj hükmü getirildi ama aradan yirmi yıl geçtiği hâlde bu vergi cenneti ülkeler hâlâ açıklanmadı. Neden açıklanmadı? Yoksa kayıt dışı elde ettikleri kazancı yurt dışına kaçırıp vergisini ödemeyen sermayedarlar ülkeye parasını tekrar geri getirip yüzde 0 ila yüzde 5 oranında düşük vergi mi ödeyecekler?
Sayın milletvekilleri, önümüzdeki hafta Kurban Bayramı, AK PARTİ iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşıyla 1,5 küçükbaş kurbanlık alınabilirken bugün yarım kurbanlık bile zor alınıyor. Bugün asgari ücretli bırakın kurban kesmeyi memleketine gidebilmenin hesabını yapıyor, otobüs biletleri servet olmuş, uçak biletleri lüks olmuş. Hep varlıklılarla barışıyorsunuz, bir kere de emeklilerle barışın, asgari ücretlilerle barışın, bir kere de işsiz gençlerle barışın, küçük esnaflarla barış.
Bakın, Artvin'de vatandaşa sosyal medyasında sofrasını paylaş diye 3 milyon lira ceza kesiyorsunuz, şimdi de bu barışla bunun katbekat fazlasını kaçıranlara kapıları açıyorsunuz; yapmayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Devam edin.
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL (Devamla) - Kurban Bayramı geldi, gelin vatandaşı kurban etmeyin diyoruz. Bu hâliyle, bu kanun teklifine ret oyu vereceğimizi söylüyoruz. Tüm milletimizin bayramını şimdiden kutluyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)