| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, klasik bir torba kanun ve AKP klasiğiyle karşı karşıyayız. Bu torba kanundaki 10'uncu madde belki de bu kanunun içerisindeki en kritik ve en önemli maddelerden bir tanesi gibi gözüküyor çünkü maddenin ruhunu taşıyan özelliğe sahip olduğu, içeriğiyle ilgili açıkça ortaya koyulması gereken boyutu var. Şimdi, öncelikle şunu söyleyelim: Bunun ilk kez olan bir durum olmadığını biraz önce konuşmacı arkadaşlarımız da söylediler, sanırım 8'incisini ya da 9'uncusunu gerçekleştiriyoruz. Ancak özellikle uluslararası bilim insanları ve ekonomistler bu tür yöntemlere acil durumlarda, kriz dönemlerinde devletlerin başvurabileceğini ama istisna olacağını söylemiş olmalarına rağmen, Türkiye'de neredeyse iki yılda bir, 2008 yılından bu yana buna başvurulmuş durumda. Buradan şu anlaşılıyor ki AKP sürekli bir kriz politikası üretiyor, olağanüstü koşullar içerisinde olması gereken kuralları sürekli tekrar ediyor ancak bundan sonuç alamadığını görmesine rağmen tekrar başvurmasının sebebini de gerçekten anlamak zor gözüküyor.
Ama şunu söyleyelim: Bu yöntemlerle Türkiye'nin ekonomisini düzeltmeniz mümkün değil. Türkiye öncelikle güven anlamında sağlıklı bir ekonomiye ve sağlıklı bir sisteme kavuşamadığı sürece, hukuk sistemi sağlıklı bir şekilde yürütülemediği sürece kimsenin buraya sağlıklı bir şekilde parasını getirmesini ve güven içerisinde siyasetin ve ekonominin sürdürülmesini, ticaretin sürdürülmesini sağlamayacağının açıkça görülmesi gerekiyor ancak maalesef böyle bir anlayış söz konusu değil ve ısrarla ve inatla aynı yöntem devam ettirilmeye çalışılıyor.
Şimdi şunu söyleyelim. Öncelikle, bu madde içerisinde açıkça söylenen bir durum var, o da şu: Hiçbir şekilde Türkiye'ye gelen parayla ilgili soruşturma yapılmayacak, sorgulanmayacak, nereden geldiği söylenmeyecek ve aynı zamanda vergi muafiyetine de tabi tutulacak. İki yıl istedikleri fonda tutarsanız da kendi sermayenize katmanız konusunda herhangi bir engel yok yani şu demek isteniyor bizim gördüğümüz: Usulsüz, yolsuz her türlü kara para politikalarını yurt dışına kaçırabilirsin, sermayeni orada biriktirebilirsin, o parayı istediğin zaman bu ülkeye getirebilirsin, senden vergi almayacağız, istediğin şekilde de hareket edebilirsin denmek isteniyor.
Burada şunu söylemekte fayda var diye düşünüyoruz. Bu ülkede, Kıbrıs'ından, Karadağ'ından çeşitli şekillerde mafyanın ticaret yaptığını, uyuşturucu ticareti yaptıklarını, buralarda bu işleri becerdiklerini ve aynı zamanda bu ülkeye ne kadar zarar verdiklerini görüyoruz.
Son zamanlarda özellikle popüler sanatçı veya başka türlü insanlar üzerinden, uyuşturucu kullananlar üzerinden yapılan operasyonlar görüntüyü kurtarma mıdır yoksa gerçek anlamda uyuşturucu baronlarının sorgulanmasının yapılmadığı bir yerde, kimsenin yakalanıp hukuka teslim edilmediği bir yerde bu yöntemlerle yapılmış olan bu kara para politikasını aklamaya mı çalışıyorsunuz? Bizim aklımıza gelen budur, başka türlüsünü izah etmek de mümkün gözükmüyor. Burada ismi geçen eski İçişleri Bakanları dâhil olmak üzere, Kıbrıs gibi, Karadağ gibi kuralsız bir şekilde ticaretin yapıldığını ve neredeyse gemilerle yapılmış olan ihracatların sonuçlarının Türkiye'ye geri dönülmesinin sağlandığı bir döneme girildiğini anlıyoruz.
Elbette, bir seçim takvimi içerisinde olduğumuz gerçekliği de var ancak Türkiye ekonomisini bu şekilde yapamazsınız ve Türkiye'deki mevcut sistemi de bu şekilde gerçekleştiremeyeceğizin altını çizmek istiyorum. Bakın, OECD ülkelerini Türkiye'deki mevcut vergi sistemine göre kıyaslarsak neredeyse bizim ülkemizde 65-70 olan dolaylı vergi alma biçimi başka ülkelerde yani OECD ülkelerinde yüzde 30 ve 35'lerde. Keza şu andaki mevcut her ay harcadığımız paradan, aynı zamanda çalışanlardan daha cebine girmeden alınan vergilerle kıyasladığımızda, bu kadar dolaylı verginin hukuksuz ve adaletsiz bir şekilde alındığı bir yerde gerçek anlamda adaleti yani vergi adaletini sağlamanız mümkün değil. O nedenle gelin, bunlardan vazgeçin, sağlıklı bir ekonomiye ulaşılmak isteniyorsa, bu ülkede vergi adaleti gerçekleştirilmek isteniyorsa çok olandan, çok kazanandan çok; az kazanandan az vergi alarak bu mevcut adaletsiz vergi sisteminin değiştirilmesini sağlayın. Bu ülkedeki huzuru gerçekleştirin ve emlak barışı değil, gerçek anlamda ülkedeki barışı sağlama konusunda adalet sistemini, hukuk sistemini, vergi sistemini güncelleyin. Böyle olursa elbette bu ülkede biz her türlü desteği vermeye razıyız ancak böyle olmadığı bir yerde bu mevcut koşullarda bu maddeye oy vermemiz, destek vermemiz mümkün değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Tam aksine adaletsizliği aynı zamanda meşruiyeti ortadan kaldıran, kuralsızlığı normalleştiren, normların ortadan kaldırıldığı bir sistemi desteklememiz mümkün değil. Bir an önce artık dünyaya da daha fazla rezil olmayın, neredeyse gri listeye tekrar girmeye sebep olacak bu yasal düzenlemenin aslında bu iktidarın lehine değil, aleyhine olduğunun da farkında olması gerektiğini düşünüyoruz. Uluslararası sistemde bir kez daha güvensiz, kuralsız bir ekonomik modelin varlığını teyit eden bir yasal düzenleme kimsenin lehine değil, bu ülkenin lehine değil, ayrıca sizin de lehinize olduğunu düşünmüyoruz. Buradan bu yasanın bir an önce geri çekilmesini istiyoruz.
Kolay gelsin, sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)