GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 10'uncu madde üzerine grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Aslında "varlık barışı" diye bildiğimiz bu yasanın adını "denize düşen yılana sarılır" yasası olarak değiştirsek belki daha makul bir noktaya taşımış oluruz. Biliyorsunuz, 1826 yılında II. Mahmut'un Rusya'ya karşı "Denize düşen yılana sarılır." ifadesiyle beraber literatüre, siyaset diline böyle bir kavram gelmişti. Şimdi de tam anlamıyla bu yasa denize düşen yılana sarılır yasasıdır.

Değerli arkadaşlar, dindarlar dindarlıklarını ancak icraatlarıyla ortaya koyarlar. Dindarların iktidarın da gelir dağılımı adalet ortadan kalkmışsa, adalet bozulmuşsa 2002 yılındaki orta sınıf tamamen ortadan kaybolmuş, bugün artık ultra zenginlerden bahseder noktaya gelmişsek ortada net olarak bir problem olduğunu görmemiz gerekir. Her gün bahis, kara para, uyuşturucu operasyonları yapılıyor. Siz bu kanunun bu operasyonu yapan Emniyet yetkilileri üzerinde oluşturduğu hissiyatın ne olduğunu hiç ölçtünüz mü? Bir taraftan "Bu operasyonlar yapılsın.", diğer taraftan "Yurt dışına bu amaçla götürülen ne kadar para varsa Türkiye'ye gelsin." diyorsunuz. Ayrıca maddede şöyle bir tabir var, diyor ki: "Vergiye gönüllü uyumun artırılması hedefi doğrultusunda." Şimdi gerçekçi olalım; böyle bir yasa, böyle bir varlık barışı yasası gerçekten vergiye gönüllü uyumu mu, yoksa vergiden kaçışı mı, vergiyi tamamen dikkate almamayı mı beraberinde getirir? Değerli arkadaşlar, Türkiye'de en az 30 milyon dolar serveti olan ultra zengin sayısı son beş yılda 2.174'ten 4.208'e çıkmış. Bir daha söyleyeyim isterseniz: Ultra zengin yani 30 milyon dolardan fazla parası olan insanlar. Şimdi bu yüzde 105 artmış, gelir dağılımı adaletsizliği en zengin yüzde 20'lik kesim toplam gelirin yüzde 48'ini alırken en yoksul yüzde 20'lik kesim de sadece yüzde 6,4 alır olmuş. Şimdi dindarlar icraatlarıyla konuşur dedim ya yani yirmi beş yılın sonunda ultra zenginlerin sayısını 2 kattan fazla artıran, buna üstelik de gelir dağılımı adaletsizliği bozulduğu için fakir kesime sadece yüzde 6,4 pay verdikten sonra varlık barışı gibi bir yasayla Parlamentonun önüne gelmenin ne anlama geldiğini bir kere daha düşünmenizi istiyorum. 2025 yılında -buralarda konuştuk- 1 trilyon 950 milyar lira faiz ödemesi kararı alındı. Şimdi, 2026 yılında, içinde bulunduğumuz bu yılda 2 trilyon 742 milyar lira faiz ödeyeceğiz.

Arkadaşlar, bu 8'inci varlık barışı; 2008, 2013, 2016, 2018, 2019, 2020, 2022. Sayın Mehmet Şimşek bu 8'inci varlık barışının altına imza atarak bundan önce 2 tane attığı o varlık barışı yasalarıyla beraber maalesef kendi hanesine bir eksiyi daha yazdırdı.

Şimdi, değerli arkadaşlar, sürem bitiyor ama şunları ifade edeyim size: Bakın, Amerika, bu tür meseleler için yurt dışından para getirenlere "Ancak paranı getirdiğinde gerekli cezaları ödersen ben senin hakkında herhangi bir kovuşturma yapmam." diyor. Birleşik Krallık da "Doksan gün içinde eksiksiz beyan yapmak ve tüm geçmiş vergi, faiz ve cezaları ödemek zorundasın." diyor. Almanya "Yüzde 100, eksiksiz ve hatasız beyanda bulunacaksın, zamanında ödenmemiş tüm vergileri ve yıllık yüzde 6 bileşik faizi ödeyeceksin." diyor. Fransa "2018'den itibaren düzeltici beyanlar dosya bazında vergi dairesine yapılacak ve aylık yüzde 0,40 gecikme faizini ödeyeceksin ki ben, senin bu noktadaki hatanı, bu noktadaki yurt dışında bulunan gelirini bu arada kayıt altına alayım." diyor.

Arkadaşlar -yani bunu nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum ama- şimdi bu varlık barışıyla ilgili kanun ilk göz önüne geldiğinde ve 8'incisini konuşmaya başladığımızda inanın dedim ki acaba bu arkadaşlar böyle bir kanunun altına nasıl imza attı, nasıl imza attı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Yurt dışından para gelecek, üç yıl Türkiye'de mükellef olmayan insanlara yirmi yıl gelir vergisi sorgulaması yapılmayacak, bu paranın kaynağının ne olduğu bilinmeyecek, uyuşturucu parası mıdır, kara para mıdır, başka paralar mıdır; bilmiyoruz. Hiçbir akıbet sorgulaması olmayacak "Yeter ki para gelsin." diyeceğiz, bir de "31 Temmuz 2027 yılına kadar getirirsen sorun yok." diyeceğiz. Biraz önce milletvekili arkadaşımız dedi ki: "Her varlık barışından sonra bir seçim kararı alınmış." Arkadaşlar, eğer seçime dönük bir adım olarak varlık barışını getiriyorsanız emin olun bu varlık barışı da sizi kurtaramaz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)