| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, bir torba kanun klasiğiyle karşı karşıyayız.
7 ayrı kanunda değişiklik yapan, usulü zayıf, hiyerarşisi bozuk ve ne yazık ki toplumun geniş kesimlerinin değil, dar, imtiyazlı bir grubun ihtiyaçlarına göre terzi işi dikilmiş bir metni tartışıyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonunda bu teklifin ne kadar aceleye getirildiğini, anayasal ilkelere nasıl aykırılıklar barındırdığını şerhimizde tane tane anlattık ancak görüyoruz ki "Ben yaptım oldu." anlayışı burada da hakim. Bu maddeyle Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme yapılıyor. İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren kurumların transit ticaret kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarıyorsunuz. Yetmiyor, İstanbul Finans Merkezi dışındakiler için de bu oranı yüzde 95'e yükseltiyorsunuz. Bakın, bu düzenleme kâğıt üzerinde ihracatı teşvik gibi görünebilir ama işin şekli öyle değil. Siz, burada Türkiye'yi üretimin, sanayinin merkezi değil, vergiden kaçınmanın, denetimsiz sermaye transferlerinin merkezi hâline getiriyorsunuz. Türkiye'de bir sanayici bin bir zorlukla üretim yapıp yüzde 25 kurumlar vergisi öderken sadece bir ofis tutup transit ticaret yapanlara "Hiç vergi vermeyin." diyorsunuz. Bu, Anayasa’nın 73'üncü maddesindeki herkesin mali güce göre vergi ödemesi ilkesine darbe vurmak değil midir?
Değerli arkadaşlar, bir kanun teklifi gelirken bunun devlete maliyeti hesaplanır ama etki analizinin hemen her satırında "Maliyet etkisi ölçülememiştir." "Veri bulunamamaktadır." ibareleri var. Kendi getirdiğiniz kanunun bütçeye yükünü ne yazık ki bilmiyorsunuz. Sadece 8'inci maddedeki değişikliğin bütçeye yükü 34 milyar TL. Peki, 7'nci maddedeki bu devasa vergi istisnalarıyla kaç milyarlık vergiden vazgeçiyorsunuz? Bunun cevabı ne yazık ki yok. Esnafın sattığı her üründen, asgari ücretlinin her lokmasından vergi alan iktidar söz konusu imtiyazlı sermaye grupları olunca neden bu kadar cömertleşiyor? 5018 sayılı Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun şeffaflık ilkesi nerede kaldı?
Değerli milletvekilleri, ekonomideki bu öngörüsüzlük sadece vergide değil enflasyon hedefinde de kendini göstermekte. Merkez Bankasının açıkladığı son enflasyon raporu ortada: Şubat ayındaki ilk raporda yüzde 16 olarak ilan edilen yıl sonu enflasyon ara hedefi 8 puanlık bir sapmayla yüzde 24'e yükseltildi, yıl sonu enflasyon beklentisi ise bu hedefin de üzerine çıkarak yüzde 26 oldu. Sizin orta vadeli programda yüzde 16 olarak tuttuğunuz hedefle Merkez Bankasının açıkladığı gerçeklik arasında tam 10 puanlık bir uçurum var. Hedefleriniz ne yazık ki birbirini yalanlıyor. Şunu da net bir şekilde ifade etmek isterim ki bu ülkede geçici olan şey enflasyon değil iktidarın hedefleri, tahminleri ve bitmek bilmeyen vaatleri. Her revizyon aslında bir başarısızlık itirafı. Siz "Enflasyon düşecek." dedikçe rakamlar yukarı çıkıyor, siz "Denge." dedikçe vatandaşın bütçesi sarsılıyor. Enflasyonun faturasını "Fiyat istikrarı." diyerek dar gelirliye, emekliye, asgari ücretliye kesiyorsunuz ama asıl sorun, iktidarın da hedeflerinin de gerçek hayatla bağının tamamen kopmuş olmasıdır. Artık ne enflasyonu ne de sokağın beklentisini yönetebiliyorsunuz, sadece rakamları yukarı yönlü revize ederek bir başarı hikâyesi uydurmaya çalışıyorsunuz fakat kâğıt üzerindeki revizyonlar, tenceredeki yangını söndüremiyor.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ayırımcı ve tutarsız zihniyet yerel yönetimlerimize yaklaşımda da kendini göstermektedir. Az önce bahsettiğim imtiyazlara hizmet anlayışını seçim bölgem Kayseri'den bir örnekle özetlemek isterim: Geçtiğimiz günlerde Bakanlık, Kayseri'de 8 ilçeye toplam 1.975 ton asfalt desteği verildiğini açıkladı. Özellikle inceledim, baktım listeye, ne hikmetse o 8 ilçenin tamamı Cumhur İttifakı belediyeleri. Yine, buradan soruyorum: Kayseri sadece bu 8 ilçeden mi ibaret? Ne vardı o listenin içinde 1 tane de Cumhuriyet Halk Partili belediye olsaydı. Kayseri'de CHP'li belediyelerin hizmet ettiği mahallelerde yaşayan vatandaşlarımız bu devletin vatandaşı değil midir, onlar vergi vermiyor mu? Yolların tozunu yutmaya devam mı edecekler sırf size oy vermediler diye?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın
AŞKIN GENÇ (Devamla) - Vergide adaleti sağlayamadığınız gibi, enflasyonla mücadelede samimi olmadığınız gibi hizmette de adaleti sağlayamıyorsunuz. Siz sadece sizden olanı görüyorsunuz ama bilesiniz ki halkımız bu ayrımcılığı da bu tutarsız hedefleri de not etmekte.
Değerli milletvekilleri, sözlerime son verirken, adalet ve vicdan demişken tarihsel bir acıya daha değinmek istiyorum. Yarın 21 Mayıs, insanlık tarihinin gördüğü en büyük trajedilerden biri olan Çerkez sürgünü ve soykırımının 162'nci yıl dönümü. Yurtlarından, Kafkasya'dan koparılarak büyük acılarla Anadolu topraklarına sürülen, başta seçim bölgem Kayseri'deki Çerkez hemşehrilerim olmak üzere, tüm Çerkez kardeşlerimizin dinmeyen acısını yüreğimizde taşıyoruz.
Bu vesileyle, soykırımda hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor; adaletin, barışın ve insan haklarının hâkim olduğu bir dünya özlemiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)