| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Partimizin belirttiği programlar çerçevesinde zaman zaman yurt dışındaki programlara katılıyoruz, herkes süreci yakından takip ediyor. Bu son ziyaretimde 4 ailede kaldım; bir aile Muşlu, bir aile Vartolu, bir aile Siirtli, bir ailenin şu an aklıma gelmiyor hangi il olduğu. Ailelerin temel talebi: "Biz burada yasaklı durumdayız..." Bir sosyal paylaşım olmuş, biri sosyal medyada paylaşım yapmış, fikir belirtmiş, düşünce belirtmiş, bundan dolayı ülkeye girişi yasaklanmış. Dosya açılmış, dava açılmış, oradaki konsoloslukla iletişim geliştiremiyor, dünyanın problemini yaşıyor. Adıyamanlı ailede kalınca -evdeki kadının abisi otuz yıldır cezaevinde- "Vekilim, kaç gün sonra benim abim kurula çıkacak, otuz yıldır cezaevinde, kurula çıkacak, durumu ne olur acaba?" dediler. Biz de milletvekili arkadaşlarımıza ilettik. İnfazı bitmiş, müebbet almış, otuz yıl yatarı bitmiş. Ne yapılabilir? Günü geldi, o gün kurula çıkan 5 civarında otuz yıl cezaevinde kalan arkadaşın infazı yakılmış, kimisi altı ay uzatılmış, kimisi üç ay uzatılmış, kimisi bir yıl uzatılmış. Şimdi, biraz devlet ciddiyetiyle yaklaşmak lazım. Nerede, dünyanın neresinde bu ülkenin bir vatandaşı varsa, buna karşı -en azından bu sürecin hatırına- cezaevinde kalıp otuz yıl infazı biten insanların en azından tahliyesinin gerçekleştirilmesi gerekmiyor mu? Biraz vicdani, insani, hukuki yaklaşmak gerekmiyor mu? Hukuku işletmek gerekmiyor mu? Maalesef, ağır yürüyor, bu süreç ağır yürüyor. Niye ağır yürüyor bunu belirtmesi lazım Hükûmet yetkililerinin.
Şimdi, İmralı'da hukukun yürütüldüğünü söyleyebilir miyiz? Hukukçular daha iyi bilir, bir İnfaz Kanunu vardır, aile ziyaretleri hangi çerçevede gerçekleşir o İnfaz Kanunu'nda net şekilde yazılır, biz iki buçuk aydır gidemiyoruz ya da heyet ya da avukat; bu görüşler gerçekleşmiyor. Eğer hukuk devletiyseniz gereğini yaparsınız, hukuku işletirsiniz, bazı olumlu şeylerin önünü açarsınız ama şu son dönemde yaşananlar işin ağırlaştığını gösteriyor. Kendi vatandaşlarınıza, vatandaşlarınızın hukukuna saygı gösterirsiniz. Binlerce, yüz binlerce Kürt, aynı zamanda Türk Avrupa'da yaşıyor, hepsi vatandaşınız, milyonları bulan sayı, 3 milyonun üzerinde. Şimdi, bir devlet kendi vatandaşını düşüncesini açıkladığı için ülkeye gelmesi... Eğer Avrupa ülkesinin vatandaşıysa "deport" ediyor, eğer Avrupa ülkesi vatandaşı değilse mahkemeye çıkarıyor, ya yurt dışı çıkış yasağı veriyor ya üç ay, beş ay cezaevine atıyor.
Şimdi, Hüseyin Hocam da burada, akademisyen, entelektüel, insan hakları savunucusu; Vanlı İstanbul Vekilimiz de burada, bence bu işi yürütmek gerekiyor. Cumhurbaşkanımız bugün duygusal bir konuşma yaptı, süreci sahiplenme durumu var, MHP Genel Başkanı süreci sahipleniyor; peki bu sürece ivme kazandırmanın önündeki engel nedir acaba?
Şunu belirteyim: Eğer bir seçim hassasiyetiyle yaklaşılıyorsa "Bize ne götürür, ne getirir." hesabı yapılıyorsa bence bu bir gaflet hâlidir. Yüz yıllık tarihten ve ötesi bin yıllık Kürt ve Türk kardeşliğinden bahsediliyor, bu süreci yürütmemiz lazım.
Şimdi, bir kesim diyor ki: "Devlet ne duruma düştü? Devlet burada şey yaptı." Bir kesim de "PKK teslim oldu." diyor, aslında aynı anlayışa hizmet ediyor, "Devlet ne duruma düştü?" diyor. Devlet ne duruma düştü? Kırk yıllık, devam eden çatışmayı, ölümü, kanı, gözyaşını durdurmak için adım atmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ÖMER ÖCALAN (Devamla) - PKK ve lideri de bu noktada kararlaşmış, çağrısını yapmış, kongresini yapmış, sembolik de olsa silah yakma durumu gerçekleşmiş, "Artık kana, gözyaşına, ölüme son, fikirler çatışsın, düşünceler çatışsın, bu ülkeyi bir üst lige çıkaralım." noktasındadır. Şimdi, devlet mantığı, devlet aklı ya da siyasi iddiası olan akıl kan davasıyla mı hareket edecek, bu yaklaşımla mı yürüyecek? Bunlar yanlış şeylerdir. Halk hazırdır, millet hazırdır, Kürtler hazırdır, Türkler, Aleviler, Sünniler, bu ülkenin tüm farklılıkları hazırdır, devletin, Hükûmetin adım atması gerekiyor. Kanuna ihtiyaç var, yasaya ihtiyaç var, hukuka ihtiyaç var, sadece devlet ve PKK arasındaki bir hukuktan da bahsetmiyorum ben, Avrupa'da yaşayıp ülkesine gelemeyen Kürt'ün hukukuna da ihtiyaç var.
Saygılar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)