| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
CHP GRUBU ADINA CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Varlık barışının Türkiye ekonomisine etkileri ve uluslararası yükümlülükler açısından doğurduğu sonuçların Meclis tarafından araştırılmasıyla ilgili önergeyi verdik. 2008 yılından bu yana 7 tane varlık barışı gelmiş, uzatmayı da sayarsak 8 oluyor, bu da uzatmayla beraber 9'uncu bir varlık barışı Meclis Genel Kuruluna gelen ve Cumhuriyet tarihinden bu yana da 40'ı aşkın vergi affı gelmiş. 2002-2026 yılları arasındaki vergi affı sayısı 15 ve bu vergi affı, vergi barışıyla ilgili de ülke ekonomisine ne kadar katkı sağlamış, bu konuyla ilgili detay bir bilgimiz yok. Örneğin, ne kadar vergi tahsilatı olmuş, ekonomiye nasıl bir katkısı olmuş, ne kadar kaynak girişi olmuş; bu kaynak girişinin ne kadarı üretime, sanayiye, istihdama veya ihracata yönelmiş, ne kadarı faiz giderine gitmiş, ne kadarı bütçe açığının finansmanıyla ilgili kullanılmış; bütün bu kullanımların araştırılmasıyla ilgili bir talebimiz söz konusu. Aynı zamanda, Türkiye'de, biliyorsunuz, 2006 yılında vergi cennetleriyle ilgili kurumlar vergisi mevzuatında bir değişiklik yapılıp yüzde 30 stopaj getirilmişti. Bu stopajdan sonra yirmi yıllık süre içerisinde bu vergi cenneti ülkelerinin listesi açıklanmadı. Şimdi, bu varlık barışıyla beraber oradaki kaynak girişlerinin de mi ülkeye girişi sağlanacak veyahut da mevcut yapı içerisinde Türkiye'deki bazı şirketlerin, bazı sermaye kesiminin yurt dışına çıkardığı kaynakların tekrar bu sistemle yurt içine girişi mi sağlanacak; bunların hepsinin açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Önceki varlık barışlarında şunu gördük: Biliyorsunuz, uluslararası suç örgütü liderleri vardı kırmızı bültenle aranan, kaynağı belli olmayan paraların veya suç gelirlerinin aklanmasıyla ilgili bu vergi barışlarıyla beraber ülkemize çok ciddi girişler oldu. Kırmızı bültenle aranan bu suç örgütü liderleri ülkemizde yakalandı uyuşturucu baronları, kumar baronları gibi; bunların birbiriyle çatışmaları söz konusu oldu. Bu yüzden de FATF tarafından, Mali Eylem Görev Gücü tarafından gri listeye alınmıştık. Birtakım kriterlerini yerine getirerek tekrar bu listeden çıkmayı başardık. Şimdi, bu varlık barışı uygulamasıyla bugün burada görüşeceğimiz, az sonra 10'uncu maddede görüşeceğimiz bu kanun teklifinin bu maddesinin buradan geçmesiyle beraber bu suç örgütleri liderleri ülkemizde daha da çok artacak. Terörizmin finansmanından tutun da suç gelirlerinin aklanmasıyla ilgili kaynakların ülkeye girişi hızlanacak. Bir liste açıklamıştık biz, 20 metreydi. "Bu liste inanın 5 kat kadar artıp yüz metreyi bulacak." dedik, tekrar bunu tekrarlıyoruz ve enflasyonun da artmasına sebep teşkil edecek yani bu varlık barışıyla ilgili ülkenin genel yapısının nasıl bozulduğunu hep beraber göreceğiz. Burada uluslararası finans kesimlerinin ülkeye olan güveni zedelenirse tekrar gri listeye girmemiz durumunda bizim borçlanma maliyetlerimiz artacak, faiz giderlerimiz artacak, CDS dediğimiz riskimiz artacak. Şu anda 245-250 arasında giden bu prime eğer uluslararası foncular, ülkeler yani doğrudan sermaye yatırımını ülkemize getirmek isteyen kuruluşlar bakıp gri liste riskini gördüğü zaman bu paraları buraya aktarmayacaklar, sadece sıcak para olarak değerlendirecekler; dolayısıyla da faiz maliyetimizi yükseltecek. Biz bütçede 2 trilyon 742 milyar faiz gideri öngörüyoruz, ilk dört ayda 1,1 trilyonu aştı ve bu faiz gideri daha da artacak, maliyetler yükselecek.
Bakın, ben size bazı rakamlar vereceğim şimdi. Kamu sektörü faiz ödemesi 2026 sonu itibarıyla -tahmini bir çalışma bu- 4,9 trilyonu bulacak. Bunun 3,98 milyarı bizim bütçede yer alan faiz gideri, hani 2,742 diye tahmin ettiğimiz faiz giderinin 3,98 olması tahmin ediliyor. Merkez Bankasının faiz yükü 1,7 trilyon civarında. Şimdi, burada öngörülmeyen bir de kur farkı gideri var, kur farkı gideriyle ilgili de 1 trilyon 786 milyarlık bir -faiz gideri demeyelim- kur farkı gideri; bir yükümlülük de söz konusu olacak, bunların hepsi maliyet biliyorsunuz. Toplam 7 trilyon 367 milyarlık -yerel yönetimlerle beraber değerlendirirsek- bir faiz maliyetinden bahsediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
CEVDET AKAY (Devamla) - Hani diyoruz ya, bütçemiz faiz, vergi yükü altında, borç yükü altında eziliyor diye, hakikaten bir sarmalın içerisindeyiz, bütçeyi de finanse etmeye çalışıyoruz. Bu kanun teklifinde varlık barışıyla ilgili 10'uncu madde geçtiği takdirde bizim tekrar gri listeye girip bu oranların yükselmesiyle beraber öngörülemeyen ve baş edemeyeceğimiz bir faiz yükü ve borç yükü altında devam edeceğiz. Onun için, bütün bu konuların artısıyla, eksisiyle bu Mecliste, bu Genel Kurulda araştırılmasını talep ediyoruz bu önergeyle de. Bu önergeye de tüm vekillerin desteğini bekliyoruz.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)