GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:14.05.2026

NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 5'inci maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Anayasa’nın 10'uncu ve 73'üncü maddelerine aykırı olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Neden? Çünkü Anayasa’nın "eşitlik" ilkesine, "Vergi ve diğer yükümlülükler adaletli ve dengeli olmalıdır." ilkesine tamamen aykırıdır. Biz bu konuda komisyonlarda önerge verdik fakat bu kabul görmedi tabii ki sizler tarafından.

Şimdi, ne diyor 5'inci madde? "Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen personel için finans merkezlerinde çalışanlar brüt asgari ücretin 5 katı, finans merkezi dışında kalanlar ise brüt asgari ücretin 3 katı tutarında gelir vergisinden istisnadır." diyor. Peki, burada soruyoruz: Neden bir işverene bağlı olarak, bir bordroya bağlı olarak çalışan asgari ücretlilere... Diyeceksiniz ki: "Asgari geçim indirimi veriyoruz ya." Peki, diğer ücretliler? Asgari ücretin üzerinde maaş alan bir bordroya göre çalışan diğer ücretliler asgari ücrete kadar kısım için indirim alırken kalan kısmı için neden gelir vergisi ödüyor? Birinci vergi diliminde yüzde 15, 190 bin; ikinci vergi diliminde yüzde 20'ye... Komisyonda verdiğimiz önergeyi neden kabul etmiyorsunuz? Bilmiyor musunuz ki enflasyon karşısında işçilerin, emekçilerin daha 3'ncü ayda, 4'üncü ayda net ücretleri azalıyor ve işverenler asgari ücret kadar dışındakiler için stopaj ödüyorlar. O bakımdan vergideki adaleti tabana yaymak zorundasınız. Vergide adalet olmalı. İnsanlar dolaylı vergiler dolayısıyla gerçekten çok büyük bir vergi yükü altında eziliyorlar. Ömrünü bu ülkeye adamış olan emekliler var ve dillerinden "Ah!" düşmüyor. En temel hakkımız olan sağlık hakkına bile biz erişemiyoruz. Şehir hastanesinden ben bile iki haftadır randevu alamıyorum. Bir akülü sandalyeye ulaşabilmek için bizim vatandaşlarımız mutlaka bir siyasi tanıdığa ihtiyaç duyuyor. İlaç alamayan emekliler daha karton kutu gibi teneke kutuların içinde... İş yerleri başlarına yıkılmış olan depremzedelere iş yerlerini teslim etmediğiniz için bin yüz doksan üç gündür depremzedeler hayata tutunma mücadelesi veriyor. Bu nedir, biliyor musunuz? Sizin sosyal devlet anlayışınızın itibar sınavıdır bu. Sizin sosyal devlet anlayışınızın itibar sınavı işte getirdiğiniz bu kanun teklifleriyle gün yüzüne çıkıyor diyorum.

Bakın, biz esnaflar için dedik ki -özellikle üreticiler, çiftçiler için- ÖTV ve KDV'nin gerçekten yüzde 1'e, sembolik bir duruma, özellikle petrol fiyatlarındaki artıştan dolayı belli bir süreliğine dahi olsa bir rehabilite sürecine ihtiyaçları var. Buralarda bir indirim yapın. BAĞ-KUR prim borçları ödenemiyor, 7200 güne çekin. Mükellefler gerçekten tahakkuk eden beyannameleri öderken çok büyük zorluklar yaşıyorlar dedik fakat kimse bizi gerçekten duymuyor.

Şimdi, bu varlık barışından birkaç cümle etmek isterim. "Yurt dışında döviziniz, metanız, gümüşünüz, altınınız, neyiniz varsa getirin sizlerden vergi almayalım." Ya, ben bir gün de demek isterdim ki, AK PARTİ iktidarı depremzedelere "Ya, arkadaş, sizin on yıl vergi borcunuzu görmeyeceğim, on yıl boyunca sizden elektrik faturası tahsil etmeyeceğim, on yıl boyunca SSK ve stopaj istemeyeceğim." deseydi ben size burada teşekkür ediyor olacaktım ama siz ne yaptınız? Mücbir sebebi dahi Van'da beş yıl yedi ay uzatmıştınız. "Tarihin afeti" dediğiniz, "104 milyar dolar" dediğiniz maliyetiyle ilgili olarak depremzedelerin ticari hayatının sürdürülebilirliğini asla temel bir ilke olarak kendinize edinmediniz ve Hatay halkı ve Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman halkı gerçekten bunları unutmayacak ve kaygıyla her gün televizyonlardan sizlerin bu yaptığınız politik tercihlerinizi izliyor ve bunlarla ilgili süreci size sandıkta gösterecek. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, tecil konusunda da Komisyonda bazı arkadaşlar kendi meslekleriyle alakalı olmasa da bizim konuştuklarımıza biraz gülüyorlardı da...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

NERMİN YILDIRIM KARA (Devamla) - Tabii ki Başkanım.

Arkadaşlar, 1 milyona kadar olan teminatsız tecil tutarı düşük. Siz diyebilirsiniz ki "Yüzde 98 borç 1 milyonun altında." Fakat deprem illeriyle ilgili bir araştırma yaptınız mı? 1 milyon teminat tutarı yetmeyebilir, dolayısıyla bizim işimize yaramaz. Yani bu varlık barışından dolayı ve özellikle bu tecil işleminin otuz altı aydan yetmiş iki aya çıkarılması... Ben buna olumsuz demiyorum yani taksitlendirme iyidir ama şunu söylemek isterim son söz olarak: Mükellefiyetin kendi irade beyanıyla olsun yani idarenin keyfine bırakılmış olan bir taksitlendirme işlevsiz kalır. Mükellef iki ay öder, 3'üncü ay ödeyemez; ne olacak? Dolayısıyla kendi beyanımızla, mükellefin kendi beyanıyla bir ödeme planı daha anlamlı olacaktır diyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)