GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:14.05.2026

CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu varlık barışı, 9'uncu varlık barışı AK PARTİ'nin iktidarı döneminde. Tabii bunlar zenginleri seviyorlar, parası olanı seviyorlar. Bence barışmanız gereken uyuşturucu baronları, fuhuş çeteleri, faizciler değil, barışmanız gereken, esas barışmanız gereken esnafı, yoksulu, asgari ücretlisi.

Değerli arkadaşlar, bugün izlediniz mi bilmiyorum, Merkez Bankası 2026 yılı sonu enflasyon hedefini yüzde 26 olarak açıkladı. Bunun ne anlamı var? Ben size söyleyeyim: Burada büyük bir sahtekârlık var, büyük bir üçkâğıtçılık var. Niye? Aynı Merkez Bankası 2026 yılı için geçen yıl enflasyon hedefini yüzde 12 olarak açıklanmıştı. Ne demek? Yüzde 12'ye göre memura, asgari ücretliye zam verildi. Şimdi ne oldu? Yüzde 26. Peki, Merkez Bankası ya da ekonomi yönetimi enflasyonun yüzde 12 olacağına inanıyor muydu? İnanmıyordu. Niye yüzde 12 olarak açıkladı? Çünkü o fakir fukaranın, asgari ücretlinin, memurun maaşını düşük tutmak için yani bir üçkâğıt var, bir kapkaç var. Bakın, bunu sokakta yapsa birisi, birisinin cebinden para alsa cezaevine atılır. Açık bir kapkaçla, açık bir sahtekârlıkla, açık bir üçkâğıtla karşı karşıyayız. Buradan söylüyorum, memur sendikalarına, işçi sendikalarına çağrı yapıyorum: Çıkın sokağa ve hakkınıza arayın, biz yanınızdayız. Çıkın sokağa bu üçkâğıtçılığa, bu sahtekârlığa bir hesap sorun. Bunlarla ilgili, bu üçkâğıtla ilgili, bu hırsızlıkla ilgili bence suç duyurusunda bulunun; suç duyurusunda bulunun, gerçi savcıların bugünlerde çok yoğun işleri var biliyorsunuz, suç duyurusunda bulunun, bunun hesabını sorun.

Değerli arkadaşlar, memleketin gerçek sorunu yoksulluk, açlık, işsizlik. Bakın, millet aç, aç; millet aç. Varlık barışını kendi vatandaşınıza yapmıyorsunuz. Değerli arkadaşlar, herkesle savaş hâlindesiniz. Bakın, emeklisi, asgari ücretlisi, memuru yokluk içinde; işçisi, Bağ-kurlusu, memuru toplam 25 milyon 880 bin kişi; emekli, dul, yetim 17 milyon 62 bin kişi yani yaklaşık 43 milyona yakın insan maaşla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. 7 milyon emekli 20 bin lira alıyor. Bir de dul, yetim var arkadaşlar, hep 20 bin lirayı söylüyoruz. Dul, yetimler maalesef bırakın 20 bin lirayı 10 bin lira alan, 12 bin lira alan dul, yetim var. 4 milyon 441 bin dul, yetim değerli arkadaşlar, 5 bin, 10 bin, 15 bin gibi maaş alıyor yani yoksulluğun dip noktasındayız. 9 kez varlık barışı getirildi ama seçimlerde seçimi kazanmak için söz verdiğiniz her şeyi unuttunuz. Ne söz verdiler? Tüm memurlara 3600 ek gösterge sözü verdiler, 150 bin taşerona kadro sözü verdiler. Koca koca "tweet" attılar, ne dediler? Ve utanmıyorlar şimdi. Bakın, ben konuşurken de utanmıyorlar, yüzleri kızarmıyor. Değerli arkadaşlar, dediler ki: "Memura seyyanen zam veriyoruz." Değil mi, hatırlıyor musunuz? "Memura seyyanen zam veriyoruz." dediler, "Aynısını memur emeklisine de seyyanen zam vereceğiz." dediler. "Memur emeklisine de seyyanen zam vereceğiz." dediler. Bazen memurlar "tweet" yazıyor, bazen mesaj yazıyorlar "Bu hakkımızı arayın." diye. Hakkınızı arıyoruz memur emeklileri. Bu üç kağıtçılığı yapanlara, bu sahtekârlığı yapanlara karşı hakkınızı arıyoruz ama siz de biraz hakkınızı arayın, siz de biraz hakkınızı arayın. (CHP sıralarından alkışlar) Zaten ölümle burun burunasınız. Bunlar size bir şey mi yapacaklar? Korkmayın, çıkın sokağa ve hakkınızı arayın.

Değerli arkadaşlar, bakın, Kurban Bayramı ne zaman? Haftaya değil mi? Yaklaşık on gün sonra Kurban Bayramı geliyor. Bizim çabamızla emekliye bir bayram ikramiyesi verildi. O zaman asgari ücret 1.603 TL iken emekli ikramiyesi bin TL'ydi yani asgari ücretin tam yüzde 62'siydi. Şimdi, asgari ücret ne kadar? 28 bin küsur. Peki, ne olması lazım yüzde 62'ye göre hesaplarsan? 17.300 TL olması gerekiyor. 2018'de bin TL'lik ikramiyeyle ne alınıyormuş, şimdi ne alınıyor; onlara kısaca bakalım. Bakın, 2018'de bin TL'yle 35 kilogram dana eti alıyormuşuz, şu anda 4 kiloya düşmüş. 76 kilo tavuk eti alıyormuşsunuz, şimdi, 17 kiloya düşmüş. 3.225 tane yumurta alabiliyormuşsun, şu anda kaça düşmüş? Maalesef 286'ya düşmüş değerli arkadaşlar. Bakın, dana etine göre hesaplarsan emekli bayram ikramiyesinin 32.900 TL olması lazım. Yumurtaya göre hesaplarsan da 45 bin TL olması lazım. Öyle bir yoksullukla karşı karşıyayız ki geçen bir rapor açıklandı; o raporda, değerli arkadaşlar, emeklilerin yüzde 66,3'ü borçlu, yüzde 98'inin kredi kartı borcu var, yüzde 89'unun çalışmadan geçinmesi mümkün değil ve emeklinin yüzde 98'inin bir tatile gitme ihtimali yok. Emeklinin yaklaşık yüzde 75'i, değerli arkadaşlar, çocuğundan, torunundan harçlık alarak geçimini sağlıyor.

Şimdi, buradayız. Bakın, varlık barışını kiminle yapıyorsunuz? Kara paracılarla, kayıt dışıcılarla yapıyorsunuz, değil mi? Kayıtta olmayan paralarla varlık barışı yapıyorsunuz. Size bir çağrı yapayım: Gelin, emekliyi bir sevindirin; asgari ücret veremiyorsanız 2018'de verdiğiniz paranın oransal olarak aynısını verin. Gelin, 17.306 lira verin. Bakın, biz buna hazırız. Biz buna hazırız ama verecek misiniz? Vermeyeceğiz çünkü emekliyi düşünen bir iktidar karşımızda yok.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bakın, birçok sonucu sizlerle paylaşıyoruz. Yapılandırma diye bir şey var. Değerli arkadaşlar, buradan tekrar söylemek istiyorum yapılandırmayla ilgili: Maalesef, millet yapılandırmadan sizin beklediğinizi anlamıyor; hele hele deprem bölgesi gibi, Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş gibi iller. Bu mücbir sebep süresi de maalesef bitti. Millet sizden yapılandırma olarak ciddi bir yapılandırma bekliyor; esnafı, KOBİ'si çok ciddi şeyler bekliyor.

Bakın, ben Malatya'yla ilgili birkaç rakamı sizlerle paylaşayım da ekonominin ne durumda olduğunu lütfen görün. Malatya'da yaklaşık 3 bin firma hâlâ 21 metrekare konteynerde hizmet veriyor, kalıcı iş yerlerine geçişler başlamadı, ticaret konteynerde hâlâ devam ediyor, bir tane dükkân teslim edilememiş; Sayın Yenişehirlioğlu, bilginiz olsun, bilginiz olsun.

BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU (Manisa) - Bak, başladın yine!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, üç yılda Malatya Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 752 firma kapanmış durumda. Mücbir sebep süresinin sona ermesiyle başlayan vergi ödemeleri, KOSGEB tarafından sunulan deprem kredilerinin ödemeleri küçük ve orta işletmeleri maalesef zorluyor. TÜİK verilerine göre, deprem sonrası Malatya'da 103 bin kişi başka şehirlere göç etmiş durumda ve gidenlerin büyük bir kısmı da nitelikli personel, nitelikli eleman. Organize Sanayi Bölgesi her gün üretimde kan kaybetmeye devam ediyor. TOBB'un hazırladığı raporlara göre, 6 Şubattan bugüne Malatya OSB'de üretim kapasitesi -değerli arkadaşlar- yüzde 32 düşmüş durumda. Fabrikalar birer birer kapanıyor, deprem öncesi 403 olan fabrika sayısı 2025 yılı sonunda 317'ye gerilemiş durumda. Yeni yatırımcı gelmiyor, gelemiyor. OSB'lerde arsa fiyatları çok yükseldi; 200 bin TL olan dönüm fiyatı 2 milyon 500 bin TL'ye yükselmiş durumda. Ayrıca tekstil Malatya'daki istihdamın yüzde 52'sini karşılıyor ama maalesef tekstilin kaybı ise 15 bin civarında, sürekli bir kayıp yaşamaya devam ediyoruz ama değerli arkadaşlar, bu sözü diyen kimse yok.

Bir de hepinizin vicdanlarına seslenen bir şeyi ifade etmek istiyorum, her gün onlarca mesaj alıyoruz. Değerli arkadaşlar, kiracıları kimse duymuyor. Bakın, kiracılar sanki yokmuş gibi davranıyor insanlar. Haziran ayı içerisinde konteynerlerin boşalacağı, konteyner kentlerin kapatılacağı söyleniyor. Konteyner kentte yaşayan, çoluğu çocuğu olan, bebeği olan, yeni doğum yapmış olan, öğrencisi olan kiracılar kara kara düşünüyor "Biz ne yapacağız?" diye. Bakın, buradan hem Hükûmete çağrı yapıyorum, gerçi Hükûmet yok ama eğer ulaşabilirse Sayın Yenişehirlioğlu bakanlara, eğer görüşme imkânı olabilirse, randevu alma imkânı olabilirse. Sayın bakanlar, örneğini Nilgün Ök'e de söylüyorum.

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Sen kendine söyle, bizim şahsımıza bir şey söyleme.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Nilgün Hanım, bakın, siz Denizli'de iş kadınısınız, sizin tuzunuz kuru olabilir ama vallahi billahi Malatya konteyner kentlerde insanlar perişan, konteyner kentlerde kiracılar perişan, zor durumdalar. Bakın, Gülcan Hanım'ın da köyüdür, oraya da maalesef el koydular, oradaki konutta yaşayan insanların da durumu iyi değil. Bir tane sosyal anlamda bir şey yapılmamış, insanların çoluklarının çocuklarının gidebileceği bir şey yok, bunları ifade etmek istedim.

Hafta sonu, cumartesi günü de Malatya Yeşilyurtspor'un bir maçı var. Umarım Malatya'da bu kadar zorlukların yaşandığı bir dönemde Malatya Yeşilyurtspor'umuz 2. Lig'e çıkar ve depremdeki o yaşadığımız acıları bir nebze olsun azaltır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLCAN KIŞ (Mersin) - İnşallah.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Depremzedelerin sorunlarını, Malatya'nın sorunlarını anlattık, ben hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)