GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:94
Tarih:13.05.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (Antalya) - Sayın Başkan, sayın vekiller; herhâlde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihine bakacak olursak, yakın tarihte dâhil olmak üzere, son derece önemli bir konuyu içeren tartışmaların yapıldığı ve çözüm yollarının konuşulduğu, değerlendirildiği tarihî bir Komisyon oldu aslında Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu. Sonunda bir rapor yazıldı, 18 Şubat'ta şu elimde görmüş olduğunuz rapor çıktı bu Komisyonun çalışmalarının sonunda ve son derece değerli önerilerde bulundu. Raporda eksikler yok muydu? Var. Raporda yanlışlar yok mu? Olabilir. İtirazlarımızı dile getirdik zaten ama sonuç olarak üzerinde anlaştığımız bir rapor çıktı. Özellikle 6'ncı ve 7'nci bölümleri açısından baktığımızda yapılması gereken hukuki ve siyasi düzenlemeleri içeren bir rapor olarak karşımıza çıktı. Dolayısıyla, bu Komisyon tarihseldir, bu Komisyon çok önemli bir işleve sahip olmuştur ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümü yönünde ilerlemesini sağlayacak bir zemini gerçekten oluşturmuştur; bunu söylemek istiyorum.

Şimdi, bu raporun -zamanımız kısıtlı olduğu için birkaç noktaya daha değineceğim- 37'nci ve 38'inci sayfalarında yani 6'ncı bölüme dair olan sayfalarda der ki: "Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir." Yine, 38'inci sayfada "Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır." der bu rapor yani hepimizin oy verdiği, Komisyondaki ezici bir çoğunlukla kabul edilmiş raporda bunu söyler. Demek ki şimdi yapılması gereken şey, özellikle 6'ncı bölümde ifade edilen özel yasanın -nasıl değerlendirirsek değerlendirelim biz "barış yasaları" diyoruz- bu yasanın çıkarılmasıdır ilk olarak yapılması gereken ve Meclis bu konuda fazla vakit kaybetmeden, burada ifade edildiği gibi bir sürecin parçası olarak yani bir pedal çevirme metaforundan devam edeceksek pedalın iki tarafının da çevrildiği bir bisikletin gitmesini sağlayacak tempoda bu çalışmaları yapmak gerekir. Bu özel yasa çıktıktan sonra buna bağlı olarak İnfaz Yasası'nda, Terörle Mücadele Yasası'nda, Türk Ceza Yasası'nda ve kayyımları ilgilendirdiği için yerel yönetimler yasasında gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir ve elbette ki AYM ve AİHM kararlarının uygulanması gerekir.

Şimdi, bunların yapılması için fazla zaman kaybedilmemesi gerekiyor. Neden?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Şunun için, bakın, dünyada çatışma çözümlerinin yaşandığı birçok ülke var: İrlanda-İngiltere. Burası İrlanda ve İngiltere değil. İspanya, burası İspanya değil, Uzakdoğu ülkeleri, burası Uzakdoğu değil, biz Orta Doğu'dayız ve Orta Doğu her gün ama her gün yeni sorunların üretildiği bir yer aslında. Dolayısıyla savaşların olduğu, her türlü provokasyonların olduğu bir yerden bahsediyoruz. Her gecikmenin maliyeti Türkiye'de yaşayan bütün insanlar için ağır bir maliyet ortaya çıkarabilir. Bunu birincisi söylemek istiyorum. Dolayısıyla gecikme şansımız yok, gecikmeden hareket etmek gerekiyor.

İki, süreci bozmak isteyenler var, süreci bozmak isteyen küresel ve bölgesel güçler var, onlara fırsat verilmemeli. Süreci bozmak isteyen Türkiye'de sivil ve askerî bürokrasinin içinde ve siyaset alanında güçler var, onlara da fırsat verilmemeli ve bir an evvel bu yasalar çıkarılmalıdır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)