GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:12.05.2026

CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

270 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'yle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, şahsım adına söz almış bulunmaktayım. 15 maddeden oluşan, 7 kanunda değişiklik yapan yine bir mini torbayla karşı karşıyayız. Yine, görüşülmesi gereken tali komisyonda Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda görüşülmemiş. Komisyonunun uzmanlık alanından yararlanılmadan çıkan maddeler var ve Anayasa'ya uygunluk denetimiyle ilgili, İç Tüzük'ün 38'inci maddesine göre Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmamış. 2, 4, 5, 10 ve 12'nci maddeler Anayasa’nın 10'ncu ve 73'üncü maddelerine aykırı yani kanun önünde eşitlik ve vergi yükünün dengeli dağılımıyla ilgili maddeler. Bunlar çok önemli maddeler. Bu maddelere aykırı bir şekilde bu kanun teklifini bugün burada görüşüyoruz maalesef.

Şimdi, muafiyet, istisna ve indirimler bu ülkede belli firmalara yıllardır veriliyor. 2013 ile 2025 yılları arasında 18,6 milyar TL'lik vergi aslı ve cezası silinmiş. Bazı firmalara, yap-işlet-devret projesi yapan ve KÖİ projesi yapan firmalara 130 kez vergi, resim, harç istisna belgesi yoluyla muafiyet, istisna ve indirimler tanınmış. Bu kanunla da yine belirli bir sermaye gruplarına, büyük sermaye gruplarına ve uluslararası şirketlere vergisel avantajlar verilmeye devam ediliyor. Bunlara verilirken kimlere verilmiyor? Ücretlilere, dar gelirlilere, esnafa, çiftçiye, KOBİ'ye maalesef verilmiyor. Bunlar vergi yükü altında ezilmeye devam ediyorlar. Tüketicilerin ödediği vergi yükü yüzde 60, sermaye kısmının ödediği vergi yükü yüzde 2,9. Bakın, esnaflar faiz yükü altında ezilmiş ve artık faaliyetlerine devam edemez durumdalar. 2026 yılının ilk üç ayında 10.591 şirket ve 34 bin esnaf kepenk kapatmış, 75 bin adet karşılıksız çek çıkmış. Bu, Türkiye tarihinde bir rekor, çok ciddi bir sayı; 75 bin adet karşılıksız çekten bahsediyoruz. Bunun sonucunda ne olacak? Eğer bu tempoyla giderse, bu yıl sonuna kadar 60 bin kişi hapis cezasıyla karşı karşıya kalmak zorunda kalacak. Bunların önlemlerinin mutlaka alınması gerekiyor.

Şimdi, ücretliye, dar gelirliye, esnafa bir şey yok derken, şimdi, bu kanunun 1'inci maddesinde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 48'inci maddesinde bir değişiklik yapıyorlar. Devlete olan borçlarla ilgili, tecille ilgili taksit sayısını otuz altı aydan yetmiş iki aya çıkarıyorlar, teminat dışı yapılandırmayı da -Cumhurbaşkanı yetkisiyle 250 bin kullanılıyordu, kanunda 50 bin- 1 milyona çıkarıyorlar. Şimdi, bu hangi esnafın işini görecek, hangi KOBİ'nin işini görecek?

Şimdi, gecikme zammı uygulaması yüzde 44,4 yani aylık 3,7. Buradaki tecil faizi yüzde 39 yani aylık 3,25. E, siz bir taraftan enflasyonu yüzde 32 olarak açıklarken enflasyonun üstünde bir faiz oranıyla, zaten borcunu ödemeyen, kepenk kapatmış, zar zahmet evini geçindirmeye çalışan bir esnafı bu faiz yüküyle nasıl karşı karşıya bırakırsınız? (CHP sıralarından alkışlar) Yani bunun müsebbibi bu Meclisi olacak bu kanun geçerse. O zaman, enflasyon yüzde 32 ise bu faiz ne? Bu tefeci faizi mi? Yani devlet tefeci faizini uygulayabilir mi? Uygulayamaz. Buna bir çözüm bulunması gerekiyor.

Bir taraftan varlık barışıyla ilgili dışarıdan bütün kaynakları içeriye çağırıyorsunuz ama bir taraftan da esnafı ayda 3 kere, yılda 12 kere denetleyip "Acaba vergi kaçırdı mı, kaçırmadı mı?" diye tespit etmeye çalışıyorsunuz. Bütün esnaf dertli, faiz yükü altında ezilmiş vaziyette; çiftçilerin durumu da farklı değil, KOBİ'lerin durumu da farklı değil. KOBİ'ler kredilere, finansmana ulaşamıyor bir taraftan.

Bu kanun teklifinde ihracatçıları desteklemekle ilgili bir düzenleme yapmıştınız, Komisyon görüşmeleri neticesinde olumlu bir gelişmeyle sanayi sicil belgesi alan üreticiler ve zirai üreticiler için yüzde 12,5'a çektiniz, yüzde 25'ten indirdiniz ama 44 tane firma var vergi vermeyen; bu firmaların 37 tanesi sıfır vergi ödüyor, diğerleri 3,6 milyar vergi ödeyecekler. Yüzde 25'ten yüzde 30'a çıkarıyorsunuz, yüzde 5'lik artış 680 milyon gelir getirecek -bunu ben söylemiyorum, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz söylüyor- ama bir taraftan da bu ülkenin yirmi yıllık gelirini bu kanun teklifiyle heba ediyorsunuz, harcıyorsunuz; bu, Anayasa'ya aykırı bir şey.

"Vergide adalet." diyorsunuz ama vergi yükü dolaylı vergiler yoluyla tüketicilerin üstünde. Önerge verdik, "Vergi tarifelerini, vergi dilimlerini, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda ilk dilimi, ikinci dilimi ve devam eden dilimleri artıralım." dedik çünkü yeniden değerleme oranında artırmadığınız için eridi. İlk dilim 190 bin, 330 bin olması gerekirdi; 400 bin olan ikinci dilimin de 828 bin olması gerekirdi. Enflasyondaki erimeyi de dikkate alarak ilk dilimin 1 milyon, ikinci dilimin 1,5 milyona çıkarılmasıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak önerge verdik ama maalesef Plan ve Bütçe Komisyonunda reddedildi. Dar gelirliyi, ücretliyi korumak böyle bir şey mi? Üç ay geliyor, net ücretinde azalma meydana geliyor; beş ay geliyor, tekrar azalma geliyor; bir yıl boyunca 3 maaşı eriyip gidiyor. Bütün bunlar varken bu kanun teklifinde bir sürü maddenin sıkıntılı olduğunu zaten görüyoruz ama varlık barışıyla ilgili bir şey söylemek isterim: Ben Plan ve Bütçe Komisyonunda ve burada 2025 yılı bütçe görüşmelerinde -Sayın Maliye Bakanı Şimşek de burada oturuyordu- bir kırmızı bültenle aranan ve ülkemizde yakalanan suç örgütü liderlerinin listesini açıklamıştım. İlk önce 7 metreydi, sonra 20,5 metrelik bir listeydi bu. Bunlar uyuşturucu baronları, kumar baronları ve bunların bir kısmı Türkiye'de vatandaşlık almış, yurt dışında arananlar Türkiye'ye gelmiş, yerleşmiş. Şimdi, bu varlık barışıyla bu para, bu ülkeye girdiği takdirde -kaynağı belli olmayan bir paradan bahsediyoruz,- bu liste tahmin ediyorum yüz metreyi bulur. Gri listeden yeni çıkmışız, tekrar gri listeye mi girmemizi istiyorsunuz? Eğer bu kanun, bu şekliyle geçerse yarın öbür gün veya gelecek yıl burada çok farklı bir şeyi konuşacağız. Umarım tekrar gri listeye girmeyiz çünkü bu ülkenin zaten hukuk sisteminde ve adaletinde düzensizlikler var, ekonomik sıkıntılar var, istikrarsızlıklar var. Bir taraftan da uluslararası sermayenin buraya kaynak getirmesi için gri listeyle karşı karşıya kalırsak bu kaynak girmez. Sıcak parayla zaten sorun yaşıyoruz, doğrudan yatırımın, doğrudan sermaye yatırımının ülkemize gelmesini istiyoruz ama maalesef bu 10'uncu madde, madde üzerinde de çok kıymetli vekillerimiz daha detay konuşacaklar, buradaki detay sıkıntıları da izah edecekler, tekrar gri liste ve ülkenin kaynak girişinde sıkıntı olacak. Kur korumalı mevduattan yaşanan sıkıntıyı "carry trade" dediğimiz kuru baskılayarak şu anda yönetmeye çalıştığımız sistemle yani sıcak para sistemiyle bu ülkeden bu para çıktığı zaman, kur sıçradığı zaman kur farkı giderlerinin bu borç, anapara ve faiziyle beraber ülke ekonomisine nasıl sıkıntı getireceğini hep beraber umarım görmeyiz. Çünkü insanlar borcu borçla kapatırken, devletin de bu yıl ödeyeceği faiz 2 trilyon 742 milyar olarak öngörülmüşken -bu tempoyla giderse 3,5 trilyonu geçecek- ve kamunun iç ve dış borcu 14,4 trilyonken ve bu borçla ilgili bu borcun vade sonuna kadar ödenecek faiz de 11,4 trilyonken Varlık Fonunun faizi de aynı, Varlık Fonunun da 10,7 trilyon borcu var; bunun 9,6 trilyonu banka kredileriyle ilgili borçlar hem kişiler hem devlet borç, anapara, faiz ve kur farkı gideri içerisinde maalesef bu sarmala girmiş vaziyette ve bu sarmaldan kurtulmak için de bizim alacağımız önlemler, bu kanun teklifiyle ilgili önlemler değil. Gelir dağılımındaki bozukluğu gidermek ve bunu dengeli vaziyete getirmek için dolaylı vergilerin süratle azaltılması, doğrudan vergilerin artırılması gerekiyor, ben burada böyle bir şey görmüyorum, göreceğe de benzemiyoruz maalesef. Yani bu kanun teklifi neyi getiriyor biliyor musunuz? Maaşlı çalışan daha maaşını almadan vergisini ödüyor, küçük esnaf en küçük işlemde denetim baskısıyla karşılaşıyor, vatandaş ekmekten elektriğe kadar her harcamada dolaylı vergi ödüyor, milyonlarca insan vergi yükü altında eziliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, lütfen

CEVDET AKAY (Devamla) - Yani şunu söyleyeyim son olarak: Dürüst mükellef cezalandırırken kayıt dışı servet ödüllendiriliyor. Böyle bir vergi sistemi olmaz, böyle bir maliye politikası olmaz yani bunun süratle düzeltilmesi gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kanunla ilgili de tekrar düşünülmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılmasını buradan tekrar vurguluyoruz. Esnafın faizini kaldırın, dondurun. Odalar ve Borsalar Birliği var, esnafla ilgili konfederasyonlar var, bunların bir sürü gelirleri var, bunlar da iştirak etsin, devlet de iştirak etsin. Faizi dondurup, faizi bir kereye mahsus aşağı çekip bu milleti rahatlatmak, esnafı, çiftçiyi KOBİ'yi rahatlatmak gerekir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)