GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:12.05.2026

CHP GRUBU ADINA KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, Adalet ve Kalkınma Partisinin Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlık alanını tamamen özel sektörün hegemonyasına bıraktı. Hatırlarsanız AKP'nin ilk Sağlık Bakanı şöyle bir şey söylüyordu: "Bundan sonra Sağlık Bakanlığı kürek çeken değil dümen tutan bir Bakanlık olacak, böylece sağlık hizmeti alanındaki etkinliğini azaltacak." Yıllar içerisinde ne oldu? Özel hastane sayısı 2 katına, özel hastanelerdeki yatak sayısı 3 katına çıkmış oldu. Rakamları vereyim: 2002 yılında özel hastane sayısı Türkiye'de 271'di, en son, 2024 rakamı 552. Bu arada, bu, Türkiye'de eşit dağılmıyor biliyorsunuz. İstanbul'dan yola çıkacak olursak özel hastaneler İstanbul'da çok ciddi bir şekilde birikmiş görünüyor. Sağlık Bakanlığının son rakamları şöyle: İstanbul'da Sağlık Bakanlığının hastane sayısı 53. Peki, özel hastane sayısı kaç? 162 yani bir başka deyişle İstanbul özel sektörün egemenliğine terk edilmiş durumda. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde özel hastanelerin yataklarının Türkiye'deki yataklar içindeki oranı yüzde 7,5. Peki, 2024'te ne kadar? 3 katına çıkmış, yüzde 20'yi aşmış; İstanbul'da ise yüzde 36.

Şimdi, özel sektöre bu kadar ciddi bir alan açıldıktan sonra Türkiye nelerle karşılaştı? Süre kısıtlılığı nedeniyle yalnızca bebek ölümlerine değineceğim. Bakın, 2021 yılı, Sağlık Bakanlığının kendi raporu; raporda Sağlık Bakanlığı diyor ki: "Türkiye'de bebek ölümlerinin en büyük çoğunluğu özel hastanelerde gerçekleşiyor." Dolayısıyla her bir toplantıda "Sistemi özel sektöre devretmek, sağlıkta ticaret ölüm demektir." diye söyleyen meslektaşlarımızı çok haklı çıkarıyor. Biliyorsunuz, kamuoyunda "yenidoğan çetesi" diye bilinen olgudan sonra Mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu. Ben o Komisyonun üyesiydim, burada değerli meslektaşlarım da o Komisyonun üyesiydi. Komisyon uzun uzun toplantılar yaptı, saha çalışmaları yaptı, sonuç olarak bazı tespit ve önerilerde bulundu. Bu önerilerin 50'nci sırasında yer alan öneri, özel sektöre çok fazla alan açılmasının yanlışlığını ortaya koyacak şekilde kamu hizmet kapasitesinin güçlendirilmesi önerisiydi. Dolayısıyla, bu önerinin altında iktidar milletvekillerinin imzası var. Bunu şunun için söylüyorum: Böyle olduğu hâlde Sayın Sağlık Bakanı geçenlerde patronların toplantısında "Bugün Türkiye'de özel sağlık sektörünün bütün sektör içerisindeki oranı yüzde 18, biz bunu yüzde 30'a çıkaracağız." diye anlaşılmaz bir hedefi söylemiş oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

KAYIHAN PALA (Devamla) - Değerli milletvekilleri, sağlıkta özelleştirmenin hiçbir yerde kamu yararı oluşturmadığı, toplum yararına herhangi bir olumlu çıktıyı meydana getirmediği bilindiği hâlde Sayın Sağlık Bakanının özel sektörün Türkiye'deki alanını daha da artırma girişimi gerçekten kabul edilemez. Burada, sağlık sermayesine, patronlara daha fazla kazanç getirecek girişimler hastaları daha fazla ölüme terk etmek anlamına gelecek.

Öte yandan, Sağlık Bakanlığı bütçesinin şehir hastaneleri tarafından rehin alınmış olması çok ciddi bir sorunu gündeme getiriyor. Daha önceki konuşmacılar da dile getirdiler, Sağlık Bakanlığı yatırım yapabilmek için mevcut hastaneleri satıyor; kanıtlarıyla geçen gün burada konuştuk.

Son sözümüz şöyle olsun: Özelleştirme hiçbir yarar getirmediği hâlde bu tutumda ısrar edilmesi, bu ülkede hem sağlıkta hizmete erişimi engelleyecek hem de eşitsizlikleri artıracaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)