GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:12.05.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA AYTEN KORDU (Tunceli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün 12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü. Sağlık emekçilerinin en büyük çoğunluğunun olduğu bir alan aslında hemşirelik alanı. Pandemi sürecinde gördük, 6 Şubat depremlerinde gördük; çok büyük bir fedakârlıkla çalıştılar sağlık emekçileri, özellikle hemşireler. Onun için, bu ağır çalışma koşullarında düşük ücretlere rağmen, şiddete, personel eksikliğine rağmen yaşamı savunmaya devam eden tüm hemşirelerin ve sağlık emekçilerinin gününü kutluyorum. Buradan hepsini ayrıca selamlıyor ve onların koşullarının mutlaka değiştirilmesi, sorunlarının çözümü için bu Parlamentonun sorumluluğu üstlenmesi çağrısını buradan tekrar yapmak istiyorum.

Değerli vekiller, sağlık, Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmış, devredilemez temel bir insan hakkıdır ancak ne yazık ki son yıllarda uygulanan politikalarla sağlık hizmetleri kamusal bir hak olmaktan çıkarılmış, şirket mantığıyla işletilen ticari bir alana dönüştürülmüştür. Şehir hastaneleri modeliyle sağlık alanı âdeta bir rant ve kâr alanı hâline getirilmiştir. Kamu-özel iş birliği adı altında yürütülen bu model halkın vergilerini şirketlere aktarmakta, yurttaşları ise müşteri olarak görmektedir. Parası olanın yararlandığı, parası olmayanın hastane hastane gezdiği bir ülkeden bahsediyoruz. Değerli milletvekilleri, bu mantıkla ele alınan hastaneler bir ticarethane değildir çünkü bu mantığın kendisi bir ticarethane mantığıyla işletilmesini getirmekte. Yine, sağlık hizmetleri piyasanın insafına asla terk edilmemelidir. Bugün yoksullar, emekliler, engelliler ve kırsalda yaşayan yurttaşlar sağlık hizmetine ulaşmakta çok ciddi sorunlar yaşamaktalar. Engelli yurttaşlarımız ise erişilebilirlik, sağlık hizmetlerinin yetersizliği, rehabilitasyon hizmetlerindeki eksikler ve ekonomik yük nedeniyle çok daha ağır koşullarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Sağlık hizmeti herkes için eşit, erişilebilir ve ücretsiz olmak zorundadır.

Seçim bölgem olan Dersim'den bazı örnekler vermek istiyorum: Geçen aylarda Sağlık Bakanı oraya bir teftişe gelmişti, orada görüşmeler de yaptı, biz de kendisine Dersim'de ve ilçelerinde yaşanan sağlık sorunlarıyla ilgili kapsamlı bir rapor sunduk. Yurttaşlar teknik ve uzmanlık hizmetleri konusunda çok ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Dersim'de bulunan devlet hastanesinin yetersizliğinden kaynaklı olarak birçok insan Elâzığ'a, Malatya'ya ve Diyarbakır'a gitmek zorunda bırakılıyor. Branş hekimleri eksik, yetersiz bir sağlık altyapısı ve hizmet kapasitesinin eksikliği nedeniyle en temel sağlık hizmetine yurttaşlar maalesef ulaşamamakta ve kilometrelerce yol gitmek zorunda kalmaktalar. Ağır hastalar var, yaşlılar var, engelli yurttaşlar var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

AYTEN KORDU (Devamla) - Dolayısıyla, bu durum ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır.

Başka bir önemli mesele ana dilinde eğitim hakkıdır. Bir anne çocuğunun hastalığını kendi ana dilinde anlatamadığında, doktor onu anlayamadığında doğru teşhis ve tedavi nasıl mümkün olacaktır? Dolayısıyla, sağlık güven ilişkisiyle birlikte yürümelidir, ana dilinde sağlık hizmeti de temel bir insan hakkı olarak mutlaka çözüme kavuşturulmalıdır.

Sonuç olarak, sağlık sistemi şirketlerin değil toplumun ihtiyaçlarına göre mutlaka örgütlendirilmelidir. Sağlık hizmetleri kamusal, ücretsiz, bilimsel, erişilebilir ve ana dilinde bir hizmet olarak mutlaka sunulmalıdır. Halkın yaşam hakkı piyasanın kâr hırsına teslim edilmemelidir diyorum.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)