GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:12.05.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Bugün sosyal devlet ilkesinin en temel yükümlülüklerinden birisi olan çocuk koruma politikasının çocukları nasıl terk ettiğini ve çocuk politikalarının nasıl araçsallaştırıldığını ve bunun nasıl bir mekanizmaya dönüştüğünü detaylı bir biçimde konuşmak isterdik fakat süremiz sınırlı ne yazık ki, o sebeple Sosyal Hizmetler Kanunu ve devlet koruması altındaki çocuklardan sıklıkla bahsedeceğiz. Net şekilde ifade etmek istiyoruz: Bizce çocuk koruma politikaları bir bütündür, dönemsel ve tematik şekilde ele alınamaz, parçalanamaz. O sebeple, devlet koruması altında olan çocuklara karşı devletin sorumluluğu, o çocuğun önüne bir kap yemek koymakla, uyuyacağı bir yatak vermekle, başını sokacağı bir çatıyla sınırlandırılamaz, sınırlandırılması mümkün değildir; aksine, bu uzun bir yoldur ve bu yolun başı, 18 yaşına geldiği gün "Hadi, artık başının çaresine bak." diyerek onu sokağa, yoksulluğa, işsizliğe, geleceksizliğe ve belirsizliğin kucağına itmekle olmaz.

Şimdi, AKP sıralarından vekiller her gün çıkıp burada aile övgüsü yapıyorlar. Onlar ailelerinde 18 yaşına gelmiş çocukları 18 yaşına geldikleri için "Hoşça kal, artık sen 18 yaşına geldin, git başının çaresine bak." diyorlar mı? Kendi çocuğumuza 18 yaşında yapmadığımız muameleyi neden koruma altındaki 18 yaşındaki bir çocuğa yapıyoruz? Bunun kendisinin kabul edilemez olduğunu ifade etmek istiyoruz. Bu ödevden kaçmaktır, bu çocukları, gençleri ne yazık ki risklere açmaktır, onların başına gelebilecek ve dezavantajlarını daha da derinleştirecek ihtimallerin içerisine atmaktır. Zamanında destekleyici çalışmaları yapmamak, her şey olup bittikten sonra daha fazla hapisle, daha fazla yasakla, daha fazla baskıyla ve haklarını kısıtlayarak çözüm aramak ise maalesef ki bir çözüm değildir. Yani şu soruyu sormak gerekir: Gerçekten, gözünüzü dike dike koruma altındaki çocukların haklarına mı diktiniz yani?

Getirilen kanun teklifiyle, devlet koruması altına alınmışsa eğer bir çocuk, beş yıl kalma zorunluluğu getiriliyor. Ya, bir çocuk 16 yaşında devlet koruması altına alındıysa ne olacak? İki yıldan beş yıla bir anda çıkarmak, 2,5 artırmak hangi çocuk koruma perspektifiyle inşa edilmiştir, örülmüştür? Bu kimi koruyor? Bu kimin için getirilmiş? Hangi çocuğun hakkı burada daha da kökleniyor ya da bu haktan faydalanma oranı artıyor? Yok. Burada bir kısıtlamaya gidiliyor ve ne yazık ki kısıtlama bununla da sınırlı kalmıyor. Aslında bir çocuk bir gün dahi devlet koruması altında kalmışsa ona özgü hakların tanımlanması gerekirken bunun sınırını beş yıla çıkarmak ne yazık ki sosyal devlet anlayışının darbelenmesi demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Bir de travma yaşamış çocuklar olarak da ifade etmemiz belki gerekebilir, doksan gün boyunca devamsızlık yapan ve sonrasında bu devamsızlığı gerekçe gösterilerek memur yapılmayan çocuklar var. Yani, bir soru sormak gerekir: Gidecek bir evi olmayan bir çocuğun kurumdan kaçmasının sebebi ne olabilir acaba? Hangi sebep çocuğu buraya itiyor olabilir? Bu sebeplerin araştırılması gerekirken "Sen doksan gün gelmedin ama o doksan gün ne yaptın? Dışarıda hangi çeteyle, hangi yapıyla, hangi suç odağıyla bu süreci kurguladın ya da doksan gün içerisinde seni, evi olmayan bir çocuğu o kurumdan alıkoyan neydi?" sorusunu sormayan akıl ne yazık ki çocuğun memurluğuna, çocuğun geleceğine göz dikmiş durumda. Bunun da kabul edilemeyeceğini ifade etmek istiyoruz.

Son olarak da 30 yaş sınırının bütün gençleri kesen ama bir o kadar da cinsiyetçi, genç kadınları kesen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Devamla) - ...toplumsal cinsiyet eşitsizliği düşünüldüğünde de en genç kadınları etkileyecek bir sorun olduğunu...

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen, genç bir milletvekili olarak sözünüzü tamamlayın.

BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum, çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Elbette bu 30 yaş sınırı hem genç kadınları hem genç erkekleri ortak kesen bir problemken genç kadınların yaşam inşa etmesi ve toplum içerisinde yaşadıkları toplumsal cinsiyet eşitsizliği de eklendiğinde, 30 yaş sınırının özellikle genç kadınları daha çok etkileyeceğini ve devletin koruma altındaki çocukların haklarına göz dikmemesi gerektiğini ifade ederek, altını çizerek hepinizi selamlıyorum.

Başkana teşekkür ediyorum, çok sağ olun. (DEM PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)