| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
AŞKIN GENÇ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 250 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 29'uncu maddesi üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum.
Öncelikle şu temel tespiti yapalım: Biz bugün burada neden 29'uncu maddeyi konuşuyoruz? Çünkü iktidar hukuk devletinin en temel ilkelerini yine bir kenara bırakarak kararnameyle devlet yönetme hevesine devam ediyor. Hatırlayın, 64 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle Millî Emlak kontrolörlerinin müfettiş kadrolarına atanması düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi ise "Memurların atanması, görevde yükselmesi ve özlük hakları münhasıran kanunla düzenlenir. Burası bir hukuk devleti ise yürütme organı yasamanın yetkisini gasbedemez." demişti. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi karşımıza getirilen bu madde aslında bir günah çıkarma çabasıdır ancak bu metni incelediğimizde iktidarın hatasından tam olarak ders çıkarmadığını; yine ayıklayarak, yine mağdur yaratarak bir düzenleme peşinde koştuğunu ne yazık ki görüyoruz. 29'uncu madde Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gereğini tam anlamıyla yerine getirmiyor; aksine, yeni bir adaletsizliğin de kapısını aralıyor.
Değerli milletvekilleri, bu maddenin teknik kısmına dikkat çekmek istiyorum: Düzenleme 16 Kasım 2024 itibarıyla idari görevde bulunan eski Millî Emlak kontrolörlerini kapsıyor; peki, bu tarihten önce feragat ederek veya sistemin zorlamasıyla uzmanlık kadrolarına geçmiş olan yüzlerce yetişmiş denetim elemanının suçu nedir? Onlar bu devletin evladı değil midir? Millî Emlak gibi devletin hazinesini, toprağını, mülkünü koruyan bir yapıda yıllarca dirsek çürütmüş, denetim yapmış, yolsuzlukların üzerine gitmiş bu insanları neden idari görevde olanlar veya olmayanlar diye ikiye bölüyorsunuz? Hukukta eşitlik sadece aynı masada oturanlar arasında sağlanmaz. Hukukta eşitlik aynı hakka sahip olan herkesi kapsadığında adalete dönüşür. Siz burada seçici bir adalet uyguluyorsunuz. Kendi atadığınız daire başkanlarını, genel müdür yardımcılarını kurtarırken, taşrada, sahada çalışan millî emlak uzmanlarını, müfettişlik hakkı elinden alınmış denetmenleri neden görmezden geliyorsunuz? Bu yapılan devlet bürokrasisi içinde bir imtiyaz alanı yaratmaktır, liyakatle gelinen müfettişlik kadrolarını birer siyasi ödül mekanizmasına dönüştürme çabasıdır.
Değerli milletvekilleri, bu teklifin genel ruhuna baktığımızda, aslında 29'uncu maddedeki bu daraltıcı yaklaşımın sebebini de anlıyoruz. Bu torba kanunun içinde belediyelerin yetkileri kısıtlanıyor, bakanlığa sınırsız taşınmaz devri yetkisi veriliyor, Kentsel Dönüşüm Başkanlığına denetimsiz mali güç aktarılıyor yani bir yandan merkezî idareye muazzam bir mülkiyet ve para yönetimi yetkisi verilirken diğer yandan bu mülkiyeti denetleyecek olan kadroların da hakları tırpanlanıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Siz aslında şunu söylüyorsunuz: "Biz hazine taşınmazlarını istediğimiz gibi yönetelim ama bizi denetleyecek olan kadroları da zayıflatalım."
Sayın milletvekilleri, konuşmamın sonunda bu yönetim anlayışının sahada, Anadolu'nun kalbinde yarattığı somut bir sorunu, seçim bölgem Kayseri'yle ilgili önemli bir mağduriyeti dile getirmek istiyorum. Kayseri'nin Yeşilhisar ilçesinde çiftçimizi doğrudan etkileyen çok ciddi bir sulama krizi yaşanmaktadır. Ağcaşar Barajı sulama sistemi yenilenirken Musahacılı, Ovaçiftlik ve Yeşilova Mahallelerimiz maalesef bu yeni sistemin tamamen dışında bırakılmıştır. Bu mahallelerimiz yıllardır bu barajın suyuyla üretim yapmaktadır ancak şimdi "Modern sulama sistemine geçiyoruz." denilerek bu köylerimiz susuz bırakılma riskiyle ne yazık ki karşı karşıyadır. Yeşilhisar'da araziler var, üretim var, dikili fidanlar var ama en temel ihtiyaç olan suya erişim yok. Çiftçimiz ne ekeceğim diye değil elindeki ürünü nasıl kurtaracağım diye kara kara düşünüyor. Geçtiğimiz yıl çok ciddi bir zirai don felaketi yaşayan ve girdi maliyetlerinin altında ezilen çiftçimize bir de devlet eliyle yapılan bu yanlış planlamanın bedelini ödetemezsiniz. Üretimi, emeği ve bölgenin tarımsal geleceğini ilgilendiren bu sorun derhâl çözülmelidir. Buradan yetkililere sesleniyorum: 3 mahallemizin mağduriyeti acilen giderilmeli ve bu köylerimiz sulama sistemine dâhil edilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
AŞKIN GENÇ (Devamla) - Hem bürokrasideki adaletsizlikleri hem de Anadolu'daki üreticinin haykırışını görmezden gelmeyi bırakın, devletin hazinesini koruyan denetçinin de Yeşilhisar'daki çiftçinin de hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Ayrıca, bu vesileyle, 10 Mayıs Pazar günü Anneler Günü, buradan başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizi kutluyorum, ellerinden öpüyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)