GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:07.05.2026

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada, iktidarın yıllardır sürdürdüğü plansız ve öngörüsüz yönetim anlayışını konuşuyoruz çünkü burada karşımıza çıkan tablo artık bir istisna değil, alışkanlık hâline gelmiş bir yönetim pratiğidir. "Geçici" denilerek çıkarılan düzenlemeler sürekli uzatılıyor, başlangıçta konulan süreler ve hedefler birer birer anlamsızlaştırılıyor. Devlet yönetiminde esas olması gereken şey şeffaflık, hesap verilebilirlik ve öngörülebilirliktir. Ancak bugün görüyoruz ki iktidar kalıcı politikalar üretmek yerine günü kurtaran geçici çözümlerle kamu yönetimini sürdürmeye çalışmaktadır. Düzenlemenin ilk hâlinde bu görevlendirmenin beş yıl sonunda sona ereceği belirtilmişti. Şimdi ise hiçbir yapısal değerlendirme olmadan, hiçbir kapsamlı gerekçe ortaya konulmadan süre on yıla çıkarılmaktadır. Bu yaklaşım, mali ve idari planlamayı zayıflatmakta, geçici düzenlemeleri fiilen kalıcı hâle getirmektedir.

Değerli milletvekilleri, bugün burada konuştuğumuz mesele yalnızca bir bütçe tekniği ya da süre uzatım meselesi değildir. Plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve günü kurtarma anlayışının bedelini bu ülkede her zaman vatandaş ödemektedir. Yanlış ekonomi politikalarının, geçici çözümlerle yürütülen yönetim anlayışının en ağır yükünü ise bugün emeklilerimiz taşımaktadır. İşte, tam da bu yüzden dikkatlerinizi iktidarın yıllardır görmezden geldiği milyonlarca emeklinin yaşadığı gerçek hayata çevirmek istiyorum. Bir milletin onurunu yerle bir eden, yıllarını alın teriyle örüp emeklilik günlerini beklemiş milyonlarca insana reva görülen bu tablonun hesabını sormak boynumuzun borcudur. Türkiye'de emekli ikramiyesi hâlâ 4 bin liradır. Bu rakamı söylemek bile insanı utandırıyor. Onlarca yılını bu ülkeye, bu devlete veren insanlara bayram için layık görülen miktar budur. Peki, emeklilerimiz bu bayramda kurban kesebilir mi? Açıklanan güncel piyasa verilerine göre küçükbaş kurbanlık fiyatları 13 bin liradan başlayıp 40 bin liraya kadar çıkıyor. Büyükbaş hisseli satışlarda ise kişi başı fiyatlar 30 bin lira ile 45 bin lira arasında değişiyor yani en ucuz kurbanlık için bile emekli ikramiyesinin 3 katından fazlası gerekiyor.

Şimdi sormak istiyorum iktidar sıralarına: Bu emeklimiz bayramda ne yapacak? "Bayram gelmiş, neyime; anam, anam, garibem" türküsünü mü söyleyecek? Bugün, emekliler pazara çıkarken file değil, hesap makinesi taşıyor. Bir emekli maaşı kiraya mı yetsin, faturaya mı, ilaca mı, gıdaya mı? İnsanlar torununa harçlık vermeyi bırakmış, kendi mutfağındaki eksikleri nasıl tamamlayacağını düşünür hâle gelmiş. Bugün, Türkiye'de milyonlarca emekli yıllarca çalışıp ödediği primlerin karşılığını alamamanın hayal kırıklığını yaşıyor ancak açlık sınırının altında kalan maaşlarla insanlar ay sonunu getirmeye çalışmaktadır. Birçok emekli artık 2'nci bir iş arıyor, pazarda akşam saatlerini bekliyor, en ucuz ürünü alabilmek için kilometrelerce yol gidiyor. Bu tablo, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor çünkü emeklilik, yoksulluk değil, yıllarca çalışıp alın teri dökenlerin insanca yaşam hakkıdır. Devletin görevi de yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanları hayatlarının en kırılgan döneminde korumaktır.

Gelelim BAĞ-KUR meselesine. Sayın Cumhurbaşkanı 2023 seçimleri öncesinde BAĞ-KUR'lulara 9000 prim gün şartını 7200'e indireceklerine dair açık bir söz verdi. Bu sözün üzerinde yaklaşık bin gün geçmiş olmasına rağmen tek bir yasal adım atılmadı. Kendi işini kurmuş, devletten maaş almamış, her ay prim ödemiş bu insanlar emekli olabilmek için yirmi beş tam yıl çalışıp 9000 gün prim ödemek ve 60 yaşına gelmek zorunda. Bu bir teknik düzenleme değil, bu bir adalet meselesidir. Bu iktidar, seçim öncesinde söz verir, seçim sonrasında unutur. Emekliyi oy sandığını hatırlar, iktidar koltuğuna oturduğunda unutur. Bu tabloyu oluşturanlar milyonlarca emeklinin vebalini taşımaktadır. Bu kürsüden açıkça söylüyorum: Emekli ikramiyesi derhâl güncellenmeli, enflasyonla bağlantılı hâle getirilmelidir. BAĞ-KUR'lunun 7200 gün düzenlemesi bu Meclisten bu dönem geçirilmelidir.

Emeklilere, bu millete verilen sözlerin hesabı mutlaka sorulacaktır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.