| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
HASAN TOKTAŞ (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; düzenlemeyle kanuna tabi yapıların zemin ve temel etütlerinin denetlenebilmesi amacıyla Bakanlıkça belgelendirilecek zemin ve temel etüt kuruluşları oluşturulacak, bu etütlerin yalnızca bu kuruluşlarca yapılması sağlanacak. Maddenin dördüncü fıkrasında bir ilde faaliyet gösterebilecek zemin ve temel etüt kuruluşu sayısının Bakanlık tarafından belirleneceğine ilişkin düzenleme aslında ciddi sakıncalar oluşturmaktadır. Bu hükmün hâlihazırda ilgili illerde faaliyet gösteren ve mesleğini icra eden jeoloji mühendislerinin çalışma imkânlarını sınırlayabilecek kazanılmış hakları zedeleyerek fiilî mağduriyetlere yol açabilecektir. Mesleğini icra eden kişilerin sayısı ve piyasadaki fiilî durum dikkate alınmaksızın yapılacak bu tür sınırlamalar ölçülülük ilkesini aşan sonuçlar doğurabilecektir. Kamu yararıyla meslek mensuplarının çalışma hakkı arasında adil bir denge kurulabilmesi için faaliyet gösterebilecek kuruluş sayısına ilişkin düzenlemenin objektif ve koruyucu bir çerçeveye kavuşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda belirlenecek kuruluş sayısının yürürlük tarihi itibarıyla ilgili ilde meslek odasına kayıtlı jeoloji mühendisi sayısından az olamayacağına dair -en azından serbest çalışan kamu kuruluşundakiler hariç az olamayacağına dair- açık bir güvencenin maddeye eklenmesi hem mevcut mesleki istihdamın korunması hem de düzenlemenin hakkaniyetli ve ölçülü hâle getirilmesi bakımından zorunludur.
Sonuç olarak, gerek hizmet bedellerine ilişkin belirsiz ve geniş takdir yetkisi tanıyan hükmün gerekse faaliyet gösterebilecek kuruluş sayısını sınırlayan düzenlemenin bu hâliyle kabulü hukuk güvenliği ve çalışma hakkı bakımından ciddi sakıncalar doğuracaktır. Bu nedenle üçüncü fıkranın son cümlesinin metinden çıkarılması ve dördüncü fıkraya meslek mensuplarını koruyucu nitelikte açık bir güvence eklenmesi yönündeki önerilerimiz yerinde ve gereklidir. Temelde ülkemizde fennî mesuliyet sistemiyle yapı denetiminin yapılması konusunda düzenlemeler getiren 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içine zemin ve temel etütlerinin yerinde denetimini esas alan bir yaklaşımla düzenleyici iş ve işlemlerin yapılması zorunlu hâle getirilmesi gerekirken zemin ve temel etütlerini yapacak kişilere ilişkin sınırlayıcı ve düzenleyici maddelerle binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına yol açacak bu düzenlemenin Jeoloji Mühendisleri Odası önerileri çerçevesinde gözden geçirilmesini ve alt yönetmeliklerde ise bu hususların sahada 1999 yılından itibaren uzmanlaşmış Türk mühendislerinin haklarının korunarak bir beka sorunu olarak gördüğümüz deprem ve benzeri afetlerin risklerini düşürecek, kaliteyi artıracak şekilde düzenlenmesini talep etmekteyiz.
Saygıdeğer milletvekilleri, bu şartlarda sermaye sahibi kişilere şirket kurma hakkı verip buraya da esas zemin etüdünü yapacak olan jeoloji mühendisine ilave olarak jeofizik mühendisi ve inşaat mühendislerini de şirket ortağı en az 1 tane olmak kaydıyla yapılması bir kere akla ve mantığa aykırıdır. Burada sermaye sahibi kişi örneğin bir mühendisi yüzde 1 oranında hissedar yaparak aslında bu jeoloji mühendisliği mesleğini bir nevi öldürmektedir. Böylesi bir durumda gelir kaygısı içerisinde olacak bu meslek mensupları, özellikle gençlerimizin bu mesleği tercih etmemesine iş evrilecek ve zamanla -ki bu söz aslında Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız arkadaşıma aittir- Amerikalı, İtalyan, Kanadalı jeologlara, jeoloji profesörlerine bu milleti gelecekte mahkûm edersiniz. Dolayısıyla, bu yönüyle, bu zemin etütleri konusunda jeoloji mühendislerinin önemsenmesini -bu meslek mensuplarının özellikle 99 depreminden sonra ne kadar önemli olduğunu her birimiz biliyoruz- dikkate alınmasını, Oda tavsiyelerine uyulmasını özellikle iktidardan talep ediyor, heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)