| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
CHP GRUBU ADINA UMUT AKDOĞAN (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; tabii, sosyal medya günümüzde yaşamımızın bir parçası, bir uzvumuz gibi hepimiz günlük hayatta kullanıyoruz. Hele ki televizyonların, gazetelerin, radyoların bu kadar baskı altına alındığı bir dönemde sosyal medya gerçekten hepimizin bir nefes borusu gibi, oksijen kaynağı gibi oluyor. Ancak sosyal medyada iki yönlü bir yanlışlık olduğu kanaatindeyim, Adalet Bakanımızın söylemine göre bir düzenleme yapılacakmış, "Adalet Bakanlığı", "sizin iktidarınız", "düzenleme" lafları yan yana gelince, tabii, toplumda bir endişe olması normal. "Acaba bu istibdat rejiminin bir parçası olarak sosyal medyada da bir kısıtlama mı gelecek?" diye düşünülüyor. Sosyal medyada bu düzenleme gelmeden önce Parlamentonun bir komisyon kurup bu konu üzerinde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Niçin? İşin iki boyutu var... Adalet Komisyonuna gelmeden önce bir komisyonla bu konu özel olarak çalışılmalı. Neden? İşin iki boyutu var: Birincisi, ifade özgürlüğü gibi, gazetecilerin haberi verme hakkı gibi, gençlerin fikir dünyasının oksijen alması gibi, yanlış hesabın Bağdat'tan dönmesi gibi noktaların genişletilmesi lazım; buralarda alabildiğine özgürlük lazım. Bakın, İsmail Arı, Tolga Şardan, Alican Uludağ gibi gazeteciler son dönemde bu işin simge isimleri oldular. Yine, diğer usta gazeteciler, Fatih Altaylı gibi gazeteciler cezaevine girdiler çıktılar; burada alabildiğine bir özgürlük ama bir taraftan da sosyal medyanın başka bir düzenlemeye ihtiyacı var. Şöyle bir şey olabilir mi Allah'ınızı severseniz, trol hesaplarınızın varlığı malum. Trol hesaplarınızın varlığı malumken açık hesapların para karşılığı nasıl kullandırıldığı da malum? Çünkü şöyle bir şey görüyoruz: Bize karşı kullanılan hesaplar Bakanlarınızın, AK PARTİ'li kadroların övgülerini de yapıyorlar. Bizim kanser olan ve bugün vefat eden bir Belediye Başkanımız, merhum Belediye Başkanımız Gülşah trollerinizin saldırıları altında vefat etti ve kanseri çok hızlı ilerledi çünkü ona olmayacak iftiralar atıldı. Daha geçtiğimiz günlerde ifadeye çağrılan, Adli Tıbba giden, kan veren, saç örneği veren ve uyuşturucuyla yan yana getirilmek istenen bir belediye başkanımızın tertemiz olduğu ortaya çıktı ama bu genç belediye başkanı o trollerin saldırısı altında kaldı. Genel Başkanımızın kızının evinin adresi bu trollerinizce sosyal medyada yayınlandı. "Sabah beşte operasyon yapacağız." diye bu trolleriniz "tweet"ler attılar.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Biz de onlara bir düzenleme getirelim diyoruz.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Tam ona bağlayacağım Vekilim.
"Tweet"ler attılar, "Sabah beşte operasyon yapılacak." diye görseller ortaya koydular. Meğer Ankara Emniyeti uyuşturucu operasyonu yapılacakmış. Emniyetin uyuşturucu operasyonunu bile sizin sosyal medya hesaplarınız mahvetti. Sonuçta bunlara bir düzenleme gelmiyor. Vekilim, mesele ne biliyor musunuz? Bunların düzeltilmesini herkes istiyor ama ben bugün bu konuşmayı yapacağım dediğimde herkes bana ne dedi biliyor musunuz? Aman bu konuşmayı yapma çünkü buradan bir yol bulurlar ve baskıyı daha da arttırırlar. Yani özgürlük alanının genişletilmesini isterken var olanın da yok edileceğini düşünüyorlar.
Şimdi, biz ifrat ile tefrit arasında kalamayız. Özgürlüğü sonuna kadar açmalıyız, ahlaksızlığın da sonuna kadar önüne geçmeliyiz. (CHP sıralarından alkışlar) Biz eğer Türkiye Büyük Millet Meclisi isek ahlaksızlığın sonuna kadar önüne geçebiliriz, ana muhalefet partisinin genel başkanının evladının adresinin ifşa edilmesinin sonuna kadar önüne geçebiliriz, biz emniyetin operasyonunun mahvedilmesinin önüne geçebiliriz, hepimizin ahlakına, edebine, ailesine, çoluğuna çocuğuna saldırılmasının önüne geçebiliriz ama bunu yaparken de o gazetecilerin, o akademisyenlerin tutuklanmasına engel olabiliriz.
Biz bir noktada sıkışmış kalmış değiliz, bu alanı olabildiğince açmalıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Hemen tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Şöyle bir şeyi kabul edebiliyor musunuz, herhangi birinizle ilgili... Adem Vekilimi örnekleyelim. Adem Vekilim, şöyle bir "tweet" atılsa hoşunuza gider mi; "@ -sizin adresiniz- Kars'taki hastanenin yapımındaki müteahhidi tanıyor musunuz?" deseler ne dersiniz?
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yapıyorsunuz bunu zaten.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Hayır, biz bunu yapmıyoruz, bakın, biz bunu yapmıyoruz.
MUSTAFA HAKAN ÖZER (Konya) - Daha kötüleri var.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Ben size biraz sonra bu sosyal medya hesaplarını göstereceğim. Hepsi sizin yüksek savunucunuz ama hepsi sabahtan akşama kadar bize iftira atıyor.
Özgürlükleri alabildiğince genişletmeliyiz, özgürlükleri alabildiğince büyütmeliyiz ama ahlaksızlıkların önüne geçmeliyiz. Sizin de var, bizim de var; bu tartışmaların tümünü bitirmek lazım.
MUSTAFA HAKAN ÖZER (Konya) - O zaman tek yönlü konuşmamak lazım.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Hiç tek yönlü konuşmuyorum. Bunun tümünün kökünü kurutmak lazım, sosyal medyayı bir özgürlük alanı olarak ortaya koymak lazım.
Sağ olun, çok teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)