| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle bir hakkı teslim edelim. Gerçekten, araştırma önergesini hazırlayan arkadaşlarımız bütün detaylarıyla toksik maddelerin ne denli çevreye, insana zarar verdiğini açık bir şekilde ifade ettiler, özellikle de işin öznesi olarak çocuklarımızı koydular. Bu duyarlılık ve hassasiyet için emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz ve YENİ YOL Grubu olarak da konu çocuksa, geleceğimiz ise elbette ki bu tür bir çalışmada araştırma önergesine destek vereceğimizi baştan ifade etmek istiyorum.
Evet, değerli milletvekilleri, bugün, bu kürsüden yalnızca bir metalin atom ağırlığını değil, devletin sorumluluk ağırlığını konuşuyoruz. Karşımızda sessiz, kokusuz ama çocuklarımızın zihnine, bedenine ve geleceğine işleyen bir tehlike var: Kurşun ve toksik kimyasal maruziyeti. Kurşun, yalnızca bir çevre kirliliği değildir; kurşun, sağlık hakkı meselesidir, eğitim hakkı meselesidir, yaşam hakkı meselesidir. Bir çocuğun kanında kurşun varsa orada yalnızca kimyasal bir madde yoktur, denetlenmemiş piyasa vardır, ihmal edilmiş okul vardır, kontrol edilmemiş oyuncak vardır, gözden kaçırılmış musluk suyu vardır. Çocuğun kanındaki kurşun devletin denetimindeki boşluktur.
Ben bir hukukçuyum, hukukta ihmalin de sorumluluğu vardır, bunu gayet iyi bilir, buna göre de sorumluluk ararken "İhmal nerede vardır?" diye kıyasıya inceleriz ve bakarız. İşte, bu nedenle, konu çocuk sağlığıysa ihmal sadece bugünü değil, geleceği de yaralar değerli milletvekilleri. Mutfaktaki kaplardan okul duvarlarındaki boyaya, oyuncaktan su tesisatına kadar çocukların temas ettiği alanlar yeterince denetlenmiyorsa orada sosyal devlet susmuş, seyirci devlet başlamış demektir. Bu mesele herkesi eşit de vurmuyor değerli milletvekilleri. Yoksul çocuk eski konutta, sağlıksız altyapıda, denetimsiz, ucuz üründe daha fazla riskle karşı karşıya. Yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuk, toksik maruziyete karşı da daha savunmasız hâle geliyor. Kurşun, yoksul çocuğun kaderi olamaz, olmamalıdır. Zehirlenmiş çevre, yoksulluğun ikinci cezası hâline getirilemez. Devletin görevi çocuk zehirlendikten sonra rapor tutmak değildir değerli milletvekilleri.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Devletin görevi o zehri fabrikadayken, gümrükteyken, raftayken, okul duvarına sürülmeden önce durdurmaktır. Bu nedenle ulusal kan kurşun izleme programı kurulmalı; okullar, yurtlar, konutlar, oyuncaklar, boyalar, mutfak ekipmanları ve gıdayla temas eden ürünler düzenli bir şekilde denetlenmelidir. Risk haritaları çıkarılmalı, sonuçlar kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.
Okul yemeği de bir lütuf değildir değerli milletvekilleri, halk sağlığı politikası olmalıdır çünkü aç çocuk zehre karşı daha savunmasız çocuktur. Unutmayalım, çocuklarını korumayan devlet geleceğini de koruyamaz. Zehri görmezden gelen siyaset yarını bugünden kirletir. Bu Meclis çocuklarımızın damarlarındaki metale değil, gözlerindeki ışığa sahip çıkmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)