GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:07.05.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA NEJLA DEMİR (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün toksik maddelerin çocuklar üzerindeki etkileri üzerine grubumuzun önerisi doğrultusunda söz almış bulunuyorum.

Arkadaşlar, "Toksik maddeler yani vücuda zarar veren, zehirli maddelere her gün kimler ne kadar maruz kalıyor?" sorusuyla başlamak istiyorum çünkü vücutta zehir birikimini bir piramide benzetecek olursak en alt basamak en çok zehire maruz kalan kesimi temsil ediyor olsa en alt basamak en çok zehre maruz kalan kesimi temsil ediyor olsa en alt basamakta yoksul halk, en üst basamakta yine en zenginler yer alırdı çünkü Türkiye'de zehre maruziyetin de bir sınıfı var ne yazık ki. Maalesef Türkiye'deki denetimsizlik ve insan sağlığını hiçe sayan politikalar nedeniyle toksik ve kansorejen maddeler hayatın her alanına yayılmış durumda. A kalite yaşayanlar dışında herkes bu tehlikenin maalesef altında, bu tehditler altında. Gıdadan suya, oyuncaklardan mutfak malzemelerine, duvar boyalarına kadar birçok üründe bu zararlı maddeler bulunabiliyor ve her gün bunlara düzenli maruz kalmak sinsice gelişen hastalıkların sebebi olabiliyor. En acı olanı ise yetersiz beslenen çocukların toksik maddelerden çok daha fazla etkilenmesi olayıdır. Yeterli protein, vitamin ve mineral alamayan çocuklar iyi beslenmiş çocuklara göre bu zararlı maddelere karşı çok daha savunmasız kalıyor. Adaletsiz gelir dağılımı ve derinleşen yoksulluk en çok kadınları ve çocukları vuruyor diyoruz sürekli, işte bunun bilimsel bir kanıtı daha. Çünkü yetersiz beslenmiş bir bünyede örneğin ağır metal olan kurşun kalsiyum gibi davranarak zamanla kemiklere yerleşebiliyor ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Kalsiyum, demir ve çinko eksikliği olan çocuklarda ağır metal olan kurşun çok daha fazla emilir. Bu durum zamanla dokuları tahrip eder, böbrek fon fonksiyonlarını bozar, hemoglobin sentezini engelleyerek anemiye neden olur ve karaciğer başta olmak üzere birçok organa zarar verir. Hâl böyleyken buradan Millî Eğitim Bakanına önerilerde bulunacağım, mümkünse kulaklarını açsın ve beni iyi dinlesin, AKP milletvekillerinden de rica ediyorum, mümkünse bir dakikanızı ayırın ve dinleyin. Yıllardır "Okullarda bir gün ücretsiz yemek dağıtılsın." diyoruz. Aileler yoksul, aileler çaresiz, çocukların beslenme çantalarından kuru ekmek çıkıyor. Bu çocukların beslenmesinden hepiniz sorumlusunuz. Acilen tüm devlet okullarında beslenme konusunda bir çalışma başlatılmalıdır. Bu çocuklar günlük kalsiyum almalı süt dağıtılsın, çinko almalı kuru yemiş dağıtılsın, protein almalı et yemeleri sağlansın, vitamin almalı meyve yemeleri sağlansın. Eğer bugünkü ekonomik krizin faturasını birileri ödeyecekse bu kesim okul çağındaki çocuklar kesinlikle değildir. Bu bir yardım değil, bu bir lütuf değil, bu bir masraf değil, bu, çocukların en temel hakkıdır ve bu hakkı sağlamak da devletin asli görevidir.

Değerli milletvekilleri, devletin denetim sorumluluğunda olan ama bizim farkında olmadan maruz kaldığımız toksik etkili ürünlerden bahsettim. Bir de gözle görülür, elle tutulur, gün gibi ortada olan pestisitler ve fumigantlar var. Bu ülkede alışı satışı çok rahat olan, meyve ve sebzelerde bolca kalıntı bırakan, bir türlü yeterli denetime tabi tutulmayan tarım ilaçlarından söz ediyorum elbette. Sinir sistemini etkilediği için Parkinson'a sebep olan, gebe kadınlarda düşüklere sebep olan, çoğu zaman ölümcül alerjik durumlar yaratan kimyasal maddelerdir bunlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen, buyurun.

NEJLA DEMİR (Devamla) - Kıymetli milletvekilleri, bu ülkede yoksullaştırılan çocuklar pestisitli gıdaya, ağır metallere ve yetersiz beslenmeye mahkûm bırakılıyor. Demek ki zehre maruziyetin bile sınıfsal bir boyutu var ne yazık ki. Bir bardak sütü çocuklara çok gören, yandaş şirketlerin milyarlık borçlarını bir gecede silebiliyorsa burada sorun kaynak değil, kimin yaşamının değerli görüldüğü meselesidir.

Biz diyoruz ki: Çocukların kaderi yoksulluk ve zehirlenme olamaz. Bu ülkenin gerçek beka meselesi çocukların sağlığıdır.

Teşekkür ediyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)