| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Bugün burada Çevre, Şehircilik Bakanlığı varken, üzerinden üç buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen depremden, Adıyaman'dan bahsetmek istiyorum. İsterdim ki bugün burada Sayın Bakan Murat Kurum olsun ama kendisi yok, Bakan Yardımcısı burada. Adıyaman'da yaşayan yurttaşların depremden kaynaklı sıkıntılarını, sorunlarını bugün Sayın Bakan Yardımcısına anlatacağız.
Önce Kâhta'dan başlayayım arkadaşlar. Gittik, Kâhta'nın köylerini gezdik, Kâhta'nın 12 köyünden depremzedeyle toplantılar yaptık. Bu köyler: Erikli, Bostanlı, Gökçe, Oluklu, Yolçatı, Akkavak, Büyükbağ, Hamzalar, Baltalı, Damüstü, Eskitaş. Bu köylerde yaşayan yurttaşlar deprem sonrasında demişler ki: "Biz evlerimizi yerinden dönüşümle yapmak istiyoruz, yerinde kendi evlerimizi yapmak istiyoruz." Ve sonrasında Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerinin yönlendirdiği müteahhitlerle anlaşma yapmışlar ama aradan üç buçuk yıl geçmiş, ortada ne ev var ne muhatap var. Yani açıkça söyleyelim arkadaşlar, Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlı bu köylerde yaşayan yurttaşlar, depremzede yurttaşlar açık bir şekilde dolandırılmışlar. Şimdi size bir fotoğraf göstereceğim arkadaşlar, bu fotoğrafa lütfen, rica ediyorum dikkatle bakın. Sayın Bakan, sizce bu fotoğraftaki yapı yüzde kaç bitmiş? Yüzde 5 mi, 10 mu, 20 mi, 30 mu? Hiçbiri değil. Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yönlendirilen müteahhit, Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileriyle bir olmuş, şu yapıya "Yüzde 70 tamamlanmış." şeklinde rapor düzenlemişler ve hak edişin yüzde 70'ini almış ama ev bu hâlde, aradan üç buçuk yıl geçmiş. Peki, müteahhit nerede? Müteahhit ortada yok. Ortaya çıktığında da o köylülere diyor ki: "Sözleşmeleri feshedin, yeni bir müteahhitle anlaşma yapın." Peki, bunu denetlenmesi gereken Çevre, Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri nerede? Onlar da ortada yok. Onlar da diyor ki: "Gelin, size yeni bir müteahhit bulalım, yeni müteahhitle anlaşma yapın." Kiminin evi temelde bırakılmış, kimisinin sıvası yapılmış, kimisi de az önce gösterdiğim fotoğraftaki gibi.
Değerli arkadaşlar, yaptığımız toplantılar esnasında kanser hastası bir amca geldi yanımıza. O amca şu anda bir komşusunun bodrumunda kalıyor ve biliyorsunuz yağışlardan kaynaklı o bodrumu da su basmış. Amca bana şunu söyledi, dedi ki: "Ben bu sıkıntıları yaşadım. Müteahhidi aradım, derdimi anlatmaya çalıştım." Peki müteahhit ne yapmış biliyor musunuz arkadaşlar? Küfretmiş. Amca diyor ki: "Ya bana o kadar ağır konuştu ki sadece bana küfretmedi, millete küfretti." Küfürlerini o amca o toplantıda söyleyemedi, çıktım dışarıda amca dedim sana ne dedi? Amca kendisine edilen küfürleri bana da söyleyemedi. Sayın Bakan, sayın iktidar vekilleri; sizin Adıyaman'da yönlendirdiğiniz müteahhitler halka küfrediyor, halka hakaret ediyor.
Başka bir yurttaş geldi o toplantıda, dedi ki: "Biz derdimizi kime anlatalım? Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne anlatalım." Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünü aramış, üst düzey bir yetkili arayan vatandaşa "Şerefsiz." diye hakaret etmiş. Değerli arkadaşlar, İstanbul'dan bir müteahhit getireceksiniz, gelecek Adıyaman'da iş alacak, vatandaşı dolandıracak, üstüne vatandaşa hakaret edecek. Sonrasında vatandaşın kapısını çaldığı Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden de aynı muameleyi görecek vatandaş. Aradan üç buçuk yıl geçmiş ama Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlı köylerde vatandaşlar bu sıkıntıları yaşıyorlar. Peki, Kâhta Kaymakamı ne yapmış? Bundan bir sene önce gitmiş o köylere, çadırda yaşayan yurttaşların yanına gitmiş, demiş ki: "İnşallah iki ay sonra geleceğiz, evlerinizde kahve içeceğiz." Yine bundan altı ay önce bir il genel meclis üyeniz -bakın bunların hepsinin kaydı var- gitmiş bu köylere, yurttaşları dinlemiş, demiş ki: "On gün sonra sıkıntılarınız çözülmeye başlayacak." Ama ortada dediğim gibi muhatap yok.
Yine, arkadaşlar, biz Sarıca köyüne bağlı Baltalı mezrasına gittik. Arkadaşlar, üç buçuk yıl geçmiş, çadırda yaşıyorlar. Gidin, kendiniz görün. 60-70 kişi şu anda Baltalı mezrasında kadın erkek, çoluk çocuk, hepsi aynı tuvaleti kullanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ALİ BOZAN (Devamla) - Ya, ben şunu söyleyeyim arkadaşlar, burada sözüm aynı zamanda AKP'nin Adıyaman vekillerine: Arkadaşlar, ben Mersin'den kalkıyorum, ta, Adıyaman'a gidiyorum, bu köyleri geziyorum, bu yurttaşların sıkıntılarını dinliyorum. Peki, Adıyaman'ın AKP milletvekilleri nerede? Ben soruyorum, Adıyaman'da yaşayan yurttaşlar size Ankara vekilliği yapasınız diye oy vermediler, o sıkıntıları, sorunları çözesiniz diye oy verdiler ve ben Adıyaman'a gidip bu incelemeleri yaptıktan sonra onlarca köyden, bakın, onlarca köyden yurttaşlar yazdılar, dediler ki: "Biz de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz, biz de aynı sorunu yaşıyoruz." Bir, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, iki, Bakanlık, üç, AKP'nin Adıyaman vekilleri; girin sosyal medyada köy köy, hangi köy, hangi sıkıntıyı yaşıyor yazılı, gidin yurttaşların sıkıntısını çözün. Bugün o köylerde yaşayan yurttaşların sıkıntısını çözmeye karar verseniz Sayın Bakan, en az bir, en az bir yıl sonra çözülür ama bakın, en azından o yurttaşların sıkıntısını hep birlikte, el ele çözmüş oluruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Konuştuklarımızı anlatmadım. Konuştuklarımızı anlatmadım, bunu bil.
ALİ BOZAN (Devamla) - Sayın Bakan...
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKAN YARDIMCISI ÖMER BULUT - Şunu söyleyeyim: Benim de söz hakkım olmadığı için cevap veremiyorum ama konuştuklarımızı anlatmadım.
ALİ BOZAN (Devamla) - Biliyorum. Benim konuşmamda... Tutanaklara girsin...
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Bakan, böyle bir usul yok, böyle bir usul yok, lütfen.
ALİ BOZAN (Devamla) - Bir saniye, hayır, sıkıntı değil.
BAŞKAN - Sayın Bozan... Sayın Bozan... Sayın Bozan...
Şimdi siz konuşmanızı tamamladınız. İsterseniz Sayın Bakanla bir istişare edin, konuşun.
ALİ BOZAN (Devamla) - İstişare ettik. Bakın, konuşmamda geçmeyen diğer köylerin sıkıntılarını da...
BAŞKAN - Tamam, peki, teşekkür ediyorum, peki.
KÂTİP ÜYE NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Orada istişare edilir efendim yani!
BAŞKAN - Peki, orada konuşun diyorum.
HALUK İPEK (Amasya) - Yanına gidin, konuşun ya!
ALİ BOZAN (Devamla) - Sayın Bakana...
BAŞKAN - E, siz de konuşuyorsunuz orayla, oraya davet ediyorum.
Peki, Sayın Bozan, tamam Sayın Bozan, peki.
ALİ BOZAN (Devamla) - Teşekkür ederim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)