GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:91
Tarih:06.05.2026

BİLAL BİLİCİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun teklifindeki muhalefet şerhine katılmakla birlikte Adana'mızın ve Adanalı çiftçilerin sorunlarına değineceğim. İlk olarak mert, çalışkan, vefakâr, cefakâr ve kadirşinas Adanalı hemşehrilerime buradan, bu yüce Meclisten selamlarımı gönderiyorum. Bugünlerde Adanalı çiftçinin, tüm çiftçilerimizin ürünleri para etmiyor. Özellikle Adana'nın ürünleri, Adanalının ürünleri, yer fıstığından tutun narenciye, portakal, limon, greyfurt, mandalina, bunun dışında, tarla ürünleri olan pamuk, mısır, ayçiçeği, buğday gibi tüm ürünler yerlerde sürünmekte. Çiftçi maalesef hasat zamanını heyecanla veya bereketle beklemek yerine kederle, ihmalkârlıkla, çaresizlikle geçirmekte. İran savaşıyla beraber tüm girdiler arttı; gübre arttı, mazot arttı, tohum fiyatları arttı ve çiftçi sıkışmış durumda, çiftçi ezilmiş durumda. Geçen yıl yaşanan zirai don felaketi tüm ürünlerimizi yerle bir etti. Geçen yaz susuzluk problemleri yaşandı, ürünler kurudu. Bu yıl ise aşırı yağışlar sebebiyle ürünlerimiz sular altında çürüdü yani hiç oldu, yanlış anlamadınız, koca bir hiç oldu. Bir eli toprakta diğer eli Allah'ta olan Adanalı, Çukurovalı çiftçilerimizin, köylülerimizin, hemşehrilerimizin buradan haykırışını, feryadını ifade etmek istiyorum. İktidarın yanlış tarım ve yatırım politikaları yüzünden Adana âdeta ihmal edilmişlik sembolü hâline dönüştü. Bu ihmal edilmişlik, ihmalkârlık hem sanayide hem tarımda hem turizmde hem de istihdamda göze çarpmakta. 2006 yılında 5488 sayılı Kanun çıktı yani bu kanun ne diyor? "Millî gelirin en az yüzde 1'i tarıma destek olarak verilmeli." Kâğıt üzerinde her şeyi güzel. Peki, gerçekte ne oldu? 2026 yılında çiftçinin hakkı olan 772 milyar yerine yüzde 168 milyar gibi komik bir rakam verildi yani devlet koyduğu kanunu kendi çiğnemekte. Çiftçinin hakkı olan para nerede? Çiftçide değil, üründe değil, teşvikte veya desteklerde değil, berekette de değil ama bu para ya faiz lobilerinde veya yandaşın cebinde.

Limon ve mısır ithalat vergisinde ve bu vergiyi düşürerek ithalatın önünü açmak gece ve gündüz çalışan üreticimizin emeğini hiçe saymaktır. Kendi çiftçimizi desteklemek yerine ithalata yöneltmek, bindiğin dalı kendi elinle kesmek gibi bir durumdur. Ağustos hasadı öncesi limon ithalatında yapılan bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, üreticimiz mutlaka korunmalıdır, soğuk hava depocuları, ihracatçılar mağdur edilmemelilerdir diyorum.

Ziraat Bankasına gelecek olursam, Ziraat Bankası adı üstünde çiftçinin ve köylünün bankası olmalıdır ama bu lafta, kapıdan içeriye girdiğinizde işler değişiyor. Eğer arkanda bir dayın veya bir torpilin varsa ne âlâ yoksa durum vahim ama alnı güneşten yanmış, üstü başı toprakla yoğrulan çiftçi beklemede, bekletilmekte. Ziraat Bankası çiftçiye verdiği krediyi on beş gün alıkoymakta, bloke etmekte, işletmekte, kendine aynı zamanda kaynak yaratmakta; bunun üstüne, çiftçinin özellikle BAĞ-KUR vergi borcu varsa kredi verilmemekte. 2026 Türkiyesindeyiz ama kredi limitleri gerçekten gerçekçi değil ve gerçek hayattan kopuk düzeyde. Girdiler yüzde 60-70 arttı ama çiftçinin kredileri artmadı; çiftçi daha paraya elini sürmeden dosya masrafları, TARSİM sigorta bedelleri, komisyon masrafları derken parası pul olmakta. Çiftçi bankaya kredi almaya mı gidiyor yoksa elindeki ve avcundakini bankaya bırakmaya mı gidiyor diye bunu sormak istiyorum. Çaresiz çiftçi farklı yöntemlerle borcuna takla attırıyor, borcunu da borçla kapatıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

BİLAL BİLİCİ (Devamla) - Son olarak, göç veren Adana'nın ve Adanalının kronikleşen işsizlik sorunuyla baş başa bırakıldığını ifade etmek istiyorum. İktidarın "Yaptık." "Yapacağız." vaatleri Adana'nın kavurucu sıcağında bir çöl serabından öteye de gidemedi ve gidememiştir.

Bununla beraber, Kozan-Kadirli-Ceyhan yolu 2014 yılından beri bir türlü bitemedi, Mercimek mevkisinde kazalar, can kayıpları arttı. Ayrıca, bu yolun Kadirli-Çukurköprü mevkisine yeni bir giriş, çıkış yolu yapılması büyük bir ihtiyaçtır; çiftçilerimiz için ihtiyaçtır, köylüler için ihtiyaçtır, lisanslı depolar için önemlidir. Bu vesileyle Kadirlili ve Osmaniyeli hemşehrilerime de sevgilerimi gönderiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)