GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:91
Tarih:06.05.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, bu kürsüye bir mesleğin çığlığını taşıyarak çıktım. Bursa'da Hatice Kocaefe kurşunlandı, Yalova'da Zekeriya Polat öldürüldü, Erzurum'da Taha Bağaçlı kendi ofisinde, çalışma masasının başında darbedildi.

Yılın daha ilk beş ayında 2 meslektaşını toprağa veren bir meslek grubundan söz ediyoruz. Hukuku ayakta tutan insanlardan, adalet için kapı kapı dolaşanlardan, zaman zaman bedelini canıyla ödemek zorunda kalanlardan söz ediyoruz.

2025 yılında görevini yaparken onlarca avukat saldırıya uğradı; bu, bir istatistik değil utanç tablosudur. Bu rakamların arkasında kırık kemikler, parçalanmış bürolar, gece gelen tehdit mesajları ve adalet arayışından vazgeçmeye zorlanan vicdanlar var. Her biri tek başına dava konusu olacak ağırlıkta vakalar bir yılın beş ayına sığmış durumda.

Peki, bu saldırıların failleri nereden bu cesareti buluyor? Buluyor çünkü bu ülkede avukat müvekkiliyle özdeşleştiriliyor; müvekkil suçluysa avukat da suçlu sayılıyor, müvekkil sevilmiyorsa avukat da hedef oluyor. İşte, bu zehirli algı fiziksel şiddeti besleyen toprağın ta kendisidir ve bu algı ne kendiliğinden doğmuştur ne de masumdur; beslenmiş, büyütülmüş ve belirli bir siyasi iklimin gölgesinde sistematik biçimde meşrulaştırılmıştır.

Bu şiddet tablosunun bir başka yüzü de avukatların sırf müvekkilleri yüzünden uğradığı manevi eziyettir. Kamuoyunda linç edilen, sosyal medyada hedef gösterilen, meslekî itibarı yerle bir edilen avukatlar artık istisna değil kural hâline gelmeye başlamıştır. Bu durum, ülkemizde kanayan ama henüz vahameti tam olarak idrak edilememiş derin bir yaradır.

Avukat Mehmet Pehlivan, Ekrem İmamoğlu'nun avukatı olarak bir davada "taraf vekili" sıfatıyla görev yapmaktadır, ne fazlası ne de eksiği ama bu ülkede bugün tek suçu taraf vekilliği yapmak olan bir avukat cezaevindedir; bu tablo mesleğe değil doğrudan hukuk devletinin kendisine çekilen bir kırmızı çizgidir. Avukat, taraf değildir, tarafın hukuki temsilcisidir. Savunma hakkı, medeniyetin hukuka verdiği en temel güvencedir. Avukatı davada taraf olarak gören bir zihniyet aslında savunma hakkını yok saymaktadır. Savunma hakkına yapılan her saldırı doğrudan Anayasa'ya ve hukuk devletinin özüne yapılmış bir saldırıdır. Avukat ile müvekkili özdeşleştirip her ikisini birden ezmek sistematik bir linçtir. Vatandaş avukat bulamayacak, avukat müvekkil almaktan korkacak ve yargı tekele düşecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Olgun.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - O tekelin adı ne olursa olsun orada hukuk değil keyfiyet hüküm sürer; güçlünün değil haklının kazandığı bir düzen değil, itaat edenlerin korunduğu bir düzen kurulur. Bu komisyon bir mesleği değil hukuk devletinin haysiyetini kurtarmak için kurulmalıdır. Bu nedenle tüm hukukçu milletvekillerine sesleniyor, önergeyi desteklediğimizi bildiriyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)