| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 90 |
| Tarih: | 05.05.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce seçim bölgem Adana Kozan başta olmak üzere, Şanlıurfa, Kilis, Diyarbakır, Mardin ve Gaziantep'te geçtiğimiz günlerde yaşanan sel felaketlerinden ötürü başta bölge halkı olmak üzere tüm milletimize geçmiş olsun diyorum. Yaşanan bu felaket Adana Kozan'da 1, Şanlıurfa'da 2 can kaybına sebep olmuştur. Bunun yanında mal kaybı, tarım arazilerine etkisi ve tabii, yaralanan vatandaşlarımız için de ayrıca çok üzgünüz, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Ben Adana Kozan'da yaşanan felaketin ertesi günü selin meydana geldiği bölgeye gittim, Kanber Ünüvar kardeşimin vefat ettiği yerdeydim. Gerçekten oralarda durum çok vahim, bir sürü hayvan, özellikle küçükbaş hayvan telef olmuş, telef olan hayvanları da gözlerimizle gördük, bu da çok acıydı. Buna ek olarak yaklaşık 90 bin hektar tarım arazisi perişan olmuş, daha kesin hasar tespiti yapılmadı ama çiftçi gerçekten perişan hâlde bekliyor. Tarlaların, bahçelerin görüntüsü de içler acısı. Bahçeler molozlarla dolmuş, tarlalar sular altında kalmış, büyüyen mısırlar yerlerde yatıyor ve su altında bir sürü meyve ağacı kökünden kopmuş. Oradaki vatandaşlarla konuştuk ve daha önce böyle bir afeti bu coğrafyada hiç yaşamadıklarını dile getirdiler. Evet, biliyoruz, farkındayız, global ısınma, iklim değişikliği bu tarz afetlere sebep ama bu afetlere hazır olmak da çok zor değil aslında. Hazır olmayı bırakın biz sanki bu afetlerin gelmesine ortam hazırlıyor gibiyiz. Kozan'da maalesef sel gelen köyün tepesine boksit madeni tesisi kurulmuş ve oradaki tepeden bir yol açılmış. Açılan bu yol yağışı tutmamış ve derenin deniz olmasına sebep olmuş, sonucu da biraz önce anlattıklarım. Bu, çok büyük bir ihmal, plansız hesapsız yapılan bir işin ağır bedeli. Bu bölgedeki selde bu maden ocağının etkisi muhakkak incelenmelidir.
Lafı çok uzattım ama ilginç bir konuyu daha dile getirmek istiyorum. Ben oradayken o gün Sayın Tarım Bakanı da Adana'daydı, Çukurova Üniversitesinde düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı TÜGVA'nın İhtisas Akademi Programı'nın gençlik oturumu için gelmişti ama afet bölgesine uğramadı bile, çok ilginç değil mi? Hiç uğramadı. Oysa bölgedeki halk hepsi çiftçi ve hayvancılıkla uğraştığı için kendisini dört gözle bekliyordu. Zaten perişan olan çiftçi yine sezon başında bir tokat yedi ve çiftçi kredi borçlarının acilen ötelenmesini istiyor, TARSİM ödemelerinin ivedilikle yapılmasını ve sulama birliğinin bu sene çiftçiye suyu ücretsiz verilmesini diliyor, istiyor, talep ediyor; Sayın Bakan bunları duymamak için bu bölgeye gelmedi diyor ama biz çiftçimizin sesini duyuracağız, deyip kürsüye çıkma sebebi olan partimizin önergesine dönüyorum.
Kıymetli milletvekilleri, bugün partimizin verdiği önergede gerçekten partilerüstü ve üzerinde çok ciddi eğilmesi gereken bir konu; sağlıklı, doğru, ahlaklı ve topluma yararlı çocuk yetiştirebilmek. Son zamanlarda Meclisin de konusu olan suça sürüklenen çocuklar, gerçekten ivedilikle ele alınması gereken bir konu. Bu konuya girmeden de Maraş'ta kaybettiğimiz küçücük yavrularımıza bir daha Allah'tan rahmet diliyorum ve böyle bir olayın ülkemizde yaşanmış olmasından, Türk milletinin güzel çocuklarının bu duruma düşmüş olmasından dolayı da çok büyük vicdan azabı duyup omuzlarımda daha fazla sorumluluk hissediyorum. Maalesef, yaşanan bu talihsiz olaylardan görüyoruz ki Hükûmetimiz tedbir değil de olay olduktan sonra bir şeyler yapma politikası gütme eğiliminde. Yine, bu Maraş olayından sonra bir sürü güya tedbirler sıralanıyor ama bunlar ne kadar doğru olacak, sağlıklı olacak bunlardan da emin değiliz. Yine, bu olaydan sonra bir araştırma komisyonu kuruldu ama henüz daha yeni Suça Sürüklenen Çocuk Araştırma Komisyonu kurulmuştu, onun sonucu gelmedi. Bir de biliyor muydunuz, ben bu konuşmaya hazırlanırken öğrendim: Bundan tam yirmi yıl önce, 2006'da yine bu Mecliste çocuklarda ve gençlerde artan şiddet eğilimi ve okullarda meydana gelen olayların araştırılması için bir komisyon kurulmuş ve Türkiye'de ortaöğretim kurumlarına devam eden tüm çocuklara yönelik yaptığı araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığının ilk ve ortaöğretim kurumlarında yaptığı çalışmalara, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları ve Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün kayıtlarına göre, ülkemizde çocuk ve gençler arasında şiddetin bir toplumsal sorun hâline geldiği görülmektedir diye de bir sonuca varılmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Devamla) - Bitmek üzere Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Devamla) - Ama yirmi yılda ne yapılmış? Hiç, bir hiç yapılmış. O yüzden biz de tekrar bir araştırma komisyonu kurulmasını istiyoruz. Neden bunu istiyoruz? Çünkü gerçekten topluma sağlıklı, doğru ve güvenli bir birey yetiştirmek, bu bireyleri yetiştiren ebeveynleri bir nevi yetiştirmek için; gerçekten sonucunun da uygulanması gereken bir komisyonun kurulmasını istiyoruz ve tüm partileri bu araştırma önergesinin kabulü için "evet" oyuna davet ediyoruz.
Çok teşekkür ederim. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)