| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.
Evet, Türkiye her geçen gün hukuk devleti olmaktan uzaklaşıyor, devlet ile millet arasında güven bunalımı giderek derinleşiyor bugün de bu eksende iki olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Birinci olay, hemen yanı başımızda Ankara Kalecik'te hayırsever Orhan Kalkan 2011'de ortaöğretim öğrenci yurdu yapılması kaydıyla bir arsasını Millî Eğitim Bakanlığına şartlı bağışta bulunuyor. 8 katlı, 121 öğrenci kapasiteli son derece modern bir yurt 2016'da faaliyetlerine başlıyor. 6 Şubat depreminin ardından bir süre depremzedeleri misafir ediyor, ardından fiili durum yaratılarak yurt olarak bağışlanan alan ticari kullanıma konu oluyor ve öğretmenevine dönüştürülüyor. Konu defalarca mahkemeye taşınıyor, hayırsever Orhan Kalkan bütün davaları kazanıyor fakat Millî Eğitim Bakanlığı Danıştay kararını dahi uygulamıyor. Şu an Bakanlık hakkında suç duyurusu yapılmış durumda. Kalecik kırsalında lise öğrencileri yurt bulamadığı için taşımalı eğitim alıyorlar. Ankara Üniversitesi Kalecik Meslek Yüksek Okulu öğrencileri yurt sorunu yaşıyorlar. Böyle bir şey olur mu sayın milletvekilleri? Bir tarafta öğrenciler barınma sorunu yaşıyor, diğer tarafta Bakanlık yurdu şartlı bağış kapsamı dışında kullanmaya çalışıyor. Mahkeme kararları niçin hiçe sayılıyor? Sormak lazım. Bakanlık niçin bildiğini okuyor? Çünkü hukuk devleti değiliz. Hayırseverlerin devletine güveni için suistimal ediliyor? Bu yapılan adaleti çürütmek, özel mülke çökmek değil midir? Soruyorum sizlere.
Değerli milletvekilleri, bir başka hukuk skandalı seçim bölgem Manisa Salihli'de yaşanıyor. Salihli Devlet Hastanesi özelleştirme kapsamına alınıyor, Salihli de yeni bir hastanede yapılmakta fakat henüz yarısı bile tamamlanmadı. Bu bütçe desteğiyle tam ve eksiksiz şekilde 2027'de açılması da çok zor gözüküyor. Dünyanın neresinde yenisi yapılmadan eski hastane satışa çıkarılır? Sizlere sormak istiyorum. Salihli ve Manisa halkını inşaatı devam eden bir binada sağlık hizmeti almaya mecbur bırakmazsanız inşallah diye düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, özelleştirmeye çıkarılan Salihli Devlet Hastanesinin şartlı bağış yapılan bir arazi olduğu iddiası da var, Sağlık Bakanlığı bu iddiaya yanıt vermek durumundadır. Siz Salihli'de bir araziyi satışa çıkarmıyorsunuz; helal lokmayı, iyi niyetleri, hayırseverlerin vasiyetini satıyorsunuz; böyle şey olamaz. Bakanlık bürokratları Salihli için şartlı bağış koşullarını bilmeden, tepeden inmeci şekilde nasıl özelleştirme kararı alabiliyor? Devletimiz hayırseverlerden devraldığı kamusal hizmet üretme sorumluluğunu nasıl satışa çıkarıyor? Şartlı bağış emanet değil midir? Emanete hıyanet edilir mi sayın milletvekilleri? Devlet ile vatandaş arasındaki ilişki güven üzerine kurulur, hukuk üzerinde de yükselir. Siz bu güveni kendi ellerinizle parçalıyorsunuz, hukuku siz işlemez hâle getiriyorsunuz. Yarın bu ülkede hangi hayırsever, hangi vatansever çıkıp da "Devletime okul için, hastane için bağış yapayım." nasıl diyecek? Gelin, bu yanlıştan dönün; hadsizliğe, hukuksuzluğa ve organize rant hırsına derhâl son verin ve Ramise-Orhan Kalkan Öğrenci Yurdu'nu açın. Salihli'de İŞKUR, Tapu Müdürlüğü Kadastro Şefliği kirada, kütüphanesi derme çatma bir hâlde. Bir fayda sağlamak istiyorsanız, Salihli Devlet Hastanesi arazisini diğer hastane bittikten sonra bu binalar için kullanın. Eğitimin ihtiyaçlarını ticari beklentilere, halkın sağlığını özelleştirme gelirine feda etmeyin. Hukuku tanıyın, hayırseverlerin vasiyetine sahip çıkın diyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)