GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

METİN ERGUN (Muğla) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; deniz turizmi sektöründe yaşanan sorunlarla ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Muhterem milletvekilleri, denizcilik ve yat turizmi sektörü Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahiptir. Bu sektör, yüksek katma değer üretme kapasitesinin yanı sıra önemli ölçüde istihdam yaratmakta ve ülkemize döviz kazandırmaktadır ancak sektör yapısal sorunlarla karşı karşıyadır. Sektörün rekabet gücünü zayıflatan vergi politikalarından mevzuat yapısına kadar birçok alanda ciddi problemler vardır. Bu sorunların başında vergilendirme problemleri gelmektedir. Yat turizmi sektörü turizm hizmeti sunan bir sektördür. Buna rağmen ulaştırma kapsamında değerlendirilmekte ve yüzde 20 KDV uygulanmaktadır. Buna karşılık, benzer şekilde konaklama hizmeti sunan otelcilik sektöründe hizmetler yüzde 10 KDV'yle vergilendirilmektedir yani aynı hizmeti sunan işletmelerin farklı vergilendirilmesi rekabet eşitliğini bozmaktadır, bu da uluslararası rekabette sektörümüzün fiyat dezavantajı yaşamasına neden olmaktadır. Bu tablo sektörün sürdürülebilirliği açısından ciddi sorunlar oluşturmaktadır.

Muhterem milletvekilleri, Yunanistan, Fransa, Hırvatistan ve İspanya gibi rakiplerimiz olan ülkeler sektörle ilgili vergi avantajları, güçlü altyapı yatırımları ve etkin tanıtım politikalarıyla öne çıkmaktadır, buna karşılık Türkiye vergi yükleri ve teşvik yetersizliği nedeniyle pazar payı kaybı yaşamakta, döviz gelirleri azalmaktadır. Nitekim son yıllarda yat turizmi sektörünün gelirleri yüzde 50 ile 60 civarında azalmıştır. Sorunlar yalnızca turizm faaliyetleriyle sınırlı değildir, yat imalatında KDV muafiyetlerinin kaldırılması yerli üretimi olumsuz etkilemekte, artan maliyetler sektör üzerinde baskı oluşturmaktadır. Hâl böyle olunca ahşap yat üretiminde gerileme riski oluşmuş durumdadır. Öte yandan fiziksel altyapı eksiklikleri de önemli bir sorunudur. Yat limanı kapasitesi yetersizdir, plansız yapılaşma sıkıntılara yol açmaktadır. Marine faaliyetlerinin maliyetlerinin yüksekliği yatırımcıları zorlamakta, küçük işletmeler için bağlama alanları yetersiz kalmaktadır. Mega yatların kıyı alanlarının uzun süre işgal etmesi de problemlere neden olmaktadır. Deniz kirliliği ve atık yönetimi yetersizlikleri çevresel sürdürülebilirlik açısından risk oluşturmaktadır, üstelik denetim eksiklikleri bu sorunları daha da büyütmüş durumdadır. Fethiye, Göcek, Dalaman kıyılarında yürütülen Mapa Şamandıra Projesi sektörde endişeye sebep olmuş durumdadır. Kontrolsüz demirlemenin deniz tabanında oluşturduğu tahribatı önlemek ve deniz çayırlarını korumak doğrudur ancak bu tür projeler yapılırken sektörün gelir ve pazar kaybına uğramasını önleyecek tedbirler de alınmalıdır çünkü bu durumdan mavi yolculuk faaliyetlerinin olumsuz etkilenmesi ihtimali çok yüksektir. Aksi takdirde, benzer birçok olumsuzlukla birlikte, Türkiye'nin önemli turizm gelir kalemlerinden biri olan mavi yolculuk turları konusunda ciddi sıkıntılar yaşanacak ve pazar payımız Yunan adalarına kayacaktır; tehlike bundan ibarettir.

Diğer yandan, mevzuatın güncel ihtiyaçlara cevap verememesi, kurumlar arası yetki karmaşası ve koordinasyon sıkıntıları da çeşitli sorunlara yol açmaktadır; karar alma süreçleri yavaşlamakta, yatırım ortamı olumsuz etkilenmektedir. İzinsiz charter faaliyetleri haksız rekabet yaratmakta ve devletin vergi kaybına yol açmaktadır. İnsan kaynağı alanında da staj imkânlarının sınırlı olması ve usta öğretici belgesi şartları gibi sorunlar nitelikli iş gücünü olumsuz etkilemektedir.

Yine, uluslararası geçerliliğe sahip bir Türk yat kodunun bulunmaması önemli bir eksikliktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

METİN ERGUN (Devamla) - Bu durum, yatırım, sigorta ve finansman süreçlerinde belirsizlik oluşturmakta, Türk Bayraklı teknelerin dezavantaj yaşamasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, uluslararası standartlarla uyumlu bir Türk yat kodu oluşturulması kritik önem taşımaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, zikrettiğimiz tüm bu sorunların çözümü için harekete geçilmesi çağrımı yineliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)