| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 29.04.2026 |
MEHMET MUSTAFA GÜRBAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinde hâlihazırda SPK ve BDDK tarafından yetkilendirilen, değerleme kuruluşlarınca hazırlanan taşınmaz değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak gönderilmesi öngörülüyor. Taşınmaz değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü uhdesinde olmasında hiçbir sakınca yok ancak değerleme raporları, taşınmaz piyasasında fiyatların nasıl oluştuğunu, bölgesel farklılıkların hangi dinamiklerle şekillendiğini ve arz talep dengesinin hangi noktada kırıldığını ortaya koyan en güvenilir, en teknik ve en nesnel veri kaynaklarıdır; bu yönüyle sadece bir işlem belgesi değil, aynı zamanda ekonomik hayatın röntgenidir. Bu raporlar, yalnızca bireysel alım satım süreçlerinin bir parçası değildir, şehirleşme politikalarının belirlenmesinde, konut krizlerinin analizinde ve yatırım eğilimlerinin yönlendirilmesinde kritik rol oynayan stratejik veri setleridir. Dolayısıyla bu verilerin niteliği kadar erişilebilirliği de çok büyük önem taşımaktadır. Ancak mevcut uygulamada kritik öneme sahip olan bu veriler, kamu kurumları arasında elektronik ortamda paylaşılmasına rağmen kamu denetimine açık, şeffaf ve analiz edilebilir değildir. Bu durumdan dolayı taşınmaz piyasasında oluşan fiyatların arka planı yeterince görülemez, spekülatif hareketler zamanında tespit edilemez; en önemlisi, vatandaşın doğru bilgiye erişimini kısıtlar.
Değerli milletvekilleri, şeffaflık, sadece yönetim tercihi değil, demokratik hukuk devletinin temel taşıdır. Hesap verilebilirlik ise güçlü ve adil devletin en belirgin göstergesidir. Eğer piyasada kamu kaynağı dolaylı ya da doğrudan etkiliyse o piyasa kamu denetimine açık olmak zorundadır. Kişisel veri niteliği taşıyan unsurlar ayrıştırılmalıdır. Değerleme raporları bilimsel analizlere açık şekilde kamu erişimine sunulmalıdır. Bu yaklaşım sayesinde iki önemli hedef aynı anda gerçekleştirilecektir. Bir yandan bireylerin özel hayatı ve kişisel verileri korunacak, diğer yandan piyasanın sağlıklı işlemesi için gerekli olan veri şeffaflığı sağlanmış olacaktır. Anonimleştirilmiş değerleme verileri, konut ve taşınmaz piyasasının bilimsel yöntemlerle analiz edilmesini, bölgelerde fiyat balonları oluşmadan erken aşamada tespit edilmesini, piyasa bozucu işlemlerin önlenmesini, kamu politikalarının daha isabetli ve gerçekçi şekilde oluşturulmasını sağlayacaktır.
Bu düzenleme sadece bugünümüzün değil geleceğimizin de meselesidir çünkü veri artık bir klasik enstrüman değil stratejik bir güçtür, veriyi saklayarak değil doğru yöneterek avantaj sağlayabiliriz. Verileri analiz eden ve şeffaf şekilde kullanan toplumlar ekonomik olarak da kurumsal olarak da daha güçlü olacaktır.
Değerli milletvekilleri, taşınmaz piyasası milyonlarca vatandaşımızın doğrudan hayatına temas eden bir alandır. Bu piyasada oluşacak her türlü yapay fiyat artışı, her türlü manipülatif hareket bir ailenin ev hayallerini ertelemek, bir gencin geleceğini zorlaştırmak, bir yatırımcının emeğini riske atmak anlamına gelir. Bu nedenle, şeffaflık bu alanda bir tercih değil zorunluluktur, denetim seçenek değil kamu sorumluluğudur. Bu durumdan hareketle, değerleme raporlarının anonimleştirilerek erişime açılması, anayasal şeffaflık ilkesinin, hesap verilebilir yönetim anlayışının ve kamu yararının doğal bir gereğidir. Geliniz, kapalı kapılar ardında oluşturulan belirsizlikleri ortadan kaldıralım, veriyi kamu yararına kullanalım, piyasayı daha adil, daha şeffaf ve daha güvenilir bir hâle getirelim.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Meclisimizi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)