| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 29.04.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Grubu adına kürsüye çıkmış bulunuyorum ve bir soruyla bu kürsüye çıkmış bulunuyorum. Bir çocuk okula gidiyor, sıraya oturuyor, tahtaya bakıyor ama öğrenemiyor, konsantre olamıyor; neden? Cevap çoğu kez şu oluyor: Tembel ya da ailesi ilgilenmiyor. Peki, kimse şunu sormuyor mu: Bu çocuk neyle besleniyor, kanına ne karışıyor? Önümüze gelen çok değerli bir raporun kanıtladığı üzere çocuklarımızın kanına kurşun kimyasalı yoğun bir şekilde karışıyor. Değerli vekiller, kurşun bir kimyasal dolayısıyla görünmüyor, rengi yok, kokusu yok. Mutfak kabında, duvardaki boyada, musluk suyunda bizleri bekliyor bu tehlike. Çocuğun kabına giriyor, tabağına giriyor, kanına karışıyor, beynine ulaşıyor ve orada kalıcı bir iz bırakıyor. Bilimsel literatür açık, kurşuna maruz kalmanın güvenli bir seviyesi yok. En düşük dozlarda bile IQ kaybına, dikkat bozukluğuna, öğrenme güçlüğüne yol açıyor ne yazık ki. Oysa bu durum önlenebilir. Dünyada birçok ülkenin de yaşadığı ve çözdüğü bir sorun bu kurşun kimyasalı meselesi. Ancak 21'inci yüzyılda görmezden gelinen bir halk sağlığı sorunu olarak ne yazık ki bizim ülkemizde hâlen devam ediyor bu sorun. Gıda Mühendisi Doktor Bülent Şık Hocamızın hazırladığı ve bizi de geçtiğimiz hafta bir ziyaretle bilgilendirdiği BAYETAV bünyesinde yayımlanan Kurşuna Karşı Bir Öğün Raporu bu meseleyi bütün boyutlarıyla ortaya koyuyor. UNICEF ve Pure Earth'ün 2024'te yürüttüğü araştırmaya göre Türkiye'de metal gıda kaplarının yüzde 67'sinde, seramik kapların yüzde 53'ünde, duvar boyalarının ise yüzde 70'inde, oyuncakların yüzde 29'unda referans düzeyin üzerinde kurşun tespit -kurşun kimyasalı- edilmiş durumda. Bu oyuncaklar çocukların elleri, bu kaplar onların tabakları, bu boya onların odaları, evlerinin içi.
Sonuç olarak, Türkiye'de çocuklara yönelik düzenli bir Kan Kurşun Kimyasalı Düzeyi İzleme Programı hâlâ bulunmuyor. Lancet Planetary Health'in tahminleri 6 milyon çocuktan söz ediyor, daha muhafazakâr modeller 650 bin çocuktan bahsediyor; her iki rakam da acil harekete geçmek için aslında yeterli. Dediğim gibi, dünyanın da bir sorunu kurşun kimyasalı ve küresel tablo çok çarpıcı. 5 yaşın altındaki çocuklar 2019'da kurşun kimyasalı maruziyeti nedeniyle yalnızca o yıl içinde 765 milyon IQ puanı kaybetmiş. Dünya Bankası kurşunun neden olduğu öğrenme kaybının yoksul ülkeler ile zengin ülkeler arasında eğitim uçurumunun beşte 1'inden fazlasından sorumlu olduğunu kanıtlıyor bizlere ama ben burada sizi rakamlarla değil, bir mantıkla ikna etmek istiyorum. Bu sorun eşitsizliklerin üstüne inşa ediliyor. Yoksul mahalleler, eski binalar, kurşunlu tesisatlar, kirletici tesislere yakınlık, bunlar çocukları rastgele bulmuyorlar, yoksul çocukların daha çok maruz kaldığı etkenler bunlar. Zaten dezavantajlı olan yoksul çocukları buluyorlar ve o çocuklarda demir eksikliği, kalsiyum eksikliği daha yaygın hâle geliyor. Yine, Doktor Bülent Şık'ın raporu bunu çok net açıklıyor bizlere. Beslenme yetersizliği kurşunun bağırsaktan emilimini artırır, aç bir çocuk aynı miktardaki kurşunu tok bir çocuğa kıyasla çok daha yüksek oranda bünyesine alır. Yoksulluk böylece bedenin içinde biyolojik bir hasara sebep olur. Bu noktada ücretsiz okul yemeği meselesi, bizim de uzun zamandır üzerinde durduğumuz, savunduğumuz bir konu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Esen, lütfen tamamlayın.
ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bu mesele ücretsiz okul yemeği meselesi, bir sosyal yardım tartışması olmaktan çıkmalı, bir halk sağlığı meselesi olarak ele alınmalı. Geçen yıl bu kürsüde mahkemenin "Devletin ücretsiz yemek sağlamak gibi pozitif bir yükümlülüğü yoktur." kararına itiraz etmiştim. O konuşmamda şunu sormuştum: Bu ülkenin çocuklarının açlık riskinden kim sorumlu? Bugün bu soruya bilimsel bir katman daha ekliyorum, açlık ve yetersiz beslenme yalnızca bir sosyal sorun değildir sayın vekiller, o çocukların kurşuna karşı biyolojik savunmasını da eriten bir faktördür. Bir öğün, salt kalori değil, zehrin emilimini yavaşlatan biyolojik bir zırhtır çocuk için. Okul öğünü konusu 2027 bütçesi için bir kez daha mutlaka dikkatle gündemimize almamız gereken bir konudur.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)