GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:88
Tarih:29.04.2026

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; ben de hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Bugün büyük bir zaferin, tarihimizin çok önemli zaferlerinden biri olan Kutülamare'nin 116'ncı yıl dönümünü kutlamanın büyük bir bahtiyarlığını yaşıyoruz. Tarihimizde çok önemli zaferlerden biri. Kutülamare Zaferi'nde kahramanlık gösteren komutanından askerine kadar, şehitlerine, bu ülkenin bize bu toprakları emanet eden tüm ceddimize, ecdadımıza rahmet diliyorum.

Kutülamare'yi anlamak için o dönemi ve o tarihî hatırlamak gerekir. Birinci Dünya Savaşı'na girerken Balkanlar'dan başlayan toprak kaybıyla beraber Osmanlı'nın çok büyük bir travması içerisinde olduğu bir dönemde, Rumeli'nin artık elimizden kayıp gittiği ve imparatorluk üzerinde kara bulut gibi bir Balkan dramının bir travmaya dönüştüğü bir tarihte çok önemli bir zafer. "Bitti." denilen bir milletin büyük bir kahramanlıkla, büyük bir cesaretle nasıl var olduğunu gösteren çok önemli bir destandır. Çanakkale'de, Kafkasya'da, Galiçya'da, Irak cephesinde verilen tüm mücadeleler bu azmin, direnişin en somut göstergeleri. İşte, Çanakkale gibi, o zorlu dönemde bu milletin nasıl zaferle karşılaştığını gösteren çok önemli bir destan. İmanın gücünün nelere galebe çalacağını ve bir halkın inancının, bir halkın değerlerinin nasıl bir galibiyet destanı yazacağını gösteren çok önemli bir zaferdir. Milletimizin de varlığını, dirliğini bir kez daha ortaya koyan "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım./Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!" anlayışıyla hiçbir zaman esir olmamış ve hiçbir zaman sömürgecilik faaliyetinde bulunmamış bir tarihe sahibiz. Bu topraklarda hiçbir zaman işgale uğramamış, bağımsızlığını yitirmemiş ve hiçbir toprağı da emperyalist bir şekilde işgal etmemiş bir milletten bahsediyoruz. Bu, tarihinde, geçmişinde böyle bir mazisi olan bir millet değildir. Bu anlamda her zaman adaletin, her zaman birliğin teminatı, kardeşliğin teminatı olmuş bir tarihin vücut bulduğu anı bir kez daha hatırlıyoruz.

Kutülamare bu toprakların yine ortak ruhunun bir tezahürünü hatırlatması bakımından da çok önemlidir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla o dönemde bir araya gelerek varlığını sürdüren çok önemli bir birliğin aynı zamanda, aynı siperde, aynı toprak için, aynı vatan için, aynı ideal için bu vatanı nasıl bizlere emanet ettiğini gösteren çok tarihî bir gerçekliktir. Şunu da göstermektedir ki bu coğrafyada bir ve beraber olduğumuz zaman yenemeyeceğimiz hiçbir güç yoktur ve bu topraklarda bir oldukça her zaman sonuç daima başarıyla, zaferle sonuçlanmıştır; bunu da bir kez daha hatırlatan... Emperyalistlere "Biz 'Bitti.' demeden bu vatan, bu varlık, bu tarihimiz asla sona ermez." diyen bir haykırışın adıdır. Ben bu vesileyle, Halil Kut Paşa başta olmak üzere, yine Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını, cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm vatan şehitlerini, tüm Millî Mücadele kahramanlarını rahmetle, minnetle yad ediyorum. Bu zafer bize ayrıca şunu da hatırlatıyor: Bu zaferler bizim tarihimizin bir bütün olduğunu, 2 bin yıllık, binlerce yıllık bir tarihin tevarüsü içerisinde yaşadığımızı bizlere hatırlatıyor. Kopmaz, devam eden, tevarüs eden, süregelen bir tarihin içerisinde olduğumuzu hatırlatan bir realiteyle karşı karşıyayız. Cumhuriyetten Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Selçuklulara varıncaya kadar bu topraklar bizlere miras kalmış topraklardır. Türkiye Cumhuriyeti nevzuhur bir devlet değildir, Türkiye Cumhuriyeti bu topraklarda, bu kadim topraklarda her zaman varlığıyla, tarihiyle, bir devlet aklıyla, millet aklıyla, ferasetiyle, medeniyet birikimiyle var olmuştur, kıyamete kadar da ay yıldızlı bayrağıyla var olmaya devam edecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Gül, lütfen tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugün Meclis-i Mebusan'la birlikte kurulan Gazi Meclis, oradan gelen milletvekillerinin de yine varlığıyla, mevcudiyetiyle, millet iradesiyle tevarüs eden, devam eden bir anlayıştır. Dolayısıyla, maziye sırtını dönerek, geçmişe sırtını dönerek bir istikbal inşa edilemez. O yüzden, Selçuklu da bizim, Osmanlı da bizim, cumhuriyet de bizim ortak değerlerimiz, bunlar bizim ortak geçmişlerimiz. Dolayısıyla, biz kendi tarihine, kendi kültürüne, kendi mehterine, anlayışına, kendi mücadelesine, istiklal, istikbal mücadelesine sırtını dönen anlayışın bu ülkede, bu topraklarda asla kalıcı bir anlayış içerisinde olmadığını, münferit bir yaklaşım içerisinde olduğunu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Milletimizin ortak anlayışının geçmişine de sahip çıkarak geleceğe güçlü adımlarla yürüme ve bu anlamda, mazisinden alacağı güçle ve tarihi de okuyarak; eksiklerini, oradaki yetersizlikleri daha da azaltarak geleceğe güçlü bir şekilde, ortak bir şekilde ilerleme arzusunun, iradesinin ortaya konmasıdır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; özellikle, Mecliste kurulan bir komisyon... Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili bir komisyon kuruldu malumunuz, Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş Başkanlığında. Bu Komisyon çalışmalarını tamamladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Ahlat'ta yaptığı çağrılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konuda güçlü destekleriyle çok önemli bir netice elde ettik ve kamuoyuna da bu rapor sunuldu. Bundan sonraki aşamada bir millet projesi olarak milletin ortak aklı, siyasal mutabakatıyla ortaya çıkan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Gül, teşekkür için açıyorum. Lütfen tamamlayın.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Türkiye'nin terörden arınarak, terörsüz bölgeye kavuşarak yoluna emin adımlarla ilerlemesi, Türk siyasetinin, milletimizin ortak talebidir ve bu anlamda da çok önemli bir mutabakat vardır, olumlu bir hava vardır. İnanıyorum ki Gazi Meclisimizde oluşturulacak yasal süreçlerle ortaya çıkan politika çerçevesiyle birlikte Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Sünni'siyle, Alevi'siyle 86 milyonun birinci sınıf ortak payda içerisinde buluştuğu bir geleceğe doğru çok önemli bir reformun ve çok önemli bir sürecin başarıyla tamamlanacağına olan inancım var. Bu duygu ve düşüncelerle, ben tekrar Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm bu süreçlerin başarıya ulaşacağını, terörsüz Türkiye'nin de terörsüz bölgenin de gerçek manasıyla kurulacağını ve geleceğe de emin adımlarla, 2028'de de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm bu hedefleri gerçekleştireceğimize inanıyorum.

Tekrar Genel Kurulu ve milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)