| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 28.04.2026 |
HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, bu kürsüde, yalnızca bir kanun teklifini değil, devlet ciddiyetini konuşmak üzere bulunuyorum çünkü Türkiye uzun süredir kendi nüfusunu sağlıklı biçimde bilmeyen, göremeyen, denetleyemeyen bir ülke hâline getirilmiştir. Nüfusunu bilmeyen bir devlet okul planlamasını doğru yapamaz, hastane kapasitesini doğru belirleyemez, güvenlik politikasını sağlıklı kuramaz, bütçeyi adil dağıtamaz. Yanlış nüfus verisi, yanlış kamu hizmet demektir. Yanlış kamu hizmeti ise, doğrudan vatandaşın hakkının gasbedilmesidir. Bugün, Adrese Dayalı Nüfus Sistemi resmî adresi olmayan, fiilen başka yerde yaşayan, kayıtsız veya adresi belirsiz kitleleri görünmez kılmaktadır. Görünmeyen nüfus, sayılmayan nüfustur. Sayılmayan nüfus ise, planlanamayan, yönetilemeyen ve denetlenemeyen bir kitledir. Bu mesele, artık sadece teknik bir veri meselesi değildir. Bu mesele, doğrudan doğruya kamu düzeni, hukuk devleti ve egemenlik meselesidir. Bizzat eski İçişleri Bakanı tarafından yapılan açıklamada 729 bin Suriyeli sığınmacının adresinde bulunmadığı ifade edilmişti. Bu ne demektir? Devlet, ülkesinde bulunan 4 Suriyeliden 1 tanesinin nerede yaşadığını bilmemektedir. Bir olay yaşandığında, bir suç işlendiğinde Emniyet güçlerinin gideceği sağlıklı bir adres dahi yoktur. Devletin adresini bilmediği bir kitleyi yönetmesi, denetlemesi ve gerektiğinde hakkında idari ya da adli işlem yürütmesi mümkün değildir.
Yine, yapılan açıklamalarda yabancılara yönelik kimlik kontrollerinde her 10 yabancıdan 1'inin kaçak olduğu belirtilmiştir. Bu tablo sıradan bir idari aksaklık olarak geçiştirilemez. Bu tablo, sınır güvenliğinin zayıflamasının, kayıt sisteminin çökmesinin ve devlet aklının geri çekilmesinin sonucudur. Bugün, sokaklarımızda kadınlar, çocuklar ve vatandaşlarımız güvenlik endişesi taşıyorsa bunun temel sebeplerinden biri de devletin "Kim nerede yaşıyor?" sorusuna net cevap verememesidir. Devlet önce kendi sınırları içindeki insanı bilecek; kimin kayıtlı, kimin kaçak, kimin firari, kimin adresinde bulunmadığı tespit edecek çünkü kamu güvenliği soyut beyanlarla değil somut kayıtlarla sağlanır. Kayıt yoksa takip yoktur, takip yoksa denetim yoktur, denetim yoksa devlet otoritesi kâğıt üzerinde kalır. Anayasa’nın 5'inci maddesi devlete açık bir görev yüklemektedir: Vatandaşın huzurunu, refahını ve güvenliğini sağlamak. Peki, siz gerçek nüfusu bilmeden bu görevi nasıl yerine getireceksiniz? Hangi ilçeye, kaç öğretmen atanacak? Hangi mahalleye kaç aile hekimi düşecek? Hangi şehirde altyapı yatırımı yapılacak? Bunların tamamı güvenli nüfus verisine bağlıdır. Nüfus verisi bozuksa sosyal yardım da bozulur, eğitim planlaması da bozulur, güvenlik planlaması da bozulur. Bu nedenle biz açıkça söylüyoruz: Kapalı nüfus sayımı artık bir seçenek değil zorunluluktur. En son 2000 yılında yapılan kapalı nüfus sayımının üzerinden yirmi altı yıl geçmiştir. Bu yirmi altı yılda Türkiye'nin demografik yapısı köklü biçimde değişmiştir. Milyonlarca sığınmacı, düzensiz göçmen, adresi belirsiz kişi ve kayıt dışı nüfus gerçeği ortaya çıkmıştır. Hâlâ eski alışkanlıklarla, eksiklik verilerle ve masabaşı tahminlerle ülke yönetilemez. Kapalı nüfus sayımıyla haneler yerinde tespit edilmeli, gerçek nüfus ortaya çıkarılmalı, MERNİS verileri fiilî durumla karşılaştırılmalı ve kayıt dışı nüfus görünür hâle getirilmelidir. Bu yapılmadan ne sağlıklı göç politikası kurulabilir ne güvenlik açığı kapatılabilir ne de kamu kaynakları adil dağıtılabilir. Bu teklif, yalnızca bir sayım çağrısı değil aynı zamanda devleti yeniden ciddiyete, şeffaflığa ve sorumluluğa davet eden bir çağrıdır. Ayrıca, kapalı nüfus sayımı, yalnızca yabancıların tespiti bakımından değil vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine erişimi bakımından da gereklidir. Depremden göçe, ekonomik krizden şehirleşmeye kadar her başlıkta doğru veri olmadan doğru politika üretilemez. Devletin elindeki tablo, gerçeği yansıtmıyorsa yapılan her plan eksik, her bütçe hatalı, her hizmet adaletsiz olur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Olgun, lütfen tamamlayın.
HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Gerçeğin ortaya çıkmasından korkanlar bu teklife karşı çıkar; belirsizlikten beslenenler buna itiraz eder ama biz millet adına söylüyoruz: Devlet, nüfusunu bilecek, denetleyecek ve yönetecektir. Kapalı nüfus sayımını yapın, gerçeği görün, Türkiye'yi tahminlerle değil doğru verilerle yönetin diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)