| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 28'inci maddede grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bir kanunun daha sonuna geldik. Aslında hepimiz için çok da yabancı olmadığımız, dejavu yaşadığımız yeni bir kanun oldu. Tabii, bu kanunun da torba kanunu olmasıyla birlikte aslında birçok muhalefet partisi milletvekilinin bazı maddelerle ilgili olumlu cümleler kurmuş olmasına rağmen sonuçta torba kanun mantığıyla hazırlandığı için bu kanunun tamamına "hayır" diyeceğiz cümlesini duydunuz. Yani bunu hani torba kanun mantığına öteden beri olan itirazımızın, sizin herhangi bir olayda, herhangi bir gelişmede, herhangi bir maddede muhalefetle ortaklaşmak istemediğiniz için özellikle Komisyon toplantılarında dahi bir virgülün bile yerinin değiştirilmesine, bir ilave yapılmasına bile müsaade etmediğiniz için bugün biz maalesef bazı maddelere onay verdiğimiz hâlde kanunun tamamına "evet" diyemiyoruz. Bu da sizin uzun zamandan beri işte böylesine biz yaptık oldu mantığıyla hayata geçirdiğiniz kanun yapma sistemi. Ben bunu buradan milletimizin huzurunda bir kere daha ifade etmek istiyorum.
Tabii, torba kanun dedik ama aynı zamanda arkadaşlar yani hız hastalığını kanunda ısrarla göstermeye çalışıyorsunuz. Fransa'da ortalama bir kanunun yapımı yaklaşık üç yüz, üç yüz beş gün sürüyormuş, bizde ise öyle bir hızlı geçiyor ki o hızlı geçen kanun daha sonra, geçtikten iki ay sonra, üç ay sonra tekrar eskiyor, Anayasa Mahkemesi tarafından reddediliyor, tekrar o kanunla ilgili düzenlemeler yapmak üzere, aynı şekilde, bir kısır döngü içerisinde maalesef sonucu bulmaya çalışıyoruz. Annelere doğum izinlerinin uzatılması maddesi burada var, Darülaceze var, koruyucu aile var, 15 yaş altı çocukların sosyal ağları kullanımlarını sınırlayan maddeler var. Şimdi, yirmi dört hafta idi, bizim teklifimiz, grubumuz olarak teklifimiz, dedi ki: "Otuz dört haftaya çıkarın." Siz bunu kabul etmediniz. Israrla arkada, Komisyonda, burada dile getirdik, konuşmalar yaptık, "Bu otuz dört olsun." dedik, "Aman, muhalefetten geldiyse önce bir buna karşı ol, sonra bakarız." mantığıyla şimdi Geçici 1'inci maddeyle beraber "Otuz dört" dedik, "Hadi onların da dediği olmasın." diyerek otuz ikiye getirdiniz, bağladınız. Arkadaşlar, yani böyle mi yol alacağız, böyle mi kanun yapacağız, böyle mi milletimizin sorunlarını çözeceğiz, böyle mi burada muhalefet, iktidar olarak milletimizin derdiyle dertleneceğiz? Bunu ben tekrar milletimizin takdirine bırakıyorum.
Ayrıca, arkadaşlar, burada şunu da ifade edeyim: Bu kanunla ilgili, hani yarın Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106'ncı kuruluş yıl dönümü, arkada özellikle yazan Şûra suresi 38'inci ayet, ilk Mecliste yazan "Onlar işlerini istişareyle görürler." ayetinin ne anlama geldiğini bugün çok daha iyi idrak etmemiz gerekiyor. İktidar ve muhalefet bu ülkedeki sorunları birlikte çözmek durumundayız. Ben dün burada gece iki sularıydı, zannediyorum, konuşmam içerisinde 28'inci Dönemde kurulan komisyonlardan bahsederken bu komisyonların çoğunluğunun toplumda infial uyandıran ölümler neticesinde kurulan komisyonlar olduğunu ifade etmiştim. Yani İliç'te insanlar ölmüş burada araştırma komisyonuna "Evet." demişsiniz, ne bileyim, suça karışan çocuklarla ilgili "Evet." demişsiniz.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Otelde vatandaşların...
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Sonra kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılığa maruz kaldıkları için araştırma komisyonu kurulmasına "Evet." demişsiniz, yenidoğan çetesiyle ilgili "Evet." demişsiniz, Bolu Kartalkaya "Evet." demişsiniz, Şanlıurfa Kahramanmaraş "Evet." demişsiniz. Şimdi, bunların, aslında, bu araştırma komisyonu kurulan konuların siyasi mesuliyeti var. Bu siyasi mesuliyet tamamen iktidarın üzerinde ama bu sonuçları yönetemeyeceğinizi düşündüğünüz için muhalefeti de işin içine dâhil ederek bu süreçleri aslında bir anlamda kamuya açıyorsunuz. Aslında siyasi sorumlusu, bütün bu yaşananların siyasi sorumluluğu iktidar olarak sizin elinizde yani ortada bir yanlış varsa, bir hata varsa, bir kaza varsa, bir ölüm varsa önce bu süreçlerin bu şekilde yaşanmasına sebep olan kim, bunun cevabını vermesi gereken başta iktidar olarak sizsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Teşekkür ediyorum Başkanım.
Ama biz bunları dile getirdiğimizde, sonrasında "Tamam, peki, bir araştırma komisyonu kuralım." diyorsunuz ve o araştırma komisyonu da ürettiği raporlarla beraber bunları alıyor, tozlu raflara koyuyor, sonra Allah korusun, bir başka felakette yeni bir araştırma komisyonuyla beraber bu şekilde artık günlerimizi tamamlıyoruz. Ben bunu da milletimizin takdirine bırakıyorum.
Şunu ifade edeyim arkadaşlar: Yani okul ismi vermeyeceğim ama bir okul aile birliğinin paylaştığı bir mesaj var, bu mesajda diyor ki: "Okulumuzun girişine -hani burada derdimizin süreç böyle yönetilmez olduğunu ifade etmek adına söylüyorum- güvenlik açısından turnike konulacak. Velilerden, her birinizden 700'r TL istiyoruz." diye mesaj göndermiş. Arkadaşlar, böyle olmaz, böyle olmaz. Bunun bir mantığı olur, bunun bir anlamı olur, bunun bakanlık nezdinde, sosyal, psikolojik bir şekilde, teknik bir şekilde bir yönetilmesi olur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA KAYA (Devamla) - Bunu da burada ifade ediyor, yetkilileri bu anlamda daha dikkatli olmaya çağırıyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)