| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime memleketim Eskişehir'den Ankara'ya hakları için, ekmekleri için 200 kilometre yol yürüyen maden işçilerimizin onurlu direnişini selamlayarak başlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar) "Açız, yoksuluz." diyen ve sadece haklarını isteyen Bağımsız MADEN-İŞ Sendikası üyesi emekçilerimize aylardır maaşını, tazminatını vermeyen, hukuksuzca işten çıkaran Doruk Madenciliği kınıyoruz. Ama birileri daha var; bu santrali TMSF'den bu emek düşmanı şirkete veren ve işçilerin hakkını bir gün olsun düşünmeyen bu iktidar mağduriyetin başsorumlusudur. Üç yıl önce seçim öncesi santrale gelip işçilere vaat yağdıran AK PARTİ'liler şimdi bu Mecliste milletvekilidir ama o işçiler dün başkentte yaka paça gözaltına alınırken, tekmelenirken bakanı, vekili, hepsi susmuşlardır. Yazıklar olsun bu ikiyüzlülüğünüze! Buradan Kurtuluş Parkı'nda direnişini sürdüren o cesur yürekli madencilerimize selam olsun; haklarını alana kadar yanlarındayız, dayanışma içindeyiz. Kör, sağır vicdanlara, Enerji, Çalışma Bakanına sesleniyoruz: Bu işçileri duyun, dinleyin, alın terinin karşılığını verin.
Değerli milletvekilleri, bu iktidarın hangi adımına baksanız aynı ikiyüzlülük, samimiyetsizlik. İşte, bu maddeyle Darülacezeye kurum dışına da aşevi hizmeti verme yetkisi tanıyorsunuz. Oysa daha dün Antalya Muratpaşa, Eskişehir Odunpazarı ve büyükşehir belediyelerimizin aşevlerini kapatan, hayırseverlerin bağış hesaplarına dahi el koyan siz değil miydiniz? O zaman bu yaptığınıza ikiyüzlülük, riyakârlık demeyelim de ne diyelim, soruyoruz ne diyelim? (CHP sıralarından alkışlar)
Aynı tavır dijital dünyayla ilgili düzenlemeler için de geçerli. Açıkça görüyoruz ki ifade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekûn ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız. Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği erişim engeli yetkinizi genişletiyor, yeni sansürlerin önünü açıyorsunuz. Oysa Türkiye'de zaten gerçekler karartılmış durumda. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanları, vekilleri, valileri, kaymakamları, bürokratlarının da olduğu çok sayıda iktidar mensubu rahatsız diye her yıl on binlerce haber ve içerik erişime engelleniyor. Bakıyorsunuz, hepsi görevi kötüye kullanma, yolsuzluk, rüşvet, istismar gibi kamunun bilmesinde yarar olan haberler. İfade Özgürlüğü Derneği hesaplamış, son on yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış durumda. Bu bir dünya rekorudur. Liyakatsiz atamalar, tarikat yurdunda intihara sürüklenen gençler, akademik ünvan sahtekârlıkları, kadın cinayetleri, istismarlar, deprem sonrası sorumluluklar, kamu görevlilerinin organize suç bağlantıları gibi vahim haberler; 19 Mart darbe sürecindeki kumpaslarınızı, hukuksuzluklarınızı açığa çıkaran haberler; hepsi sansürleniyor, arşivden kaldırılıyor. Öyle ki bu sansürleri duyuran haberlere dahi erişim yasağı var. Şimdi, bu yasayla engellemeler, karartmalar otomatik hâle geliyor, daha da yaygınlaşıyor.
Sayın milletvekilleri, biz bu filmi daha önce de gördük. Ne zaman gördük? 2022'de gördük; "Dezenformasyonu önleyeceğiz." diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız, TCK 217/A maddesi. "Gazeteciyle, habercilikle hiç ilgisi yok." dediniz, "Bu yasayla gazeteci tutuklanmayacak." dediniz ama üç yılda gördük, ülkeyi tam bir sansür ablukasını aldınız. Gazeteciler Evrim Kepenek, Yüsra Batuhan, Sinan Aygül, Furkan Karabay, Tolga Şardan, Merdan Yanardağ, Timur Soykan, Barış Pehlivan, İsmail Arı, Alican Uludağ; hepsi bu yasanın mağduru. Gazeteci Ali Sefa Korkut bıkmadan takibini yapmış, 83 gazeteciye 114 kez bu suçlama yöneltilmiş; gözaltılar, tutukluluklar hep bu yüzden.
Değerli arkadaşlarım, dezenformasyonla mücadele deyip üç yıldır nasıl gazetecileri hedef aldıysanız bugün de biliyoruz ki amacınız belli; hukuki denetimden uzak, ucu açık ve keyfî yetkilerle hak ve özgürlüklerimizi daraltmak, vatandaşı fişlemek, sosyal medyayı karartmak istiyorsunuz; her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz. Oysa çok tarihî fırsatlar var önümüzde: Bir yanda Avrupa Birliği yeniden genişlemeyi konuşuyor, bir yanda Körfez'deki yatırımcılar güvenli adres arıyor. Başta savunma, güvenlik, enerji, lojistik bağlantıları olmak üzere pek çok alanda Avrupa'yla stratejik iş birlikleri geliştirilebilir, bölgemizde öncü rol oynanabilir ama bu fırsatlardan yararlanmanın yolu demokrasiden, herkese adalet ve hukuk güvencesi sağlamaktan, özgürlüklerden geçer.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
UTKU ÇAKIRÖZER (Devamla) - Bu kadar basit, bu kadar kolay aslında ama siz baskıda, sansürde, otoriter düzende inat ettikçe kaybeden ülkemiz, kaybeden 86 milyon, hepimiz oluyor. Biz ise kararlıyız, ilk sandıkta AK PARTİ'nin bu kara düzenini milletimizle birlikte değiştireceğiz; sansürü bitirecek, özgürlükleri getireceğiz.
Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)