| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
ALİ YÜKSEL (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
263 sıra sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum.
Bir toplumun temel dayanağı ailedir. Düşmanlarımız, bizi cephelerde yenemeyince aile müessesemizi hedef aldı. Onu yıktığı takdirde bizi yenmeyi başarabileceğini hesap ederek bütün hileleriyle üzerimize geliyor; eğitimimizden tutun, görüntülü ve yazılı basınımız ve şimdi de "sosyal medya" dediğimiz en tesirli silahlarla saldırıyor. Bu televizyonlardaki gerek diziler ve gerekse bazı kadın programlarındaki aile değerlerimizi hiçe sayan aykırı söylemler nedir Allah aşkına; en mahrem meselelerde Batı'da bile emsali görülmemiş ahlaksız söylemler. Başta Aile Bakanlığımız olmak üzere RTÜK, Adalet Bakanlığımız ne iş yapar? Bıçak kemiğe dayansın diye mi bekliyorlar? Çoktan bıçak kemiğe dayandı. Urfa ve Kahramanmaraş örneğinde görüldüğü gibi daha ne olsun da tedbir alalım diye düşünülüyor. İktidar; ekonomide, tarımda, hayvancılıkta sınıfta kaldığı gibi aile yapımızın muhafazası konusunda da sınıfta kalmıştır.
Muhterem ve merhum Erbakan Hocamızın dediği gibi bize önce ahlak ve maneviyat lazım; yolların, havaalanlarının, hastane ve hapishanelerin bolca yapılması bizde ahlak, hükûmette de adalet olmazsa bir işe yaramıyor. Bir partinin adının başında "adalet" olması adaletli olduğunun garantisi değil; icraatlarıyla bunu göstermesi gerekiyor.
Bugün dünyada bütün topluluklar bir kaos içinde, siyonist İsrail ve onun maşası ABD hepimize derin endişeler veren, akıl almaz işler yapıyor. Dünya kimlerin eline kaldı; akşam başka, gece başka, sabah başka şeyler söyleyen, en yakınlarının bile akıl sağlığından şüpheye düşmeye başladığı bir Trump; hem siyonist Netanyahu hem de ABD Başkanı, Epstein davasında gırtlağına kadar pisliğe batmışlar; Gazze'de ise bu asrın en acımasız zulümlerini, bütün bunları örtbas etmek için İran'a saldırıyorlar ve ilk yaptıkları, 168 kız öğrenciyi toptan öldürmek oluyor.
Beni en çok üzen şeylerden biri de bu ABD Başkanının bizim Sayın Cumhurbaşkanımıza "dostum" demesi, "Onu çok severim, benim isteklerimi hemen yapıyor." demesi. Bu aklından zoru olan adam bizim Başkanımızı acaba neden bu kadar çok seviyor, bunu anlayabilmiş değilim; anlayan varsa ve bana bir izah ederse beni de bu üzüntüden kurtarmış olur, ben de ona teşekkür ederim. Hiç domuz derisinden post, Netanyahu'nun maşası ve suç ortağından dost olur mu?
Evet, değerli arkadaşlar, hem dünyada hem de ülkemizde mevcut sistem insanları mutlu etmekten uzaktır; bu artık iyice kendini gösteren bir gerçektir. İnsanların mutluluğu ve kurtuluşu için, bir yıllık koalisyon iktidarında, IMF'den kredi almayı sonlandıran, havuz sistemiyle faizcilerin canlarına ot tıkayan, emekli, memur ve işçilere hak ettiği miktarda zam veren bir 54'üncü Hükümete, Erbakan millî görüş nizamına ve bu millî görüş iktidarını gerçekleştirecek bir fatihe ihtiyaç var diyorum.
Değerli arkadaşlar, bir de Meclis kürsüsünden yaptığımız konuşmalarda birbirimize karşı kavga dili yerine dostluk söylemleriyle konuşsak iyi olmaz mı? Neyi paylaşamıyoruz? Hepimiz, ülkemiz için, insanlarımızın iyi bir hayat yaşayabilmeleri için çalışmıyor muyuz? Kavga ederek nereye varabiliriz ki.
Yunusça sesleniyorum:
"Gelin, tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim, sevilelim
Bu dünya kimseye kalmaz."
Herkesi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)