GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

SERKAN SARI (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Darülacezeyle ilgili madde üzerine söz almış bulunuyorum. Geçtiğimiz günlerde de bu konuyla ilgili bir vurgu yapmıştım; bunu yenilemek istiyorum. Darülacezenin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılara sağlayacağımız inisiyatiflerle katkı sunmamız çok kıymetli ve çok değerli amma velakin bugün Darülaceze geldiği nokta itibarıyla, Türkiye'nin geneline ve yurt dışına açılmış olması beraberinde birçok riski de ortaya çıkarmaktadır. Bu gerçeği görmezsek, yapılan uygulama ileride saygın bir kuruma da gölge düşmesine... Daha önce yaşadığımız birçok konu vardı; Deniz Feneri, yaşanılan konular, vergi muafiyeti, KDV muafiyeti gibi o kurum üzerinden toplanan paralarla kayıt dışı bir kaynak yaratılmış durumuna dönmesinden kaygı duyuyorum. Sayıştay denetimi altında olduğu vurgulanıyor amma velakin Sayıştay denetiminde bu kurumla ilgili ayrıntılı bir rapor da bulmak pek mümkün değil. Bu sebeple diyorum ki: Bu kurumu, bulunduğu sınırlar içerisinde, İstanbul ili sınırları içerisinde fakir fukaranın, garibanın ihtiyaçlarını karşılamak üzere çıkaracağımız destekleyici maddelerle sağlayalım ama yurt dışına ve yurt içindeki şubeleşmesine, yaygınlaşmasına mahal verecek maddeyi bu kanun teklifinden çıkaralım. Yoksa bunun da Kızılay gibi, Mehmetçik Vakfı gibi, Türk Hava Kurumu gibi saygınlığını yok edeceğiniz aşikâr, gün gibi ortada. Bugün buradan bu çağrıda bulunmak, en azından elimizde saygın kalan son kurumu da korumak için sizlerden destek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı... Kadına ve çocuğa yönelik kanun teklifi içerisinde birtakım maddeler var ama geldiğimiz nokta itibarıyla ne yazık ki ne çocuklarımızı ne kadınlarımızı koruyamadığımızı da hep birlikte biliyoruz. Bunu sayılarla da görüyoruz. 2025 yılının ilk altı ayında 156 kadın öldürüldü, 145 kadın ise şüpheli bir şekilde ölümü tespit edildi. 2026 yılının sadece Ocak ayında 22 kadın öldürüldü, 14 şüpheli ölüm var. Bugün kadınlarımızı koruyamadığımız aşikâr. Çocuklarımız için de durum aynı şekilde. Bugün TÜİK'in verilerine göre 2023 yılında çocuk tutuklu sayısı erkeklerde 136 bin, kızlarda 106 bin. Aslında bakarsanız çocuklarımız için de gençlerimiz için de kadınlarımız için de gerekli tedbirleri alamayan bir iktidardan bahsediyorum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını bu konuda duyarlı olmaya, gerekli tedbirleri almaya davet ediyorum. Bununla ilgili gerekli çalışmaları yapmaz isek, yasakçı anlayışlarla kanun çıkarır isek önümüzdeki süreçte çok daha vahim tablolarla karşı karşıya kalacağımız ortada.

Akran zorbalığı okulları sarmış durumda. Geldiğimiz nokta itibarıyla her gün televizyonda farklı okullarda akran zorbalığına maruz kalan çocukların görüntülerini görüyoruz. 6-17 yaş arasındaki çocukların yüzde 13,8'i akran zorbalığına maruz kalıyor; 6-12 yaş arasında, daha da aşağıya düşürdüğümüzde yaş ortalamasını yüzde 15,9'u dalga geçilme, dışlanma, dedikodu, fiziksel saldırı, tehdit gibi akran zorbalığıyla karşı karşıya kalıyor. Bu şekilde yetiştirilen çocukların gelecekte ne yazık ki bu ülkenin geleceğine gölge düşürecek birer birey olması riskiyle karşı karşıyayız. Çocukların sağlıklı bir şekilde eğitim almasını, güvenliğinin sağlanmasını sağlamak zorundayız.

Buradan dün bir çağrıda bulundum, bugün de bu çağrımı yenileyerek bir daha dikkat çekmek istiyorum: Balıkesir ilinde Kepsut ilçesinde bir İlçe Millî Eğitim Müdürü MP-5 makineli tüfekle fotoğraf çektirerek kendi sosyal medya hesabında şu elimde görmüş olduğunuz fotoyu paylaşıyor ve "Biz her daim hazırlıklı olalım da..." diye ifade kullanıyor. Bu MP-5, kullanmış olduğu silah ya poliste ya askerde olan bir silah, piyasadan kendisinin alabileceği bir silah değil. Bu silahı bu ilçe millî eğitim müdürüne kimin verdiği konusunda İçişleri Bakanlığına soru önergesiyle çağrıda bulundum, bu konunun araştırılmasıyla ilgili. Millî Eğitim Bakanına, çocuklara örnek olacak, çocukların güvenliğini sağlayacak bir ilçe millî eğitim müdürünün yaratmış olduğu bu hazin tabloya "Dur!" demesi konusunda, bu ilçe millî eğitim müdürünün görevden alınması konusunda çağrıda bulundum, bugün itibarıyla ne Kepsut ilçesinde Kaymakamdan ne Balıkesir Millî Eğitim Müdüründen ne de Balıkesir Valisinden şu hazin tablo için atılmış bir adım görmüyorum.

Polisin, askerin silahını alıp dağda bayırda ateş eden, bunu da hoyratça paylaşabilen bir millî eğitim müdürü var. Şimdi, biz çocuklarımızın güvenliğini, huzurunu, eğitimini, geleceğini bu şahsiyete bırakıyoruz. Bu şahsiyet AKP'nin yaratmış olduğu bozuk düzenin bir örneğidir.

Gelin, müdahale edin; yazıktır, günahtır. Bu çocuklara örnek olacak olan ilçe millî eğitim müdürü bu mudur? Biraz önce okuduğum veriler ortada, akran zorbalığı ortada, çocukların maruz kalmış olduğu şiddet ortada ama siz ne yazık ki bir adım atmaktan imtina ediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SERKAN SARI (Devamla) - Bu sebeple, görüyorum ki Millî Eğitim Bakanı kendi kadrosunu belirlemekten aciz, gerekli müdahaleyi yapmaktan aciz.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımızın Yardımcısı burada, en azından Bakanlığın görevidir; gelin, bu çocuklara sahip çıkın. Bu millî eğitim müdürüne kimse bir şey yapmıyor, bari siz bir şeyler söyleyin de çocukların geleceğiyle ilgili kaygı duyduğunuza biz de inanmış olalım.

Dijital mecralarla ilgili bir düzenleme yapıldı, 15 yaş altındaki çocuklarımızın internete girişi sınırlandı ama bu yeterli değil arkadaşlar; sadece yasaklayarak değil farklı tedbirler de almamız gerekiyor. Sanal kumar yaygınlaşmış vaziyette, uyuşturucuyla mücadelede internet üzerinden etkin bir mücadele vermemiz lazım, çocukları internet bağımlılığından kurtarmamız gerekiyor; bunun için de sosyal devlet olarak tedbirler almamız lazım. Bu tedbirleri almadan yasakladığımız yasakçı zihniyetin bir sonucu olmayacaktır, bu konuda vurgu yapmak istiyorum.

Son olarak da doğum izni konusu çok yerinde bir karardır ama doğum iznine çıkan kadınlarımızın... (CHP sıralarından alkışlar)