| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA BİLİCİ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum. Henüz hayatlarının baharında olan çocuklarımızın böylesi bir şiddetin kurbanı olması hepimizin yüreğini dağlamıştır. Yarın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayacağız. Bu bayram çocukların umudunu, geleceğini ve güvenliğini temsil eder ancak çocuklarımızın hayatını kaybettiği acıların gölgesinde 23 Nisanı kutlarken bu ülkenin evlatlarının güven içinde yaşayabildiği bir Türkiye'yi kurma sorumluluğunu da unutmamamız gerekiyor.
Değerli milletvekilleri, bugün Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun araştırma önergesi üzerine söz almış bulunuyorum. Konu, altı yıldır karanlıkta bırakılan Gülistan Doku dosyasıdır. Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kaybolmuştur. Aradan altı yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen bu olayın maddi gerçeği ortaya çıkarılamamıştır. Aksine soruşturmanın ilk günlerinden itibaren delil güvenliği konusunda ortaya çıkan kuşkular, kamera kayıtları ve dijital verilerdeki boşluklar, bazı şüpheliler hakkında işlemlerin gecikmesi ve kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin iddialar dosyanın üzerindeki sis perdesini daha da büyütmüştür.
Dosyanın ilk aşamalarında soruşturmanın büyük ölçüde Uzunçayır Barajı ve intihar ihtimali üzerinde şekillenmesi kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur ancak aile ilk günden itibaren bu ihtimale itiraz ederek olayın bir cinayet olabileceğini ve delillerin karartılmış olabileceğini dile getirmiştir. Ne var ki yıllar boyunca bu iddialar yeterli açıklıkla araştırılmamış, dosya âdeta belirli bir senaryonun içine sıkıştırılmıştır. Son günlerde yürütülen operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamalar ise soruşturmanın yıllar sonra cinayet şüphesiyle yeniden ele alındığını göstermektedir. Dosyada adı geçen bazı şüpheliler hakkında verilen tutuklama kararları, dijital veriler ve deliller üzerindeki müdahale iddiaları, meselenin yalnızca bir kayıp vakası olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Değerli arkadaşlar, bugünkü mesele yalnızca Gülistan Doku cinayeti ve bunun ortaya çıkarılması da değildir; aynı zamanda Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vatan ve diğer tüm kadın cinayetlerinde, şüpheli kadın ve çocuk ölümlerinde adaletin nasıl işlediğinin de sorgulanmasıdır. Unutulmamalıdır ki adalet sürüncemede bırakıldığında bundan yalnızca bir dosya değil, toplumun devlete olan güveni de tahrip edilmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA BİLİCİ (Devamla) - Türkiye Büyük Millet Meclisi millet adına denetim yapan en yüksek organdır. Bu nedenle Gülistan Doku dosyasının tüm yönleriyle araştırılması, soruşturmanın hangi aşamalarında eksiklik yaşandığının ortaya çıkarılması ve varsa ihmali ya da sorumluluğu bulunanların tespit edilmesinde Meclisin de sorumluluğu mevcuttur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun araştırma önergesini destekleyeceğimizi belirtiyorum ve son söz olarak Adalet Bakanlığının önünde yazılı olan bir paragrafı okumak istiyorum: "Ekmek bulmak gecikebilir, temele taş bulmak gecikebilir, devlete baş bulmak gecikebilir, adalet gecikmez, tez verilir. Adalet devletin dini, milletin ekmeğidir." diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)